|
|
 |
| |
|
Teşvikiye randevusu
Reel sektör temsilcileri Medi Grup tarafından düzenlenen "Teşvikiye Toplantısı"nda bir araya geldi. Konuşmacı Prof. Akat ekonomideki muhtemel gelişmeleri anlattı
Ünlü ekonomist Prof Asaf Savaş Akat, Medi Grup tarafından ilki gerçekleştirilen sohbet toplantısında iş dünyası temsilcilerine Türk ekonomisinde yaşanması muhtemel gelişmeleri anlattı. Sabah gazetesi yazar ve yöneticilerinin de katıldığı toplantıda Akat, herkese 'dikkatli bir iyimserlik' tavsiye etti
Jan Nahum (Tofaş), Hayri Çulhacı (Akbank), Ali Kibar (Hyundai), Caner Tunaman (Benckiser), Haldun Bezci (Asya Tur), İbrahim Kefeli (Bisse), Başaran Ulusoy (TÜRSAB), Kerim Kerimol (Zegna), Selçuk Güzenge (Paul &Shark) gibi pek çok ismin yer aldığı toplantıda Akat şu uyarıları yaptı:
KRİZ İHTİMALİ Mİ?
* 19 Şubat günü, Türkiye'nin iki rasyonel adamı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit'in Türkiye tarihinin en büyük ihalesinin arefesinde kriz çıkaracağı kimsenin aklına gelmemişti. Ama oldu ve Türkiye hiç beklemediği bir anda kendini krizin ortasında buldu. Bu ülkede kriz çıkarmayacak iki insan kriz çıkardıysa bundan sonra hiç kimse kriz çıkmayacağının garantisini veremez. Ancak, sürekli bir felaket senaryosu üretmek de yararsız. O nedenle ben vatandaşlara ve reel sektör temsilcilerine dikkatli bir iyimserlik içinde olmalarını tavsiye ediyorum.
HERKES SUÇLU
* Krizlerde sade vatandaştan iktisatçılara, ekonomi yönetiminden siyasilere kadar her kesimin suçu var. Vatandaş, yapılan enflasyonla mücadele programına güvenmedi. Güvenmediğini de geçen yaz ve sonbaharda aldığı dövizlerle gösterdi. Bizim de suçumuz var. Kur çapasının hassaslığından küçük hataları görmedik. Türkiye inanılmaz bir fırsatı kaçırdı. Bu fırsat büyüyerek, güçlü bir bankacılık sistemiyle enflasyonu düşürme fırsatıydı.
İSTANBUL DARBE ALDI
* Bu kriz Türkiye'nin bütün bölgelerini aynı oranda etkileyen bir kriz değildir. Krizin merkezi İstanbul'dur ve İstanbul'da yaşayanlar bu krizin bedelini ağır bir şekilde ödüyor. Çünkü kriz bankacılık, ithalat ve medya sektörünü vurdu. Bu üç sektörün merkezi de İstanbul'dur. Şimdi de bu üç sektörün çalışanlarına hizmet eden şirketler krizden payını alacak. Kimse lüks lokantalara gitmeyecek, pahalı gömlek giymeyecek, ucuz tüketime yönelecek.
* Bu talep düşüklüğü hemen ortadan kalkmayacak, 2-3 yıl devam edecektir. Özellikle dayanıklı tüketim mallarındaki düşüş diğer krizlerde olduğundan çok daha keskin oldu. Çünkü burada yatırım yapanlar kadar tüketenler de krizden etkilendi. Yatırımlar artsa bile tüketim aynı hızla artmayacak.
DAYAKLA ÖĞRENİYORUZ
* Türkiye öncelikle birinci derecede borç sarmalından kurtulmaya odaklanmalı. Bunun bir tek çaresi var, para basmak. Kısa vadede yapması gereken budur. Bu yapılmadığı taktirde işin ucu iflastır. Birinciyi basamağı geçemezsek, derede boğuluruz. Orta vadede yapısal dönüşüm, uzun vadede yüksek büyüme sağlanmalıdır. Önümüzdeki yıldan itibaren yıllık ortalama yüzde 7 büyüme sağlanmalı. Aslında Türkiye'nin bunu sağlayacak gücü de var.
TÜRKİYE AŞIRI SABIKALI
* Türkiye'de siyasetçi de vatandaş da dayakla kötekle doğruyu öğreniyor. Görev zararlarını bütçeye kaynak koyarak gerçekleştirmek bir devrimdir. Cumhuriyet tarihinde böyle bir durum sözkonusu değildi. Diğer kanunların da çıkması en az bunun kadar önemlidir. Bir diğer kazancımız da karşımızda ciddi bir ekonomi yönetiminin olması. Buna bir de vatandaşın krizlerden çok şey öğrendiğini eklersek ciddi kazançlarımız var.
* ProgramIn uygulanmasında en büyük risk siyaset. Hatta program siyasete karşı eskisinden de daha hassastır. Hükümet en küçük bir gevşeklik gösterdiğinde ABD'nin de baskısıyla IMF'nin desteğini çekeceğini herkes bilmeli. IMF, son derece sert bir denetim uygulayacak. Hatta bu ben dahil birçok kimseyi rahatsız edecek. Ama yapılacak bir şey yok. Çünkü Türkiye uluslararası piyasalarda aşırı sabıkalıdır. İç talep 1994'ten farklı olarak çok uzun süre ölü kalacak. Bu sene çökecek, önümüzdeki yıl da tam bir düzelme görülmeyecek. Türkiye'de sıcak para dönemi kapanmıştır. Bankacılığın sorunlarından biri de budur. Sıcak parasız, düşük talepli bir iç piyasa ile ömüzüdeki dönemi atlatmaya çalışacağız. 2001'de büyüme yüzde 3.3 negatif olacak. İç talepde yüzde 9.8 azalma bekliyorum.
|
|
 |
|