kapat
21.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )

Birbirine faydalı olmak!

İmparator'a...

Fatih Terim'e ulaşabilen bütün gazeteciler soruyor...

"Başarının sırrı ne?"

Terim'in ATV Haber ekranından anlattıklarını, gazetelere verdiği demeçlerini, Yavuz Donat'a aktardıklarını yan yana getirince belli ana temalar ortaya çıkıyor:

1. Başarının bittiğine veya hedeflerin bittiğine inanmayacaksın, sürekli yeni hedef koyacaksın.

2. Hedeflerin büyük olacak.

3. Bir tek Allah'tan gelen -ölüm gibi- olayların dışında dünyada herşeyin değişebileceğini bileceksin.

4. Her şeye bir çare olduğunu bilerek asla pes etmeyeceksin.

5. Negatif düşünmeyeceksin.

6. Mutlaka soğukkanlı olacaksın.

7. Kendini yenileyeceksin.

8. Bütün bunlar sadece düşünmekle olmuyor, çalışacaksın.

9. ÇOK ÇALIŞACAKSIN!

10. Başarının tadını çıkarmayı ihmal etmeyeceksin.

fBunlar "Fatih Terim formülü"nün esasları...

ATV'de...

Bir de bu formülü toplumsal başarıya uygulamanın şartlarını sorduk Hoca'ya...

"Birbirimize destek olmamız lazım geliyor!" dedi ve ekledi:

"Bu ülke çok şeyler yaptı, çok şeyler de yapar. Çok iyi insanlar çıkardı, çıkarmaya da devam eder. Yeter ki birbirimize destek olalım. Doğru yolda giden insanların önünü açalım. Önünü açmak için çalışalım, kapamak için değil!

Mesele, bizim kendi kendimize zarar vermememiz.

Biz ülkemizde kendi kendimize faydalı olmaya çalıştığımız gün...

Dünyanın en önemli ülkeleri arasında yerimizi alacağız.

İşin sırrı bu!"

fŞimdi -bu köşeden- İmparator'un formülüne eklemeler yapma vakti geldi...

Gerçi Fatih Hoca'nın özeline sakladığı bir konu ama şu aşamada aktarmadan edemeyeceğim, pek kızacağını da zannetmiyorum.

Fransızların bir lafı vardır, "(İşin arkasındaki) kadını arayın" diye!

Fatih Terim, Yavuz Donat'la konuşurken "Fulya bütün gece ağladı" diyor.

Fulya Terim'in bu gözyaşlarının ardında elbette mutluluk var çünkü bu ailevi bir yolculuk.

Ve aslında, meyvelerini vermiş bir hayat arkadaşlığı dayanışması!

fYıllar önce Fatih Hoca bana anlatmıştı...

Başarılı olmak için hangi konuda çalışıyorsan, o konuda yoğunlaşman lazım.

Aynen bir büyütecin güneş ışınlarını bir noktada toplayarak sonunda odakladığı noktayı yakması gibi.

O enerjiyi dağıtacak olursan sadece ısıtıyorsun...

Oysa başarı...

Zirve...
"Yakan"lara nasip oluyor.

İşte Fatih Hoca'nın bu yoğunlaşmayı gerçekleştirebilmesini sağlayan...

İmparator'a bunu -aslında- öğreten ve uygulayabilmesini sağlayacak ortamı yaratmada tüm desteği veren...

Fulya Terim.

Bunu bana Fatih Hoca bir görüşmemizde anlatmıştı...

Ben de, şu aşamada, bu ziveye çıkan yolda...

El ele yürüdüğü Hanımefendi'nin de payını vurgulamak istedim.

"Keşke daha evvel evlenmiş olsaydım," Fatih Terim'in yıllar önce bana ekran karşısında söylediği söz!

Buradan bize çıkan ders ne?

Kadını için de erkeği için de...

Zirveye giden yolda, doğru insanla, el ele olmak önemli!

***
fBuradan gelelim şu odaklanma ve hedefi yakma konusuna... Bu yoğunlaşma aşaması o kadar önemli ki...

Başarıyı yakalamış kime sorsanız, işin bu tarafına değinmeden edemiyor.

Microsoft Başkanı Steve Ballmer'la görüşüyordum, aynı şeyi anlattı...

Bill Gates'in en iyi olduğu alan programcılık diye, adamı programcılıkta kullanıyorlar!

Koskoca Bill Gates daha iyi program yazmaya odaklanıyor!

Sonra da yaratıyor...

Bütün dünya kullanıyor.

Yani hedef konulacak, ardından o hedefe yoğunlaşılacak!

İşte tam bu düşünceler içindeyken...

Türkiye'nin hedefleri ne, kim neye yoğunlaşıyor diye düşünürken...

Karşıma Okay Gönensin'in "Vizyon ve virajlar" yazısı çıktı (SABAH, 20 Haziran)

fGönensin Ankara'nın vizyon eksikliğini örnekleriyle ortaya koyuyor.

Ekonomi viraj alıyor ama ülkenin vizyonu yok!

İstediğiniz kadar yoğunlaştıracak enerji birikiminiz olsun, vizyon olmadıktan sonra neye yarar?

Türkiye odaklanamıyor.

Odaklanamadığı için, hiçbir sorun "yakılarak" geride bırakılamıyor.

Odaklanamadığı için hep ısıtılıyor...

Gündem hep sıcak...

Çözüm yok!

Okay Gönensin'in yazısını bitirirken yaptığı tespite katılmamak mümkün değil...

"Hedef diye söyledikleri sözler ağızlarında iğreti duran, söylediklerine kendilerinin de inanmadığı sürekli olarak gözlerinden okunan Ankaralılar, ülkenin en önemli virajları almasının önündeki asıl 'psikolojik' engeldir."

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır