Bu iyi haber, Çevre Bakanlığı'ndan geldi.. Bakanlık yetkilileri, "Boğazlardan nükleer atık taşıyan gemilerin geçmesine kesinlikle karşı olduklarını" söylediler..
Onlara "Bakan bey ne diyor bu işe?" diye sordum. "O da kesin karşı" cevabını verdiler.. Ondan sonra, Bakanlar Kurulu'nda Çevre Bakanı'nın bu konudaki görüşlerini açıkladığını, ancak bu görüşmelerin gizliliği nedeniyle, ne dediği konusunda bir açıklama yapamayacaklarını belirttiler.
Bize anlattıkları bir başka girişim de şu olmuş: Bakanlık, "Dışişleri Bakanlığı kanalı ile Moskova'ya, Boğazlar'ın nükleer atık taşınmasında bir koridor olarak kullanılması konusunu resmen sormuş.." Kendilerine henüz resmi cevap gelmemiş. Geldiği zaman da, eğer Rusya hâlâ bu konuda kararlı ise, Türkiye de resmi kararını açıklayacak ve yasak getirecekmiş..
Biz diyoruz ki; bırakın bu zehirli atıkların Boğazlar'dan geçmesini, bunları kara sularımıza bile sokmayacağız.. Türkiye 3'üncü dünya ülkesi mi? Bunu düşünmeleri bile Türkiye'ye hakarettir..
Çevre Bakanlığı'nı takip edeceğiz.. Ve gelişmeleri sizlere duyuracağız..
Bu arada Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Boğaz'dan gerek nükleer atık taşınması, gerekse, Kazak petrolü yüzünden yaşacağımız tehlikeler konusunda suskunluğunu nedense koruyor..
Sivil toplum örgütleri bu ay içinde iki kere Boğaz'da eylem yapacaklar.. Bu konuya sadece çevre örgütleri değil, ama bütün sivil toplum örgütlerinin sahip çıkması lazım..
Biz Cumhurbaşkanımız Sezer'den bir kere daha, İstanbul'u bir felaketin eşiğine getirecek bu uygulamalara karşı, 10 milyon İstanbul vatandaşının yanında olmasını diliyor ve bekliyoruz.. En azından 19 Haziran Salı günü sesinizi duymak istiyoruz..
Siyasi partilerin Genel Başkanları ve İstanbul milletvekilleri, bu konuda bize gelen mesajlarda, "Üzerinizdeki ölü toprağını silkip, kalkıp bu işe sahip çıkmanız" isteniyor.. Yoksa, bir dahaki seçimlerde sivil toplum örgütleri tarafından "İstanbul düşmanı" ilan edileceksiniz.. Bütün duvarlar isimlerinizle dolacak.. Ve seçilmemeniz için mahalleler düzeyinde harekete geçilecek..
Genel Başkanlar ve İstanbul milletvekilleri; şimdi yazacağımız satırları dikkatle okuyun:
"Yabancı petrol şirketleri, Türkiye'nin Boğazlar konusunda ne kadar hassas ve kararlı olduğunu anlayabilmek için, kamuoyu yoklamaları yaptırıyor ülkemizde. Dünya kadar para döküyorlar bu işe.. Sizlerin İstanbul halkının yanında yer almamanız, onların ellerini kuvvetlendiren bir unsur.. Anlıyor musunuz durumu? Gelin halkın arasına, onlarla el ele tutuşun, onlara destek verin.. Sizler sadece Meclis'te el kaldırıp indirmekle yükümlü değilsiniz.. İşin ucunda sizleri Meclis'e gönderen İstanbul halkı var.."
Kazaklar'a gidip, İstanbul'un yok edilmesi pahasına, bu petrolün taşınmasına talip olan bizim bazı armatörlere de sesleniyorum:
Yapmayın.. Bu suça iştirak etmeyin.. Sonra olası bir felaketin altından kalkamazsınız.. İstanbul'un yanında olun.. Ama biz taşımazsak başkaları taşıyacak, diyebilirsiniz.. Ama sizler de sağlam durursanız, sonuçta İstanbul kazanacak..