kapat
15.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )

Dümeni ters takmak

Onyıllardır Türkiye'nin neden hâlâ yerlerde süründüğünü, bir türlü havalanamadığını konuşur dururuz.

Herbiri birbirinden büyük ve birbirinden manalı sayısız teori geliştiririz, az gelişmişliğimizin sebepleri üzerine...

Bir türlü kapitalistleşemememizi, Batı'daki gibi bir müteşebbis sınıfımızın oluşamayışını, tarihi fırsatı kaçırışımızı kâh Osmanlı'nın toprak sistemine, kâh fütuhatçı geleneğimize, kâh İslamiyetin etkisine bağlar; siyasetçilerimizi yerden yere vurur; halkımızın devlet baba arayışına veryansın ederiz.

Kalkınma tabandan yukarı doğru mu olsun, tepeden aşağı doğru mu insin diye birbirimizi yer; faturayı kimi dönemlerde bizi bölmek ve yutmak isteyen dış düşmanlara, kimi dönemlerde irticai hareketlere, kimi zaman komünist ya da Kürt bölücülere çıkarırız.

Ama tam iki yüz yıldır, işin içinden bir türlü çıkamaz, neden boyuna çuvalladığımızı, muasır medeniyetin düzeyine bir türlü çıkamadığımızı bir türlü bulamayız.

Bugün Milliyet'in manşetini okuyunca kafamda bir şimşek çaktı. Ve düşündüm ki, belki de yıllarca boşuna "büyük" sebepler aradık durduk.

Belki de sadece dümeni ters taktılar!

Tıpkı Ankara'da düşen Casa uçağı gibi...

Belki de o yüzden yıllar boyu yükselmeye çalıştıkça alçaldık. Dümeni yukarı kırdıkça çukura battık.

Dümendekiler, kendi dümenleriyle öyle meşguldü ki, kimse dümenin ters takıldığını farketmedi bile... Farkedenler olduysa da, onlar da bir gün kendileri de bir dalgınlık anında aynı hatayı yapabileceklerini, dümeni ters takabileceklerini hesap edip, hatayı açık etmediler.

Zaten "Ay pardon, ters takmışız" deseler de kimseyi inandıramazlardı. Bunca yıllık fiyaskoyu yeyip yutmak için çok daha ağır, oturaklı sebepler; sosyolojik, kültürel ve siyasal açıklamalar gerekliydi.

***
Aslına bakarsanız ben bu ülkede hep "dümenin yanlış takılmış olması" endişesi içinde yaşıyorum. Çünkü şu ana kadar ters takılan dümenler yüzünden kimbilir neler kaybettiğimizi, kaç defa "direkten döndüğümüzü" ama bunları asla bilemeyeceğimizi biliyorum.

Gittiğim laboratuvarın dalgınlıkla tahlil sonuçlarını karıştırması, bindiğim uçağın pilotunun içkili olması, Kızılay'dan aldığım kana AIDS virüsü bulaşması ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu biliyor; kendim denetleyemediğim her yer ve durumda, birilerinin adamsendeciliğine, vurdumduymazlığına kurban gitme korkusu içinde gittiçe daha vesveseli biri haline geliyorum.

Şimdi bir de bu CASA olayını duyduktan sonra, daha da tedirginim.

Malum, hepimiz aylardır, nefesimizi tutup Kemal Derviş'in Türkiye'yi düze çıkaracak programı yapmasını bekledik. Derviş, uzmanlarını topladı, toplantı üstüne toplantı yaptı, haftalarca dur durak bilmeden, uyku uyumadan çalıştı, ince ince hesaplar yaptı, sonunda karşımıza çıkıp, "işte ekonomiyi düze çıkaracak program bu" dedi. Çoğumuz da bu programa inandık, bel bağladık.

Peki ya Derviş'in uzmanlarından biri "dümeni ters taktıysa?"

Mesela o gün karısıyla kavga etti ya da çocuğu sınavdan çaktı diye morali bozuksa ve rakamları ters okuduysa... Artıyla eksiyi karıştırdıysa... Toplayacağım derken çıkardıysa... Yükseleceğiz diye umarken, Allah esirgesin, daha da alçalıp çakılıverirsek...

Olmaz olmaz demeyin... Bakın CASA'ya...

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır