kapat
09.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ALİ BAYRAMOĞLU(abayramoglu@sabah.com.tr )

Dekandan mektup

Bir süre önce, "Böylesi görülmedi" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Yazıda, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencilerine Kuran dersinde marş ezberleme zorunluğu getirildiği, marş ezberlemeyenlerin dersten başarısız sayılacakları yönündeki iddiaları, hatta bulguları dile getirmiştim. Aslında olayı ortaya çıkaran Gülay Göktürk'tü. Gülay bir öğrencinin mesajının peşine düşmüş, bu konuda fakülte dekanıyla görüşmüş, emin olunca durumun vahametini gözler önüne sermişti.

Dekan Göktürk'e telefonda şunları söylüyordu:

"Gelecek sene ayrıca bir müzik dersi koyup marşları bu derste öğreteceğiz. Şimdilik kendi yetkimi kullanarak ve imzalı yazımla böyle bir uygulama başlattım. Marşları öğrenmeyenin Kuran dersinden sınıfta kalacağı meselesine gelince... Bu tehdidi, bir öğretmenin, öğrencilerini motive etmek için başvurduğu bir yöntem olarak değerlendirin. Zaten dönem henüz bitmedi ve daha kimseyi bu sebepten sınıfta bırakmadık. Ama şöyle düşünün: Biz bir öğrenciyi Yasin Suresi'ni bilmeyince bırakıyoruz. İstiklâl Marşı'nı bilmeyince neden bırakmayalım?"

Bu, akıl almaz ve görülmemiş bir durumdu...

Yazımda bu gelişmeyi "öğretim"in yerini "terbiye"nin, "bilim"in yerini "asayiş"in aldığı "marşlı, öfkeli, kuru milliyetçi ve devletçi bir nesil" yetiştirmedeki akıl almaz safha olarak değerlendirmiştim. İnsan yetiştirmede "itaat, hiyerarşi ve askerlik ruhu"nun böylesine merkez alınmasının, "zihnin, özgürlüğün ve bireyselliğin ölümü" olduğunu belirtmiştim.

Bu yazının ardından Samsun Üniversitesi öğretim üyeleri mektup ve telefonlarla bu olayı doğrulamış, diğer benzer olayları dile getirmişlerdi.

Dün, Dekan'dan pek ilginç bir şekilde tüm bu iddiaları yalanlayan bir mektup geldi. Bir tür yanıt hakkı olan bu mektubu "vicdani" açıdan yayınlamak durumundayım.

Özetle şöyle diyor Prof. Zümrüt:

"Yanlış ve eksik bilgilendirme nedeniyle aleyhimde olsa bile çok önemli noktalara ışık tutan yazınızı okudum.

Kuran dersinde zorla veya gönüllü olarak marş söyletmediğim ve sadece ders dışında gönüllü öğrencilere koro çalışması yapmayı sağladığım için, kızmadım. Çünkü, haksız veya suçlu olursanız kızarsınız, paniğe kapılırsınız. Bende öyle bir şey yoktur. Kaldı ki ben özgürlüğe tutkunum. Bugünkü klasik din öğretiminin insanımızı taklitçi yaptığını ve düşünce ve görüşlerini savunmada çekingen davranmalarına neden olduğunu bilen biriyim.

Olayın aslı şudur:

İlâhiyat Fakültemizde 2001 yılı Şubat ayında çok sesli bir koro oluşturulmuş ve bu koroya gönüllü olarak çalışmak isteyen öğrencilerimiz dahil edilmiştir. Koronun çalışmaları Mayıs 2001 tarihine kadar Eğitim Fakültesi'nde devam etmiştir. İlâhiyat Fakültemize piyano alındıktan sonra, çalışmalar İlâhiyat Fakültemiz Konferans salonunda cumartesi günleri sürmüştür. Kuran dersinde zorla veya gönüllü olarak hiçbir öğrenciye marş söyletilmemiştir. Kuran dersinde fakülte kurulundan geçen program çerçevesinde dersler uygulatılmıştır. Kuran dersinin verildiği dersanelerle koro çalışmalarının yapıldığı mekânlar farklı alanlardır. Öğretim üyeleri de farklıdır. Kuran dersinden başarılı olmak için sadece bu dersle ilgili bilgilerin geçerli olacağı, yapılacak sınavlarda görülecektir. Koromuz gönüllü öğrencilerden oluşmaktadır, bu nedenle öğrencilere zorla marş öğretildiği iddiası da doğru değildir..."

Dekan'ın hangi açıklaması doğru? Telefonda söyledikleri mi yoksa mektupta yazdıkları mı?

Tabii ki mektupta yazdıklarının doğru olması temenni edilir. Ancak bu durumda telefonda söyledikleri nasıl açıklanır?

Kısacası, belirtmeliyim ki, öğrencilerin iddialarını, Göktürk'ün görüşmelerini ve öğretim üyelerinin sundukları verileri dikkate aldığımda, bu konudaki kanaatim ve bilgilerim değişmedi. "Marşlı uygulamanın çıplaklığı" orta yerde duruyor.

Bu konuyu yeni bilgiler geldikçe deşeceğiz...

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır