Tarkan tartışmasının boyutları büyüyor.. Giderek medya tartışması haline geliyor.. İyi de oluyor..
Tartışma, etkin kalemler katıldıkça daha da renkleniyor, farklı boyutlar kazanıyor..
Örneğin Hadi Uluengin..
Hürriyet'teki yazısında diyor ki;
"Kamusal şahsiyet"lerin 'özel yönleri' 'öteki'lerini ilgilendiriyorsa, çok istisnai durumlar hariç yine bütün dünyada o fotoğraflar yayınlanırdı..
'Kamulaşmış bir özel'i ıskalayan gazetecilik, gazetecilik olamaz!.."
Doğru.. Çok doğru..
Ancak burada ıskalanan, göz ardı edilen bir başka gerçek daha var..
O özel fotoğraflar çalıntıdır ve şantaj için kulanılmıştır..
Tartışmaya katılanların da bunu ıskalamaması gerekir..
Olaya farklı boyut getiren yazarlardan biri de Serdar Turgut..
Bakın o ne diyor;
"Bugün Türkiye'de ve dünyada ünlü bir sanatçının gizli fotoğrafları önüne geldiğinde iştahı kabarmayacak, içindeki gizliyi yayma, açığa çıkarma dürtüsü şaha kalkmayacak gazeteci yoktur.."
Haklı.. Bu heyecanı duymayan kişi zaten gazeteci değildir..
Ancak bu olay farklı..
İsterseniz gelin, sakin sakin gözden geçirelim..
Fotoğraflar Tarkan'ın evinden çalınmıştır..
Çalan kişi uzun süre şantaj yapmıştır.. Tarkan'ı tehdit etmiştir..
Medyayı tehdit aracı olarak kullanmıştır..
Şimdi soruyorum..
Medya bu fotoğrafları yayınlayarak şantaja alet oldu mu, olmadı mı?
Gelin olayın bir de bu yönünü tartışalım..
Medya şantajcıların emellerine alet olmalı mı, olmamalı mı?
'Olmamalı' diyorsanız o zaman söyleyin ne yapmalı..
Medya kendini nasıl korumalı..
Adam fotoğrafı çalıyor.. Sonra Tarkan'ı arıyor.. Para istiyor.. İstediği parayı koparamayınca fotoğrafları götürüp medyaya veriyor..
Yani medya şantajın zemini oluyor... Adam Tarkan'ı medya ile tehdit ediyor..
Sonra da dediğini yapıyor.. Yani medya silahını tetikliyor..
Şimdi soruyorum..
Tarkan'a şantaj yapıldığını bilen medyanın fotoğrafları yayınlaması doğru mu, değil mi?
Gelin bunu tartışalım..
Tarkan'ın cinselliğini değil..
Artık hepimiz biliyoruz..
Kamuya mal olmuş kişilerin özel hayatları da 'kamusallaşmıştır..'
Bundan kaçış yoktur..
Benim kaygılandığım nokta başka..
Tarkan örnek olursa.. Ünlüler üzerinde şantaj terörü başlarsa.. Bu anafor, özel hayatları didik didik etme, linç etme ayinine dönerse ne yaparız..
Benim korkum bu..
Medya buna alet olursa, alet edilirse ne yaparız?
Benim derdim bu..
Unutmayın, şantajcıların en büyük silahı medyadır..
Gelin.. Bu silahı 'şantaja' kaptırmayalım..
Gelin.. Tarkan olayına bir de bu gözle bakalım..