kapat
14.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Hem vaat, hem itiraf

Sallandırırsın 3-5 kişiyi, bu etkili ibretle hem suçluları korkutur hem de toplumun öfkesini dindirirsin..

Yolsuzlukların üstüne bu kafayla gidildi. Bazı kahramanlar yaratıldı ama adalet yaralandığı gibi ekonomi de battı.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Demirel, Star'a verdiği demeçte şöyle demiş:

"19 Şubat'ta ne oldu da 675 bin lira olan dolar ertesi gün 1 milyon 200 bin liraya çıktı? Türkiye bu 'ne oldu'yu tartışacağı yerde geride bıraktığımız 10 yılı sorguluyor ve suçu oraya atıyor.."

Yolsuzluklar birikimdir, elbet geçmişte aranacaktır. Ve zaman isteyecektir.

Ama yöntemi üstünde doğru kararı vermek hemen bugünün işi..

Ekonomiyi devalüasyona toslatan yanlışların, kitle psikolojisi izin vermediği için cesaretle eleştirilemediği doğrudur.

Ekonomiyi çökerten son darbeyi, cadı avı terörünün vurduğu da artık biliniyor.

Açıkça tartışalamıyor, çünkü davalar yargıya intikal etmiştir ve yasalar bu konudaki yayınları sınırlıyor. Ama bu durum yanlıştan dönmeye mani değil..

Bu da yolsuzluk!
İçişleri Bakanı Yücelen, arkadaşımız Yavuz Donat'a, yolsuzlukla mücadelenin devlet politikası olduğunu ve gevşemeyeceğini belirttikten sonra şunu demiş:

"Yolsuzlukla mücadele de çok önemli, ekonomik istikrar da.. Biri için diğerini feda edemeyiz.."

Burada iş gelip yönteme dayanıyor:

"Ne yapacaksak hukukun sınırları içinde yapacağız. İnsan haklarına özen göstererek yapağız. Ekonomide panik yaratmadan, iş dünyasını huzursuz etmeden.."

Bu sözler, hükümet adına geçmişe dönük bir özeleştiridir. Demek istiyor ki...

"Evet, hukukun içinde kalınmadı, insan haklarına özen gösterilmedi ve ekonomide panik yaratıldı. Bundan sonra ekonomi rahatlayacaktır.."

Nasıl rahatlayacak?
Eski yanlışları yapmamak suretiyle..

Yaralar sarılsın..

Şimdiye kadar zanlıdan delile gidiliyor, önce "adam"ı içeri alıp sonra delil toplanıyordu..

"Artık önce deliller toplanacak, bu yolla suçluya doğru gidilecek."

İçişleri Bakanı, Avrupa Birliği normlarının bu yaklaşımı öngördüğünü söylüyor.

Peki, bizim yasalar, bunların tersini mi emrediyordu ki yasadışı telefon dinlemeleri yapıldı, önce insanları içeri alıp sonra suçlu olup olmadıkları araştırıldı?

Bakan Yücelen'in yürüteceğini söylediği alternatif politikalar, geçmiş döneme ait ihlâllerle ilgili vahim itiraflardır.

Siyaset ve yargı, bu yanlışları saptayıp sorumlularına hesap sorar mı, bilinmez.

Ama yapılan adaletsizliklerin mağdurlarına daha fazla acı çektirmemek, artık geciktirilmemesi gereken bir borçtur.

Hukuk devletinin, yolsuzlukla mücadele için de alternatifi olmayan bir garanti olduğunu kanıtlamanın başka yolu yok!

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır