  
Tony Blair Türkiye'de başbakan olabilir miydi?
Karacaoğlan der ki: "Cehennem yerinde hiç ateş yoktur / Herkes ateşini burdan götürür."
Halklar da bu müthiş dizelerdeki gibi kendi cehennemlerini kendileri yaratırlar.
Sandık başına gittikleri zaman bazı siyasetçileri ödüllendirdiklerini, bazılarını ise cezalandırdıklarını sanırlar ama aslında ceza verdikleri de kendileridir, ödüllendirdikleri de.
Doğru insanı seçmeyi beceremeyen ve her türlü aldatmaya açık olarak yaşayan halklar, çocuklarının bile hayatını karartacak bir cehhenem oluştururlar kendilerine.
Ve ondan sonra siyasi ve ekonomik krizlerle, hayat pahalılığıyla, istikrarsızlıkla uğraşıp dururlar.
***
İngiltere halkı tekrar Tony Blair ve İşçi Partisi'ni iktidara getiriyor.
Neden mi?
Cevap basit: Çünkü onlar İngiliz.
1215 yılından beri Magna Carta ile idare ediliyorlar.
Kraliyeti koruyarak demokratik rejim uyguluyorlar.
Dünyanın en muhafazakâr insanları olmalarına rağmen sanayi devrimi gibi yenilikçi atılımları başarabiliyorlar.
Ve en önemlisi; binyılın en büyük İngiliz'i olarak William Shakespeare adlı bir oyun yazarını seçecek kültür birikimine sahipler.
Bir Afrika kabilesi için Shakespeare, zayıf bacaklarıyla avlanmayı bile beceremeyecek bir zavallıdır ama İngiltere için binyılın en önemli İngiliz'idir.
İleri toplumlarda kalemin ve fikrin gücü çok önemlidir; geri kalmış toplumlara gittikçe elinde sopa ve silah tutana saygı artar.
***
Tony Blair İngiltere'ye devrim sözü verdi: "Herşey değişecek" dedi.
Gerçekten de herşeyi değiştiriyor: Kuzey İrlanda'ya tanınan haklar, İskoçya ve Galler'in kendi parlamentolarını oluşturmaları akıl alacak şey miydi?
Ya İngiltere gibi muhafazakâr bir ülkede, babadan oğula geçen lordluk kurumunu iptal etmek?
Bunlar, gerçekten de inanılmaz devrimler.
***
İngiliz halkı Tony Blair'i başbakan yaptı ama inanın bana; Blair eğer Türkiye'de politikaya girseydi ya hapsi boylar ya da üç gün içinde posası çıkarılırdı.
Seçmenimiz Clinton'a da aynı muameleyi reva görürdü.
Çünkü bu adamlar bizim geleneksel politikacı tipimize uymuyor.
Ayrıca gençlikleri de "Ne kokar, ne bulaşır!" örneği, bir köşede sinerek geçmemiş.
Bu yüzden medyamızın dile dolayıp, ıcığını cıcığını çıkaracağı gençlik çılgınlıkları çok.
Bizim seçmen ise kendisine lider seçmez; kızını verecek ideal damat tipi peşinde koşar.
***
Gazetelerimiz Türk halkının Tayyip Erdoğan'ı başbakan olarak görmek istediğini yazıyor.
Her üç kişiden biri Erdoğan'ın başbakan olmasını istiyormuş.
Arkasında çok güçlü bir basın desteği de var.
O halde neden olmasın?
Daha önce Demirel'lerin, Ecevit'lerin, Çiller'lerin, Yılmaz'ların arkasına nasıl düşüldüyse, üç beş yıl da bu politikacıya "Kurtar bizi dayı!" diye haykırılır.
Ne de olsa Tony Blair İngiltere'ye, Tayyip Erdoğan Türkiye'ye yakışır!
Sokağa çıkıp bakın: Hangisine benzeyen insanlar çoğunlukta?
İngilizler nasıl Tayyip Erdoğan'a benzeyen; onun zevki, bilgisi ve dünya görüşünde bir insanı kendisine başbakan yapmazsa, Türk milleti de Tony Blair'leri kendisinden uzak tutma konusunda eşsiz bir deneyime sahiptir.
|