  
E-5'te olay vardı!
Arkadaşların, yakınlarını askere uğurlayanlar giderek ölçüyü kaçırıyor, olayın boyutu çevreye rahatsızlık verme boyutuna varıyor... Klakson çalmalar... Aracın pencerelerinden nara atmalar... Elde bira yarı bellere kadar sarkmalar... Ve araçları yol ortasında durdurup trafiği keserek göbek atmalar...
Bir yere mi yetişmeniz gerekiyor; aldırmıyorlar... Ambülans mı geliyor; yol vermiyorlar... İkaz etmeye kalkanların üzerine yürüyorlar... Kısacası asker uğurlama konvoylarıyla karşılaşanlar perişan oluyorlar...
İşte Ümraniye'den Beşir Uslu'nun başına gelenler:
Beşir Bey, eşini memlekete yolcu etmek için Harem'e doğru yola çıkıyor... Göztepe katılımından E-5'e çıktığında 10-12 araçlık uğurlama konvoyunun arkasında kalıyor.. 5 araç yanyana şekilde yavaş yavaş gidiyor.. Geçmek mümkün değil... Camlardan sarkan eli bira şişeli gençler bağırıyorlar, slogan atıyorlar...
Acıbadem Köprüsü altına gelindiğinde E-5'i kapatacak şekilde araçları durdurup iniyorlar... Birden son sesine kadar açılmış teyplerden "Oy Nurcanım!" şarkısı duyuluyor... Karşılıklı oynamaya başlıyorlar...
E-5'te araç birikimi giderek artıyor... Ortalıkta bu rezalete müdahale edecek bir tek polis görünmüyor...
Bekleyen araç sürücülerinden hiçbiri ses edemiyor... Bir aracın direksiyonunda oturan orta yaşlı bir bey inerek "Bakın araçta yaşlı babam var... Hastaneye götüreceğim... Bana yol verin" diyor... Yol verme nezaketini göstermek bir yana iterek taciz ediyorlar... Hırslarını alamayıp, aracını tekmeliyorlar...
Peki kim bunlar?
Elde bira coşup Kadıköy'ü, Maltepe'yi, Kartal'ı, Pendik'i, Tuzla'yı Haydarpaşa Numune, Haydarpaşa Gülhane, Koşuyolu Kalp, Acıbadem hastanelerine, Harem Otogarı'na bağlayan, Boğaziçi Köprüsü'ne çıkan devlet karayolunu 45 dakika kesebilen bu kişiler bu cesareti kimlerden alıyor?
Bu cüreti nasıl gösteriyor?
Derbeder Hanedanlığı!
Kızılay'la ilgili iddialar bitmiyor... Her gün yeni yeni iddialar gündeme geliyor... Meclis Araştırma Komisyonu'nun raporuna göre, Kızılay'ın gedikli müteahhiti Derbeder Ailesi'nin kurduğu şirketler bugüne kadar ard arda onlarca ihale alıyor... Ve raporda Derbeder Ailesi'ne bağlı paravan şirketlerin ayrıcalığı gözler önüne seriliyor. Örnek mi?
Derbederler'e bağlı şirketler 1995 yılında girdikleri 24 ihalenin 23'ünü, 1996'da 19 ihalenin tamamını, 1997'de 21 ihaleden 18'ini, 1998'de 28 ihaleden 26'sını, 1999'da da 25 ihaleden 19'unu kazanıyor... Ve Meclis Araştırmaü Komisyonu'nun raporunda, şu tespitler vurgulanıyor:
"Çağan Medikal Ltd. şirketinin kurucuları Coşkun Derbeder ve Gülsen Derbeder olup hisse oranları yüzde 70 ve yüzde 30 dur. Karı koca olan bu şirket ortakları Ankara 20. Noterliği'nin yazısıyla şirketin yetkilisi olarak Gökmen Aslan'ı atamışlardır...
