  
TOBB'un 'Miras'ını yedi
EN KÜÇÜK tüccardan, Koç'a, Sabancı'ya kadar 1 milyon üyesi ile Türk iş dünyasının en büyük örgütü olan Odalar Birliği, tarihinde ikinci kez yıpranıyor, yıpratılıyor... Yıllar önce Necmettin Erbakan'ın oldu bitti bir genel kurulla başkan seçilip, polis zoru ile birlik binasından çıkarılmasından sonra, şimdi de Fuat Miras'ın neden olduğu ikinci krizle sarsılıyor...
Bence olayın temelinde, Miras'ın Türkiye'nin en büyük özel sektör kuruluşunun misyonunu değiştirme, politikanın içine çekme çabaları yatıyor...
Kurulduğu günden bu yana sadece hükümetlere müşavirlik yapan, gerektiğinde yol gösteren, ölçüyü kaçırmadan eleştiren kuruluş, ilk kez Fuat Miras döneminde muhalefet görevi üstleniyor... Hatta restleşiyor...
Miras bununla da yetinmiyor; Türkiye ekonomik krizden çıkmak için çabalarken, Kemal Derviş'i yerden yere vurup halkı demoralize ediyor... Yetmiyor, Odalar Birliği Başkanı sıfatı ile katıldığı bir toplantıda Türkiye'nin en saygın işadamlarını cephe açmaya davet ediyor... Hatta kendisine karşı çıkan yönetim kurulu üyelerinin istifasını bile istiyor...
Sonuç alamayacağını anlayınca rest çekmek için kendi istifasını veriyor... İstifası işleme konulup kabul edilince de geri dönmek için ter döküyor...
Miras'ın başkanlık görevinden istifası bence Odalar Birliği için bir kayıp değil, kazanç... Çünkü Türkiye'nin en saygın kurumlarından biri olan Odalar Birliği, Miras'ın başkanlığı döneminde kurulduğu günden bu yana elde ettiği mirasını tüketti... Bir ölçüde itibarını yitirdi... Hatta saygınlığına gölde düştü...
3 uyarım var... UYUMAYIN!
* Marmaris Belediye Başkanı, yeni parke döşettiği yolların çöktüğünü, rögar kapaklarının ortaya çıktığını, İçmeler yolunun rezil halde olduğunu görmüyor mu?
* HASEKİ Hastanesi'nin Çare Tıp firması ile ne gibi bir çıkar ilişkisi var ki; ameliyat olacak hastalara gerekli malzemelerin buradan alınması şartı ileri sürülüyor?
* 34 AD 9026 plakalı İETT otobüsünün şoförü Çarşamba günü Beşiktaş durağından iki yaşlıyı tartaklama hakkını kimden aldı?
SİİRT TEDAŞ'IN GAZABI
Asker aileleri çarpıldı!
Siirt Tugay Lojmanları'nda oturan subay ve astsubay ailelerinin evlerindeki buzdolaplarının, televizyonların bir bölümü yüksek voltaj nedeniyle arızalandı... Beni telefonla arayan bir subay eşi, "Erdal Bey, bu olay 1 Haziran'da oldu... TEDAŞ'ı aradık, bize bağladıkları avukat küstahça 'Ne yapalım yani? Bozulan eşyanızı tamir ettirin! Eğer mahkemeye giderseniz 2-3 yıl sürer' gibi cevaplar verdi" diye yakındı... TEDAŞ Genel Müdürü, özür dilemesi gerekirken küstahlaşan Siirt'teki bu avukatına nezaketin, terbiyenin ne olduğunu öğretemez mi? Hukukun insana saygıdan geçtiğini o küçücük beynine işletemez mi?
SERBEST KÜRSÜ
Resmi hizmete mahsus!
Amerika'da bütün araçların üzerinde "For official use only" yazar... Biraz taklit özentisiyle, biraz da suistimalleri önlemek için bizde de devlet araçlarının üzerine "RESMİ HİZMETE MAHSUSTUR" ibaresi yazıldı. Önce bir süre kullanıldı, sonra silinerek yazılar belirsizleştirildi, daha sonra da büsbütün kaldırıldı. Şimdi hiçbir aracın üzerinde böyle bir yazı yok. Ayrıca hemen her resmi aracın bagajında bir çift de sivil plaka var. Özel işlere ve pikniklere bu plakalarla gidiliyor.Em. Yb. Necdet Tütüncü
SOKAKTA BULUNAN ZARFLAR
PTT soruşturma açtı
Açılan, içindekiler alındıktan sonra sokağa atılan zarflarla ilgili rezalete el konuldu.. PTT Başmüfettişi Yıldırım Yakar gönderdiği yazıda, sorumlular hakkında yasal işlemlerin başlatıldığını duyurdu... Bu arada, bundan sonra bu gibi olayların önlenmebilmesi için zarfları ellerine geçmeyen veya sokakta bulunan Kadıköy'den İbrahim Özçelik'in, Almanya'dan emekli İbrahim Şimşek'in, Antalya'da oturan Nazife Doğan'ın ve Büyükçekmece'de oturan Pakize Yücelidağ ile Çiğdem Erkut'un 0216-338 38 15 numaralı telefondan kendisini aramalarını istedi... İlgililerin bilgisine...
Bizleri sömürüyorlar!
İstanbul'da yaşayanlar artık şunları unutmamalıdır:
1- Meclis'e oylarımızla giden, İstanbul ve İstanbul'daki yaşamı temsil etmesi gereken 69 milletvekilinin, "Artık İstanbul için bir şeyler yapma zamanı" gelip geçti.
2- İstanbul'da yaşamanın bedelini, yaşamın her alanında zaten ödüyoruz¥ Bir de ülkenin "Bütçe açıklarını kapatma" bedelini üzerimize almayalım.
3- Köprü kullanımını sadece ev-iş arasındaki bağlantı olarak görmeyelim. İstanbul'daki mal ve hizmet üretiminde köprü geçişleri bir maliyettir. Bundan sonra alacağımız, mal ve hizmetlerde bu zammı göreceğimizi unutmayalım.
4- Bedel ödeyerek kullandığımız köprüden geçişte hizmet kalitesi yıllardır artırılmadığı gibi, insanların bedel ödeyerek çile çektiği dünyadaki tek yer herhalde İstanbul köprüleridir. Gişe sayısını artırmak, çeşitli ödeme versiyonlarıyla geçişi hızlandıracak ve kolaylaştırılacak çözümler üretmesi gerekenler yıllardır köprüyü kullanan İstanbullular'ı zamlarla sömürmektedir. Artık dur denilmesi gerekir.
5- Tüm dünyada devletler topladıkları vergiler karşılığı, toplumlarına ücretsiz hizmetler üretmek zorundadır. Ulaşım imkanları da bunlardan biridir. İstanbul'da halkın iki kara parçasından bir diğerine ulaşması için devlet ücretsiz bir alternatif sağlamak zorundadır. Hak ve hukuk bunu gerektirir. Şu anda tek ücretsiz geçiş imkanı karşıdan karşıya yüzerek geçmektir.Zafer Akduman
İSTANBULLULAR'IN TEPKİLERİNİ, İSTANBUL SAYFASINDA YAYINLAMAYA BAŞLADIK...
Bana aktardığınız tepkileri Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın faks numarasına da yazıp geçiniz... 0312-418 04 06
Köprüye gelecek zamma sessiz kalmayan İstanbullular dünden itibaren telefonlarımızı, faksımızı kilitledi... Ortak feryat "Yeter artık! Biz sizin banknot matbaanız değiliz"di... İşte gelen tepkilerden biri...
|