kapat
20.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
HAŞMET BABAOĞLU(hbabaoglu@sabah.com.tr )

Bizi baştan çıkartan alkışlar...

Bize özgü, en tutulan sohbet konularından biridir: "Bilmemkim de çok bozuldu... Havalara girdi!"

Kimseler bilmemkimin son zamanlarda "olgunlaştığından" söz etmez; kimseler bilmemkimin "bozukken" düzelişini sevgiyle konu etmez; onun kimliğinin dağılan parçalarını tamir edişini söz etmeye değer bulmaz...

İyi o zaman!

Soruyorum: Bizi en çok ne BOZAR? Nedir bizi durup dururken havalara sokan ve yanlışlara saptıran?

Aynada gördüğümüz yüzümüzle bir başkasınınkini değiştokuş etmemize yol açan akıldışı kışkırtma nereden gelir?

Nasıl olduğumuz gibi görünmekten, göründüğümüz gibi olmaktan vazgeçer de, çok başka ve dalgalı sulara yelken açarız?..

Nasıl kolayca baştan çıkartılırız gelip geçici itibarların; iktidar duygusunun parıltısıyla?

***
İnanmak isteriz ki, "bilmemkimi" bozan para olsun. İnanırız da. Fakat gizliden gizliye biliriz ki; insanın maddi ölçülerini kolay bozar da, manevi ölçülerini bozmakta para bile epeyce zorlanır.

İktidar duygusunun yarattığı baş dönmesi paranın yarattığından bile fazladır birçok toplumda. (Düşünsenize, bu ülke insanları alacakları bir avuç maaşı pek de önemsemeksizin çocuklarını memur yapmak için tarih boyu az mı çırpındı?)

Ama en kolay sevilme duygusunun pürtüklü hazları bozar bizi...

Çapsız ve bilinçsiz alkışları "sevgi seli" sanacak kadar içgörümüzü yitirmektir bizi bozan...

Ne gariptir ki, bir gün herkes paraya, güce, itibara lanet okuyacak noktaya gelebilir de, alkışçılara kızmak kimsenin aklına gelmez...

Sakın yanlış anlamayın: Alkış güzeldir. Hele bizim gibi haklı övgülerden kaçan; haksız sövgülere bayılan bir toplumda alkış sımsıcak bir sığınaktır bazen...

Ama şeytan da bir melektir nihayetinde...

Alkışların sıvazladıkları sırtların içindeki yüreği tanıyıp tanımadıklarını; o sırtın biraz yukarısındaki başın içinde neler olup olmadığını bilmediklerini hiç aklımıza getirmez, hiç sorgulamayız.

Oysa tanımaya, bilmeye ve değer vermeye yönelik alkışla; insanı aşağıya file koydurmadan ip üzerinde yürütmeye iten cahil ve bencil alkış arasında dağlar kadar fark vardır.

***
Nereden nereye!..

Müstafi bir bakanımız yeni siyasi oluşumlar için dinlenme, toparlanma, enerji toplama döneminde...

Televizyonda seyrediyorum: Halı sahada eş dost arasında top oynuyor. Güzel!

Güzel de, her şey öylesine derme çatma ki! Saha da, maç da, atılan goller de... Bundan normali olur mu? Olmaz.

Peki, niye bu alkışlar sanki bir Milli Takım maçında atılan gollerin tezahüratına benziyor?

Eski bakanın ayağına top geldiğinde neden saha kenarındaki kalabalık "Türkiye'nin onunla gurur duyduğunu" haykırıyor?

Çocuklar gibi top oynamak, oynarken çocuklaşmak da güzel; ama alkışçıların yetişkin işi hesapçılıkları manzarayı bozdukça bozuyor...

Kameralar üç metrelik kaleye ite kaka gönderilen topları öyle bir gösteriyor ki, sanki bizi Dünya Kupası'na Tokyo'ya götüren goller!..

Alkışçıların yüzleri geliyor ara sıra ekrana.

Sırtımdan bir izleyici olarak mahcubiyet terleri akıyor onlara bakarken...

Olgun bir toplum olamayışımızın sıradan fakat anlamlı bir fotoğrafı ekranda gördüğüm.

Eğlenmek için yapılan bir şey eğlenceyi def eden bir siyasi mitinge dönüşmüş çünkü...

İçime bir tek yerde su serpiliyor: Eski bakan soyunma odasına giderken kamera yaklaşıyor ona doğru... Yüzünü görüyorum. O da bu "alkışlı abartma"dan mahçup sanki. Sıkılmış belli ki, kafası önünde!

Sonra alkışçılara bakıyorum.

Ne desem, bilemiyorum ki!..

ALTYAZI
M. Corleone: Başka güçlü adamlardan farklı biri değil babam. Devlet başkanı veya bir senatör nasıl birisiyse o da öyle...

Kay Adams: Çok safsın Michael. Onlar insanları öldürmediler!

M. Corleone: Ah, gerçek safın kim olduğu ortada...

(F.F.Coppola'nın 1972'de vizyona giren unutulmaz başyapıtı The Godfather'dan)

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır