kapat
17.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Guncel Veri
 

Bu ne bitmez bir çile


Savaşın bir ateş gibi yaktığı Kosova-Makedonya sınırında yine acı ve gözyaşı var. Makedonya'daki çatışmalardan kaçan Arnavut aileler sınırı aşmaya çalışıyorlar
Gözbebeklerine derin bir kederin yerleştiği göçmenlerin hepsinin tek isteği geceleri güvenle girecekleri bir yatak ve karınlarını doyuracakları bir kap yemek

Birkaç yıl önce Kosova'da yaşanan savaş sırasında Kosovalı Arnavutlar Makedonya sınırında yıllarca aç, susuz ve acı içinde ülkeye girebilmek için beklemişlerdi. Tarih kanla yazıldı, savaş bitti ve Kosovalılar ülkelerine geri döndü. Bugün ise Makedonya'da yaşayan Arnavutlar birkaç aydan beri yaşanan çatışmaların artık bir iç savaşa doğru gitmesi arifesinde evlerini terk edip birkaç parça eşyalarıyla birlikte Kosova'ya kaçıyorlar.

SUÇU ARNAVUT OLMAK
55 yaşındaki Hatice Yusufi, 18 yaşındaki kızı Meryem ile birlikte Üsküp'teki evlerini terk edip Kosova'daki akrabalarının yanına kaçanlardan; "Önce kocamı sırf Arnavut olduğu için 30 yıldır çalıştığı işten çıkardılar. Daha sonra polis bize baskı yapmaya başladı. Erkeklerimizi dövdü, işkence yaptı. Son olarak da Üsküp'te yaşayan Makedonlar'a hükümet silah dağıtmaya başladı. Biz bu koruyla yaşayamayacağımızı anladık. Komşularımızda silah var ve bu silahlar artık bizi hedef alıyor" diye yaşadıklarını anlatıyor.

"Benim ve kızımın fotoğraflarını çekmeyin çünkü Makedonya'ya geri dönünce bizi tanırlar ve daha kötü şeyler yapabilirler" diyerek korkusunu dile getiriyor.

ÇOCUKLAR KURTULSUN
Blaçe sınır kapısı birkaç haftadan beri oldukça yoğun günler yaşıyor on binlerce kişi evlerini terk edip Kosova'ya göçüyorlar. 55 yaşındaki Veli Esat'ta 4 çocuğunu ve eşini alıp Üsküp'teki evlerini terk edenlerden biri. "Bana kalsa kaçmazdım ama bu çocuklar için korkuyorum. Onları daha güvenli bir yere götürmem gerekiyordu. Sokakta oyun oynamaları bile beni artık endişelendiriyordu" diyor Veli Esat.

KİM KORUYACAK?
Sınırın Kosova tarafına geçen insanlar biraz üzgün, biraz da daha güvenli bir yere geldikleri için rahatlamış görünüyorlar. En azından onlara zarar verecek bir tehlikeden uzaktalar. Doktor Halil Uka ve eşi iki çocuğunu Kosova'daki erkek kardeşinin yanına götürüyor. 12 yaşındaki Arkan babasına kızıyor. Kosova'da arkadaşlarının olmadığını, evlerinde kalmak istediğini söylüyor. Babası Halit Bey ise "O daha olan bitenin farkında değil, akşam çocuklar evde rahat uyurken benim gözüme uyku girmiyor. Bu yüzden ben önce onların güvenliğini düşünmeliyim" diyor. Arkan babasına dönüp "Peki sizi kim koruyacak."

UZANAN YARDIM ELİ
Sınırdan geçen mültecileri insani yardım kuruluşları karşılıyor, önce aç olup olmadıkları soruluyor, içecek birşeyler ikram ediliyor. Kayıtları yapıldıktan sonra otobüslere bindirilip gidecekleri yerlere gönderiliyorlar. 19 yaşındaki Sabahat Lipoviça'da henüz 5 yaşındaki kız kardeşi Ramize ile yollara düşenlerden. Küçük Ramize'ye sımsıkı sarılan Sabahat, birkaç dakika sonra onları bekleyen geleceklerine doğru yola çıkıyorlar.

ANNELER BABALAR NİNELER HEPSİ YOLLARDA
Daha unutulmayacak kadar kısa bir süre önce Kosova'daki savaştan kaçan yurttaşlarını evlerinde ağırlayıp onlara kol kanat geren Makedonyalı Arnavutlar bu kez, ana - baba - nine demeden kendileri yollara düştü. Çocuklarını kapıp kaçan aileler Kosova'daki yurttaşlarının yanında güvenlik ama ondan daha çok teselli arıyor.

Aklım geride kalan eşimde
Saadet Şerifi 37 yaşında 12 yaşında bir çocuk annesi. Oğlu İsmail Şerifi ile birlikte Tetova'daki evlerini terk edip Kosova'daki kız kardeşinin yanına gidiyor. Korku gözülerinden okunuyor "Bazı Makedon komşuları tehdit vari bir şekilde "İşler daha kötü olmadan gitseniz iyi olacak" uyarısında bulunduklarından Kosova'ya gitme kararı aldıklarını söylüyorlar.

Bu uyarı sonrasında Saadet Şerifi eşini, annesi ve babasını Tetova'da bırakarak, oğluyla birlikte Kosova'nın yolunu tutuyorlar. Şerifi, duygularını şöyle anlatıyor:

"Benim aklım Tetova'daki eşim, yaşlı annem ve babamda kaldı. Duygularımı size tam olarak anlatamıyorum, çünkü ileride neler olacağını bilmiyorum. Oğlum İsmail'in okulu tatil oldu ve karnesini aldık. Ama onun geleceğinin ne olacağını tam olarak bilmiyorum. Komşularımı, tanıdıklarımı düşünüyorum, yaşadıklarım bir film şeridi gözlerimin önünden geçiyor. 12 yıldır evliyiz, eşim Hüseyin benzincide çalışıyor. Ama belki de ilerde onu işinden çıkartırlar. Burada durum çok kötü."

KARNESİ İYİ
Küçük İsmail'e karnesinin nasıl olduğunu soruyoruz, "Matematik çok zor, ama diğer dersler çok iyi" diyor ve ekliyor, "Ama yine de Makedonca okuduğum için dil bilgisi dersinde de zorlanıyorum. Evde ve arkadaşlarımla Arnavutça konuşurken okulda Makedonca konuşmak zorunda kalıyorum."

Kosova'ya gittiği için üzülüp üzülmediğini sorduğumuzda ise "Orda da burada da arkadaşlarım var. Kısmet oradaki arkadaşlarımla görüşmekmiş" diyor.

www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır