Çeşme yerine Eşme!
Günlerdir temsili resimleri gazetelerde çıkan uzaylıların niçin Eşme'ye indikleri yazılıp çiziliyor..
Ama akla yatan bir cevap yok.
Acaba diyorum uzaylılar "teknik bir hata" nedeniyle yanlış yere mi indiler?.
Muhtemelen turistik Çeşme'yi seçtiler ama bilgisayarlarının programı Ç'yi görmediği için Eşme'ye ışınlandılar.
Çeşme onlar için doğru bir seçimdi.
Çünkü orada asla taşlanmazlardı!
ANAP'ın kendi kontenjanına giren bakanlar arasında yaptığı revizyon da benzer bir kaderin ortağı oldu.
Birinci istikrar programını toslatan hükümet, bedel ödemeden ikinci programı yürürlüğe koydu. Bu olacak şey değildi.
Hiç değilse bakanlar değişmeli ve "son şans" yeni bir ekiple kullanılmalıydı.
Toplumsal beklentiyi ilk ANAP cevapladı.
Ama alkış yerine tepki aldı.
Çünkü onlar da hedefi yanlış seçti!
Neden Tantan?
ANAP'lı Devlet Bakanı Keçeciler Yavuz Donat'a "Değişikliğin partimiz açısından izahının yapılmasında müşkilâtla karşılaşacağımız endişesindeyim" demiş..
Doğrudur.. Revizyon, yıpranmış ve kafa yapısı nedeniyle icraata zarar vermeye başlamış bakanları hedef almalıydı.
Oysa kamuoyundaki yaygın inanış, Tantan'ı bu çerçeveye koymuyor.
Halk onu, yolsuzluklarla mücadelenin lokomotifi görüyor. Tantan'ın gitmesiyle mücadelenin biteceğinden korkuyor. Öncelikle bu şüphenin yok edilmesi gerekiyor.
Yeni İçişleri Bakanı Yücelen ilk demecinde "Halkıma taahhüdüm, yolsuzluklar, terör ve uyuşturucuyla mücadele konusunda.. Sayın Tantan bu konuda önemli mesafeler katetti. Biz bayrağı daha ileriye götüreceğiz" dedi.
Madem ki Tantan başarılı oldu, niçin kendi deyimi ile rütbesi tenzil edildi?
Yücelen'in dün İçişleri Bakanı olarak yayınladığı mesajda bunun ipuçları var. Yücelen "Hukuka ve insan haklarına uygun bir hizmet" vaad ediyor.
Yani yolsuzlukla mücadelenin getirisini çoğaltmak amaçlı aşırılığa ve şova kaçan, Türkiye'yi "polis devleti" gibi gösteren uygulamaların biteceği işaretini veriyor.
İki görev var..
Bu hatalar maalesef yapıldı. Tantan da iyi niyetine rağmen toplumdaki "cadı avı" rüzgârına karşı koyamadı. Kendisi kazanırken partisi zarar gördü ve ipler koptu.
Şimdi, yolsuzluklarla mücadele eden bir adamın yok edildiği yargısı, kışkırtmalarla yaygın hale getirilecektir.
Bunu önlemenin ilk yolu, yolsuzluklarla mücadelenin, kişilere bağlı olmayan, hükümetin ortak iradesine dayanan bir icraat olduğunu göstermektir.
İkincisi de, Tantan'ı görevinden alan iradenin dayandığı gerekçeler konusunda halkı ikna etmektir.
Bu konuda Mesut Yılmaz ve Ecevit, hatta Cumhurbaşkanı Sezer borç altındadır.
Yoksa Eşme'ye inen uzaylı olurlar!