  
Elif ve Peter'e mutluluklar!
Cumartesİ günü yapılan, Elif Sözen ile Peter Kohl'un nikah ve düğün töreni basının büyük ilgisini çekti. Aslında Elif ve Peter, üniversite sırasında tanışan ve bunu evliliğe taşıyan ilk çift değil. Bu oldukça sık rastlanan bir senaryo. Ancak damat eski Alman Başbakanı Helmut Kohl'un oğlu, gelin ise bir Türk kızı olunca, bu evlilik fazlasıyla konuşulmaya ve birbirini seven her çiftin alabileceği bu doğal karara çok fazla anlam yüklenmeye başlanıyor.
Elif Sözen, Robert Kolej'den sınıf arkadaşım. Okulda ve daha sonraki eğitim ve iş yaşamında da hep aklıyla, alçakgönüllüğü ve birikimiyle öne çıkmıştır. Bu yazıyı kaleme almaktaki amacım, düğünün detaylarını vererek sizleri heyecanlandırmaktan çok bu evlilikten ve izlediğim törenlerden çıkardığım bazı sonuçları sizlerle paylaşmak. Çünlü benim izlenimim, olayların daha çok duygusal boyutta yaşandığı doğrultusunda. Dolayısıyla, düğüne siyasi değil, kişisel bir açıdan yaklaşmak daha doğru diye düşünüyorum.
Simgeler elbette önemlidir. Düğün, Türkiye'den, Almanya'dan ve dünya medyasından ilgi görmüş olabilir. Ancak, törenler esnasında hem Sözen Ailesi, hem de Kohl Ailesi, her şeyden önce her ailenin bu gibi durumlarda hissettiği heyecan ve telaşı yaşamaktaydı. Yapılan konuşmalarda da bu heyecan ve duygu yoğunluğu ön plandaydı. Özellikle baba Kohl'un konuşmasını, pek çok kişi siyasi olarak algılasa da, ben bunu daha çok bir kayınpederin gelinini, onun ailesini ve onun toplumunu 'selamlama' mesajı olarak algıladım.
KÜLTÜREL FARKLAR...
Olayların büyütülmesinden ziyade, bu evliliğin anlamı aslında oldukça net: Burada zaten kendi yollarını çizmiş, hayatlarını istedikleri yönde sürdüren iki genç insandan bahsediyoruz. Aldıkları karar, cesaret istese de bu gibi durumlarda sevginin galip gelmesi kaçınılmaz. Dolayısıyla farklı dinlerden olmaları; Helmut Kohl'un ve kendilerinin de ifade ettiği gibi, ayrı bir kültür ve tarihte yetişmeleri, birbirlerine olan saygı ve sevgilerini azaltmıyor. Aksine, bu sevgi ve saygı, diğer zorluk ve endişelerin önüne geçiyor. Hatta, belki de bu zorluk ve endişeler bile önemsizleşiyor ve Cumartesi günü gözlemlediğim sentez ortaya çıkıyor: Değişik din ve kültürlerden gelen, birbirinin farklılıklarına saygı duyan, ancak ortak bir yuva kuran insanların oluşturabileceği sentezden bahsediyorum. Nikâh ve düğün törenlerini izlerken, yurtdışından ülkemize gelen misafirlerle konuşurken, bu tür sembolik olayların, ulusların ve kişilerin birbirlerini anlama ve bir arada yaşama içgüdülerini destekleyeceğini düşünüyorum.
Dünya gerçekten küçülüyor. Kültürel farklar, ayıran değil birleştiren özellikler olabiliyor. Yeni nesil, geçmişe oranla daha özgür kararlar alabiliyor. Elif ve Peter'e mutluluklar diliyorum.
|