kapat
15.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
BİLAL ÇETİN(bcetin@sabah.com.tr )

Demokrasi paketi başka bahara...

İktidar ve muhalefet, Meclis'te temsil edilen bütün partilerin temsilcilerinin yer aldığı "Partilerarası Uzlaşma Komisyonu" daha demokratik, daha sivil, Avrupa Birliği normlarına daha uygun bir anayasa için iki yıldan beri sürdürdüğü taslak çalışmalarını sonuçlandırmış durumda.

Dün Komisyon Başkanı Nejat Arseven'in kamuoyuna açıkladığı taslak metin aslında parlamentonun bugüne kadar gerçekleştirdiği en kapsamlı sivil ve demokratik anayasa girişimi olarak nitelenebilir.

Taslak metin, bugün için üzerinde bütün partilerin uzlaşma sağlayabilmesi mümkün olmayan kritik bazı maddeler dışında, 1981 Anayasası'nın anti demokratik hükümlerinin büyük bölümünün ayıklanmasını, düzeltilip yeniden yazılmasını öngörüyor.

Uzlaşma Komisyonu'nun taslak metninde, temel hak ve özgürlükler üzerindeki kısıtlamaların hafifletilmesinden, insan hakları ihlallerini önlemeye dönük düzenlemelere; ifade özgürlüğüne, parti kapatmalarının zorlaştırılmasına, Milli Güvenlik Kurulu'nun yapısı ve işlevinin yeniden düzenlenmesine, milletvekili dokunulmazlığının sınırlanmasına kadar yıllardan beri konuşulan ama gerçekleştirilemeyen bir dizi önemli değişiklik var.

Aslında bu metinde yer alan düzenlemelerin çoğu, öteden beri hemen bütün siyasi partilerin yapılmasını istediği düzenlemelerdi. Ancak bir türlü ortak bir irade ortaya konulamıyor, uzlaşma yolu bulunamıyordu.

Şimdi ilk defa somut bir adım atılmış oluyor. Bütün partilerin temsilcileri asgari müştereklerde uzlaşmaya varıyorlar. 37 maddelik bir anayasa değişikliği paketi ortaya çıkıyor. Ve bu metnin altına hem iktidar ortağı üç partinin temsilcileri, hem de FP ve DYP temsilcileri imza atıyorlar.

Tabii ki temsilcilerin imza atması her şeyi çözmüyor. Bu metnin parti yönetimlerince, parti gruplarınca da kabul edilmesi gerekiyor. Genel başkanlar düzeyinde de bir uzlaşma yolunun açılması gereği ortaya çıkıyor.

Görünüşe bakılırsa bu da olmayacak iş değil. 1 Temmuz'da başlayacak olan Meclis'in yaz tatili birkaç hafta ertelenerek, hızlı ve yoğun bir çalışma temposuyla bu değişiklik gerçekleştirilebilir. Böylelikle AB'ye Katılım Ortaklığı Belgesi'nin gereklerini yerine getirmek için hazırlanan Ulusal Belge'deki taahhütlerin gerçekleştirilmesine dönük çok önemli bir adım atılmış olur. Zaten Türkiye'nin, demokrasi ve insan hakları standartlarının yükseltilmesine dönük düzenlemeler konusunda da artık bir an önce harekete geçmesi, AB normlarına uyum konusunda samimiyetini ortaya koyması gerekiyor. Partilerarası Uzlaşma Komisyonu'nun hazırladığı taslak bu konuda ilk ciddi adımları atmak bakımından da önemli bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

Ancak yansıyan havaya bakılırsa hükümet, soğuk bakmadığı bu düzenlemeler için şimdilik zamanlamayı uygun görmüyor. Hükümetin bugünkü hedefi IMF'e söz verilen ekonomik reform yasalarının 25 Haziran tarihinde yapılacak olan IMF İcra Direktörleri Toplantısı'na kadar yetiştirilmesini sağladıktan sonra Meclis'in tatile sokulması...

Her ne kadar Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, demokratikleşme ve anayasa değişikliği gibi bazı temel düzenlemelerin daha fazla gecikmeden Meclis'te ele alınmaya başlamasını istiyor görünse de, hükümetteki genel eğilim, bunları yeni yasama dönemine, sonbahara bırakma yönünde.

Ekonomik reformları bu dönemde tamamlayıp, sonbahar aylarından itibaren de demokrasi reformu için düğmeye basmayı hedefliyor koalisyon partileri. Tabii ki önce kendi aralarında uzlaşmaya varabilirlerse...

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır