Başbakana fırça atabilen adam
Clinton, Schröder, Barak ve Mandela gibi liderlere seçim kazandıran Greenberg ve ekibi, Blair'i de zafere taşıdı. Ne giyeceğine karar verdi. Duruşuna ve görüşüne karıştı. Yapmadığında "Akılsız herif" diye çıkıştı
İngiltere Başbakanı Tony Blair, Perşembe günkü seçimle yeniden başbakanlık konutu olan 10 numaraya yerleşti. Ancak Blair'in üst üste ikinci kez seçim kazanmasını, hiçbir zaman ön planda olmak istemeyen ünlü bir "imaj-maker" (liderin imajını çizen) ve ekibi sağladı. Bu kişi, Greenberg Research Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Stanley Greenberg'ti... Nelson Mandela'dan Gerhard Schröder'e, Benjamin Netanyahu'dan Ehud Barak'a kadar birçok siyasetçiyi zafere taşıyan Greenberg 1992'de Bill Clinton ile yardımcısı Al Gore'un imaj-makerlığını yapıyordu. Gore-Clinton ikilisine "Sizi şirketler değil, halk başkan yapar" tavsiyesiyle yola çıktı ve onlara sokağa inip, orta kesimin oylarını hedeflemelerini söyledi.
"İŞÇİ HAKLARINI SAVUN" DİYE EMRETTİ
Nitekim, Clinton ülkesinde orta kesimin oylarıyla başkan oldu. Greenberg, orta kesimle "öğretmen, işçi, memurları" kastediyordu. Clinton, bu taktikle 96'da ikinci kez seçildi. Greenberg'in imaj-makerlığını yaptığı kişilere sert davrandığı hatta bazen küfür ettiği dahi söyleniyor. Bu dönemde, Blair'in de arkadaşı olan bir kişiyi şirketine dahil etti. Bu isim, ortaokuldan iki kez kovulduğu için adı "haylaz"a çıkan İngiliz Dr. Philip Gould'du. Gould sayesinde Greenberg, 1996'da Blair'le 1 yıllığına el sıkıştı. Greenberg-Gould ikilisi, o dönem Blair'e İşçi Parti'nin programından taviz vermemesi gerektiğini söyledi.
Blair, seçime işçi sınıfının haklarının anlatıldığı propagandayla girip kazandı. Yale Üniversitesi profesörü olan Greenberg, son seçimde bu kez farklı taktik izledi. Blair'den ideolojisini değiştirmesini istedi. "İşçi"lerin döneminin bittiğini, artık Clinton gibi orta kesime yönelmesini istedi. Greenberg "Mesajları halka iletmenin en kısa ve etkin yolu medyadır" diye düşünüyordu. Blair'e "Basınla kurulan iletişim seçimi kazandırır" dedi. Ancak Blair basını sevmiyor ve hiçe sayıyordu. Bu noktada Greenberg-Gould, yeni bir ismi ekibe kattı: Gazeteci Alastair Campbell...
"İMAJI DEĞİŞTİRİN" DEDİ VE DEĞİŞTİRDİ
İki basın kralı Maxwell ve Murdoch'un yanında yetişen bu yeni isim, "Soğuk ve Marksist İşçi Partisi" imajını, "Yeni İşçi Partisi" diye değiştirdi. Tavsiyesi üzerine parti logosu dahi yeniden çizildi. Böylece bu profesyonel imaj-makerlar, Blair'i basınla kaynaştırdı. Blair'in "halk adamı" imajını yarattılar. Blair, onlardan izinsiz fotoğraf çektirmemeye, basına demeç vermemeye başladı. Sert, sözünü esirgemez ve basın önünde hatalı konuşan başbakanı azarlayabilecek kadar ileri gittiler. Gece eve girinceye kadar Başbakan'ın yanından ayrılmayan Campbell, bir defasında basın toplantısında bocalamaya başlayan Blair'i kolundan çekip "Haydi Tony gidiyoruz" bile dedi.
BAŞBAKAN'IN HER ŞEYİNDEN SORUMLU
Mirror gazetesi muhabiri, Başbakan ile eşini '10 Numara'da burun buruna çekmek istedi. Bunu gören Campbell, filmlerin negatiflerini zorla aldı, muhabirin yanında Başbakan'a "You Prat (Akılsız Herif)" diye bağırdı. Greenberg'in emirleri doğrultusunda çalışan Campbell, Başbakan'ın saçından, takacağı kravata kadar her şeyi denetledi. Ekibin başındaki Greenberg ise, halen BP Amaco, İngiliz Havayolları, Boeing, United şirketlerinin danışmanlığını yürütüyor. Greenberg'in Ortadoğu barışı kampanyası, Suriye ile İsrail'i yakınlaştırması da Ortadoğu politikasına yeni bir boyut getirdi. London School Of Economics mezunu Gould ise İngiltere'nin Kosova savaşında kamuoyu kampanyalarını yürüten perde arkasındaki isim oldu.
Görme özürlü bakan
Başbakan Tony Blair'in yeni kabinesindeki ilk isim İçişleri Bakanlığı'na atanan görme özürlü David Blunkett oldu. Blair'in Downing Sokağı'ndaki ikametgahını ziyaret ettikten sonra konuyla ilgili açıklama yapan Blunkett, yeni Blair kabinesinde İçişleri Bakanı olarak görev yapacağını bildirdi. Blunkett, önceki hükümette Eğitim Bakanı olarak görev yapıyordu. Bu arada geçen dönemde İçişleri Bakanlığı'nı yürüten Jack Straw'un, Ulaştırma Bakanlığı'na getirilebileceği belirtiliyor.
Muhalif lider kaybedince "gitti"
Seçimi kaybeden bir parti liderinin istifa etmesi, Avrupa siyasetinde bir gelenek haline geldi. Dünkü seçimlerde yüzde 32 oy alarak, İşçi Partisi'nin 10 puan gerisinde kalan Muhafazakar Parti'nin lideri William Hague, dün istifa etti. Sabah 03.00'te Başbakan Tony Blair'i telefonla arayarak yenilgiyi kabul eden Hague, öğle saatlerinde eşi Ffion'la birlikte basın toplantısı düzenledi ve kararını açıkladı. Oldukça dokunaklı bir konuşma yapan Hague, artık eşine daha fazla vakit ayırmak istediğini belirtti. Şimdi Muhafazakarlar, kendilerine yeni bir lider arıyor. Partinin yeni lideri Ekim ayında belirlenecek. 1997'de Blair karşısında hezimete uğrayan Muhafazakar lider John Major da seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra istifa etmişti.
Hague'dan siyaset dersi:
Sizi zafere taşımak isterdim. Ancak zaman, artık gelecekteki zaferler için çalışma zamanıdır. Başarılı muhalefet yaptık. Ancak parti olarak çoğunluğu ikna edemedik. Ben başbakanlık görevini yapabileceğimi çoğunluğa inandıramadım. Kimse partiden önemli değildir. 4 yıllık parti liderliği görevinin her anından zevk aldım. Ancak görevi bırakmanın zamanı geldi. Liderler için dinlenmek, partiler için de değişim önemlidir. İşçi Partisi, seçmenin kendilerine kuşkulu biçimde oy verdiğini unutmamalı.
Jan DEVLETOĞLU
|