Mehmet Cansun "Ben Brütüs değilim" demiş.. Haklı.. Brütüs bile değil..
Brütüs Sezar'a tapardı. Onun için canını vermeye hazırdı.. Buna rağmen Sezar'ı bıçaklayanlara katıldı ve öldürücü darbeyi tam sırtından vurdu..
Kendisine saldıranlara karşı direnmeye çalışan Sezar, suikastçıların arasında kendi büyüttüğü, yetiştirdiği, evladı gibi sevdiği Brütüs'ü de görünce yıkıldı, mücadeleden vazgeçti ve tarihi lafını etti?..
"Sen de mi Brütüs!.. Öyleyse düş Sezar!.."
Brütüs olayı, tarihin en trajik ihanetlerinden biridir. Ama bir başka açıdan bakarsanız, tarihin en önemli vatanseverliklerinden de biridir..
Brütüs, canından çok sevdiği Sezar'a niye öldürücü darbeyi vurmuş, niye cesedin başında ağlamıştı?..
Bunu Shakspeare Marcus Antonyüs'ün ağzından anlatır..
Brütüs, birbiri ardına gelen zaferlerin Sezar'ı çok değiştirdiğine, onun artık Roma'ı felakete götüreceğine inandırılmıştı.
Brütüs, iktidar hırsı değil, herşeyden çok sevdiği vatanı Roma uğruna, baba gibi sevdiği Sezar'ı öldürme kararı vermişti..
Brütüs'de kişisel bir iktidar hırsı, Sezar'ı yıkıp yerine geçmek, kendine iktidar, kendine menfaat sağlamak arzusu yoktu. Brütüs herşeyi vatanı için yapmıştı..
Cansun'un kendisini "Veliaht" ilan eden Alp Yalman'a sırtını dönüp, Alp'e karşı son anda Faruk Süren'in listesine girmesindeki sebeb, kongre öncesi tespitlerin, Süren'in fark yapacağı şeklinde olmasıdır. Cansun, Alp'i kaybedeceği için terketti, kazanacak Süren'in yanında yer aldı..
Bugün ayni sebeble Faruk Süren'i terkediyor ve "İzzettin Doğan'ın listesinde yer alırım" diyor..
Niye açıkladığı başkan adaylığından hemen vazgeçiyor.. Kaybetme korkusu.. Hele bu medyaya "Alçakça" sızdırılan imza olayından sonra, kazanma şansı azaldığı için, yıllardan beri Faruk Süren yönetiminin kuyusunu kazanların ortaya çıkardığı başkan adayının yanına sığınıyor..
Futbol açısından Türk spor tarihinin benzersiz başarısına imza atmış, ama mali açıdan çökmüş (Bence hem de en Galatasaraylılar tarafından çökertilmiş), bir yönetimin iki numaralı adamı olan Cansun'a, olağanüstü kongrede bir gazeteci olarak destek vermeyi düşünüyordum.. Herşeye rağmen..
"Bu kadar istekli, bu kadar ihtiraslı ise, Galatasaray'ın mali durumunu en iyi bilen kişi olarak, hala göreve talipse, bir bildiği mutlak vardır ve başarmaya en yakın adaydır" diye düşündüğümden..
Oysa onun tek hedefi varmış meğer.. İktidarda kalmak.. Başta, ortada, sonda, nerde olursa olsun iktidarda kalmak..
Brütüs yaşasa, Cansun'u sırtından vururdu.. Adına gölge düşürdüğü için..