Formed Medikal Ltd. Şirketi'nin kuruluşunda ise şirket ortakları Haşim Derbeder ile yukarıda adı geçen Gökmen Aslan olup payları sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 25'tir. 1995 yılında yapılan hisse devriyle Haşim Derbeder yüzde 75'lik hissesini Gülsem Bel'e devretmiştir. Gülsem Bel, Haşim Derbeder'in kızkardeşi olup evlilik nedeniyle soy adını Bel olarak değiştirmiştir."
Meclis Araştırma Komisyonu Kızılay'daki bu hortumu raporla tespit edi yor ama bugüne kadar kimse "DUR" demiyor...
Tüketicinin sesi
* STAR 2000 MOBİLYA: Kadıköy'den Mustafa Kabaoğlu, Star 2000 Mobilya Mağazası'ndan parasını ödediği sehpayı haftalar geçtiği halde teslim alamıyor...
* GARANTİ BANKASI: İstanbul'dan Asiye Çiçek, Garanti Bankası'ndan kullandığı taşıt kredisini kapatıyor... Ruhsattaki rehini kaldırmak için ibraname almaya gittiğinde banka 10 milyon lira kağıt parası istiyor...
* AXA OYAK: Ankara'dan H.İbrahim Topaloğlu, 1999 yılında Alanya'da maddi hasarlı bir trafik kazası yapıyor... Karşı tarafın sigorta şirketi AXA, hasar bedelini Halk Sigorta'dan alacağına, 22 ay sonra Topaloğlu'na ödeme emri gönderiyor...
DENİZBANK: Antalya'dan Güven Efe, paraya sıkışınca Denizbank'a açtırdığı 500 dolarlık döviz hesabını vadesinden önce bozdurmak istiyor... Ama şube anlayış göstermeyip, "Vadeyi bozamayız" diyerek kestirip atıyor...
* RENAULT: İstanbul'dan Dr. Sinan Tüfekçi, 34 UN 6585 plakalı 2000 model Renault Clio marka aracı ile kaza yapıyor... Aracın ön tarafı büyük hasar görüyor, kendisi yaralanıp 1.5 ay rapor alıyor... Olayın ilginç yanı kaza sırasında "çift airbag"li olduğu söylenen aracın hava yastıkları açılmıyor...
Şeker Sigorta!
Kriz nedeniyle Mart ayı sonunda 3 hayat sigortası poliçemi iptal ettirmek için sigorta şirketlerine başvurdum... İki sigorta şirketinde işlemlerim kısa sürede tamamlandı, birikmiş prim ile nema bedelleri tarafıma ödendi... Ama 13 yıldır prim ödemesi yaptığım Şeker Sigorta'da işlemler bittiği halde 5 Nisan'dan bu yana paramı alamıyorum... HALUK HIRÇIN (İST.)
Delta Motorlu Taşıtlar!
10 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Fatih'te bulunan Delta Motorlu Taşıtlar firmasından 10 mart 2001 tarihinde teslim edilmek üzere 49 ay vadeli 2001 model Peugeout araç için 1508 sayılı sözleşmeyi imzaladım... Bütün maddi taahhütlerimi yerine getirmeme rağmen, aracımı hala alamadım... Kendilerine Gemlik 1. Noteri'nden 2 Mayıs 2001 tarihinde ihtarname çektim ama yine sonuç elde edemedim... KEREM SELÇUK (BURSA)
Serbest Kürsü
Kapkaç çeteleri!
Halkı canından bezdiren, hayatlarını tehdit eden kapkaççı ve hırsız çeteleri çok küçük cezalarla tekrar sokaklara dönüyorlar... Üçer-beşer kişilik gruplar halinde çalışıp, paramızı ve malımızı çalan, canımıza kasteden bu kişiler niçin suç örgütü olarak tanımlanmıyor... Ticaret Odası'na kayıt yaptırıp, Maliye'ye bildirimde bulunmaları mı lazım? Bir mahkeme olayı örgütlü suç olarak yorumlayıp ceza verse, emsal teşkil edecek ve her şey bitecek... YAVUZ BAŞ (Fatih-İST.)
|