kapat
15.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )

Anayasa bayramı

Anayasa'nın eski adı "Teşkilat-ı Esasiye Kanunu"dur. Yani devletin ana örgütlenmesinin ilkelerini belirleyen kanun. Bu ana kanun devletin görev sınırlarını çizer, kamu organlarının yetki ilkelerini ve vatandaşların haklarıyla, yükümlülüklerini belirler.

Türkiye'de, birçok başka sorunla birlikte ve bunlara bağlı olarak bir de "anayasa sorunu" vardır. Bu sorun yeni değildir, 19 yıllık bir sorundur. 1982'de 12 Eylül askeri yönetimi kendi dar ufkuna ve korkularına uygun bir anayasa hazırlattı ve bunu halka "onaylattı". Kendine güvenemeyen her yönetim gibi 12 Eylül yönetimi de demokratik bir halkoylamasında istediği sonucu alamayacağından kuşkulandığı için, bu anayasanın "ruhuna" uygun bir anti-demokratik oylama yaptırdı. Bu anayasaya "hayır" denmesi gerektiğini savunmak, söylemek ve yazmak yasaktı, sadece anayasa lehinde propaganda serbestti. Halkoyunun sonucu yüzde 92 ile "evet" çıktı.

1982 Anayasası hazırlanma ve kabul edilme biçimi, özü ve bütünüyle bir demokrasi ayıbı olarak çıktı ve kaldı. Geçen yıllarda birkaç değişiklik yapıldı fakat, bütün iktidar olanaklarına sahip olmalarına rağmen ne Turgut Özal, ne Süleyman Demirel, ne Erdal İnönü, ne Tansu Çiller, ne Mesut Yılmaz, ne Deniz Baykal, ne Bülent Ecevit bu demokrasi ayıbından ülkeyi kurtarmak için harekete geçti.

Her dönemde çeşitli bahaneler bulundu, iktidarda otururken anayasa konusunu unutan, muhalefete düştüğü zaman "anayasa paketi" veya "demokrasi paketi" hazırladı, iktidar olduğunda tekrar bu konuları unuttu ve 19 yıl böyle geçti gitti.

Anayasa artık halkın sorunu
Türkiye ister istemez ve daha çok mecburiyetten, bir ekonomik ve sosyal yeniden yapılanma dönemine girmiştir. Bu yeniden yapılanmanın hukuk ve idare açısından da demokratik bir değişimle tamamlanması kaçınılmazdır. Bütün bu değişimin anahtarı da yeni bir anayasa olacaktır.

Türkiye 1982 Anayasası'nın darlığından kurtulmak zorundadır. Türkiye'nin hukuk ve idare alanında Avrupa Birliği standartlarına ulaşma çabasının temeli de anayasanın değişmesiyle atılacaktır.

Anayasa artık halk tarafından "uzak" bir sorun, "Ankara'dakilerin sorunu" gibi görülmemektedir. ANAR'ın son kamuoyu araştırmasında "1982 Anayasası değiştirilmelidir" diyenlerin oranı yüzde 76'dır. Türkiye'nin demokratik ve çağdaş bir anayasası olması gerekliliği kamuoyuna malolmuştur.

Meclis'e düşen büyük görev
TBMM'de partilerarası bir kurul, önemli bir değişiklik paketi hazırladı ve bunu dün açıkladı. Aslında ideal olan baştan aşağı yeni bir anayasa yazılması ve bunun bütün toplumun katıldığı bir "bayram" olarak kabul edilmesidir. Böyle bir "anayasa bayramı" toplumsal "maneviyatı" yükseltir, sivil katılım duygusunu güçlendirir ve gerçek bir birlik ve barış havası yaratır.

Meclis'te başlatılmış çalışma bu açıdan çok önemli olmuştur. Eğer bütün siyasi partiler anayasa değişikliğine bu açıdan yaklaşır ve hep birlikte gerçek bir "çağdaş anayasa" için çalışırlarsa büyük bir görev başarılmış olacaktır.

Bunun için uzun bir zamana da gerek yoktur. Meclis'te hazırlanan metin çalışması hızla elden geçirilip bütün partilerin "ortak önerisi" olarak kamuoyuna açıklanır ve kabul edilir.

Meclis'in tatili unutup, bu "anayasa bayramı"nı bütün ülkeye yaptırması tam bir "demokrasi zaferi" olacaktır.

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır