|
|
 |
| |
|
Halfeti Bodrum'a rakip olacak
Şanlıurfa'da adım başında bir tarih canlanıyor Kimi zaman çarşıda, kimi zaman bir konukevinde Ve tarihi 40 derecede gezen turistler, kendilerini Atatürk Barajı'nın açık yeşil serin suyuna bırakıyor
Bir yanda 7 bin yıllık bir tarih, öte yanda dünyanın 3. büyük altyapı projesi GAP. Her ikisi de aynı kente nasip olunca, turist akını da kaçınılmaz oluyor tabii. Eğer önceden rezervasyon yaptırmamışsanız, Şanlıurfa'da otellerde yer bulmak mucizelere kalmış.
Avrupalı turistleri Şanlıurfa'ya çeken, öncelikle tarih. Ama Atatürk Barajı'yla birlikte kültür turizmine bir de su turizmi eklenmiş. Tarihi eserleri 40 derece sıcak altında gezen turistler, artık barajın açık yeşil sularında serinliyor. Sanmayın ki, baraj sadece serinlemeye yarayacak. Antalya ve Bodrum'la yarışacak su sporları ve outdoor etkinlikler de kısa sürede yerli ve yabancı turistlerin hizmetine sunulacak.
BONCUK MAVİSİ GÖKYÜZÜ
Şanlıurfa'da her yerde tarih var. Halfeti ve Harran'ın geçmişi 7 bin yıl gerilere kadar gidiyor. Mezopotamya uygarlıklarına ev sahipliği yapan her iki yörede, yüzlerce tarihi eser adım başı sizi selamlıyor. Tarih Urfa'da bugünle iç içe geçmiş. İki yüz yıllık, üç yüz yıllık Urfa evlerinde hayat eskisi gibi sürüyor.
Urfa'da tarih gündelik hayatın içinde capcanlı çıkıyor karşınıza. Kimi zaman Kapalı Çarşı'da rengarenk kumaşların, kilimlerin sergilendiği taş sokaklarda, kimi zaman Balıklıgöl'ün kıyısında... Anlayacağınız Urfa'ya gitmek için çok sebep var. Ama 7 bin yıllık tarihi olmasa bile gece oldu mu şehrin ana caddesine kurulan ciğer kebapçıları, boncuk mavisi gökyüzü, kınalı güvercinleri ve o güzelim yüzlü çocukları için bile görülmeye değer.
ODA BULMAK MUCİZE
En büyük sorun tesis. Bizzat yaşadık. Orada kaldığımız dört günün ikisinde kentin tüm kalburüstü erkanını seferber ettikten sonra, tesadüfen Balıklıgöl'ün hemen karşısındaki Edassa'da yer bulabildik. Ama sadece iki günlüğüne. Sonrası, tam bir resepsiyon resepsiyon oda peşinde koşmakla geçti. Neredeyse Urfa'da konaklamayı unutup Antep'te otel bulmaya yollanıyorduk ki, bir mucize eseri geceyarısı saat 01.30'da bir odaya yerleşebildik.
Urfa'da beş yıldızlı otel yok. Tatil köyünün esamesi okunmuyor. Yine de bu yokluklara rağmen Urfalı bürokrat ve girişimciler kolları sıvamış. Yimpaş'ın alışveriş merkezinin hemen üstünde, kentin en yüksek binası olan otel inşaatı son hız sürüyor.
ÖLÜDENİZ GİBİ
Bir zamanların verimli Halfeti bahçeleri bugün sular altında... O birbirinden leziz portakallar, fıstıklar, erikler, muzlar yok artık... Ama Ölüdeniz'i andıran baraj gölünde, turistlerin dolarlarını bırakacakları bir cazibe var.
YARIN:
GAP'ı gaptırmayanlar...
MİNE ŞENOCAKLI
|
|
 |
|