|
|
 |
| |
|
|

Erken öttük
Azerbaycan'ı ilk 45 dakikada oynadığımız futbolla yendik. Çok da zorlanmadık. Çünkü onların teknik kapasiteleri bizimki kadar değildi. Ama dün gece Makedonlar hem mücadele, hem de teknik kapasite olarak bizi zorladılar. 11'e 11 baktığımızda onların top yapan adamları bize göre daha fazlaydı.
İlk 45 dakikada bizim takımda Bülent, Okan, Abdullah, Oktay, Hakan Şükür yoklardı. Bunları kenardan gören bir teknik adam da yoktu. Özellikle orta alanda top yapamadık, oyun kuramadık. Defansta Bülent inanılmaz hatalar yaptı. Adamlar da skoru şip-şak 2-0'a getirdiler. Makedonlar zaman zaman bir, hatta iki kişiyle hücum ettiler. Biz 5 kişiyle onları tutmaya kalktık.
Makedonya Milli Takımı'nda oynayanlar tamamen kendilerini pazarlamak için mücadele ediyorlar. Grupta da iddialı değiller. Biz de diyoruz ki İtalya'ya, İspanya'ya, İskoçya, ingiltere'ye oynayan ve oynayacak futbolcularımız var.
Şenol havaya sokmuş
Okan, Azerbaycan maçında olduğu gibi, takımı eksik oynatan isimdi. Ona Hakan'la birlikte Rüştü de oynamama açısından yardımcı oldular. Rüştü gibi bir kalecinin o frikik topunu tutması değil, vurması gerekirdi.
2-0'dan sonra maça tamamen ağırlığını koyan ve oyunu değiştiren isim tek başına Emre'ydi. Mükemmel işler yaptı. Ona da bir tek Alpay yardımcı oldu. Ama aynı Emre yine lig maçlarında yaptığı gibi kendini artistik bir şekilde yere bıraktı, Azerbaycan maçından sonra ikinci sarı kartını gördü. Yani Slovakya maçında yok. Bunun da ayıbı Emre'nin değil, ona bizim ligde bu kartları göstermeyen Türk hakemlerinindir.
Azerbaycan galibiyetinden sonra başta Şenol Güneş'in gazetelere "Parçalarız, böleriz, dörde katlarız. Japonya'ya, oradan Kore'ye gideriz. Gerekirse aya, oradan Mars'a, Merih'e gideriz, hatta bir de Jupiter'e uğrarız" beyanatları futbolcuları da havaya sokmuş. Onlar da oynamadan kazanacaklarını zannettiler. 2-0 geriye düştükten sonra akılları başlarına geldi. O zaman da tren Haydarpaşa'dan kalkmıştı. 10 kişi kalan rakibe karşı bile nasıl oynayacağımızı bilemedik. İlk yarı rakibin penaltı beklediğimiz pozisyonda top rakibin eline çarptı. Ancak, kalecinin Alpay'ı indirdiği pozisyonda penaltı verilebilirdi. Alpay'ın ilk golünde ofsayt yoktu. Ama Alpay'ın ikinci golü net ofsayttı.
|
|
 |
|