Bizim uyur-gezer siyaset, tehlikeyi hep felâkete beş kala algılar. Yine öyle oldu. Ama bu defa inisiyatif siyasetin değil yargının elinde..
Fazilet Partisi, kapatma davasının ertelenmesi için dün Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. İki gerekçe var:
1. Tüm partilerin uzlaştığı Anayasa değişikliği paketi, kapatma davalarında suçlanan parti lehine hükümler içeriyor;
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kapatılan Refah Partisi'yle ilgili kararını 15 Temmuz'da vermesi bekleniyor..
Anayasa değişikliği gerçekleşirse mahkemeye "kapatma"dan önce "Hazine yardımını kesme" cezası verme yolu açılacaktır.
AİHM kararı da, bu davalar için yol gösterici bir "içtihat" yerine geçecektir.
Başbakan Ecevit dün erteleme talebinin kabul edilmesinin "iyi olacağı"nı söylemişti. Fakat Anayasa Mahkemesi Başkanı Bumin, Ecevit'e ait sözlerin ancak bir temenni olabileceğini belirtti.
Doğru ama, dikkate alınmasında ülke menfaati olan bir temenni..
Fazilet'in kapatılması halinde ortaya çıkacak siyasi çalkantıların sebep olacağı felâketi ülkeyi yönetenler görmüyor olabilir.
Ama piyasalar, onlar kadar kör değil ve hemen tedbirini alıyor. Dün dolar 1 milyon 280 bin liraya kadar yükseldi. Bu gidişle nerede duracağı da belli değil.
Anayasa Mahkemesi Fazilet'in erteleme talebini beklendiği gibi reddetti.
Yazılı hukuk bunu gerektiriyordu.
Ayrıca Fazilet'lilerin "sine-i millet" şantajına taviz vermemek, mahkeme üyelerini etkilemiş olabilir. Ama şu da var:
Ülkenin ve ekonominin gerçekleri..
Meclisteki tüm partilerin, kapatma kararını zorlaştırmaktan yana oluşan iradesi..
AB'nin bu konudaki standartları..
Türk ulusu adına karar veren yargının bu gerçekleri göz ardı etmesi düşünülemez.
Anayasa değişikliklerini yaz tatilinden önce çıkarmak için "liderler zirvesi" yapılacak.
Umuyoruz ki Anayasa Mahkemesi, en azından bu zirveyi bekleyecektir.
İki yıldır süren Fazilet davası iki hafta daha gecikirse kıyamet kopmaz.
Ama ertelenmezse kopacak kıyametin vicdani sorumluluğundan kurtulamayacaklarını herhalde yargıçlar fark edeceklerdir.
Fazilet'in talebini reddeden Anayasa Mahkemesi erteleme kararı vermek için çok daha geçerli sebepler bulabilir!
Acı da olsa gerçekleri toplumdan saklamamak, Kemal Derviş'in takdir edilen bir ayrıcalığı..
Ama TÜSİAD toplantısında kantarın topuzunu kaçırdığını sanıyoruz.
"Türkiye'ye geldiğimde yangınla karşılaştım. Dış borçları ödememeyi bile düşündük" dedi işadamlarına..
Sonra zararının çok daha büyük olacağını görerek vazgeçtiklerini söyledi.
Mazereti olmayan vahim bir tedbirsizlik bu!
Türkiye, borç almaya mahkum bir ülke..
Siz olsanız "batakçılık" kurdu beynine girmiş bir yönetime para verir misiniz?
"Doğrucu Davut" iyidir.
Ama millet altındayken bindiği dalı keserse ona başka bir ad verirler.
Sormayın şimdi ne olduğunu..
İlk hatada harcamayalım adamı!