kapat
28.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Garildi
 

'Türk-İş greve giderse Hazine çok rahatlar!'


Türk-İş ile süren görüşmeler sırasında Hazine kurmayları, Derviş'e "Keşke grev olsa. Taşkömürü Kurumu ve Demir Yolları'nda 100 trilyon tasarruf sağlar, bu para ile pancar paralarını öderiz" dileğinde bulunuyor
Ekonominin sorumluluğunu üstlenen, siyasetteki rolü sıkça tartışılan Devlet Bakanı Kemal Derviş, daha uzun yıllar gündemde kalacağa benziyor. Derviş'in tüm görüşmeleri doğal olarak merak uyandırıyor. Bunlardan en önemlisi hiç şüphesiz toplu sözleşme pazarlıkları idi. Sıkıntılı müzakere sürecinde öylesine ilginç konuşmalar oldu ki... Gelin, karşılıklı laf atmaya kadar uzanan bu diyaloglara bir gözatalım. Olayları bize nakledenler, bürokratlar ve sendika temsilcileri.

AKLA BAK!
Ücret zammı tartışmalarının kızıştığı günlerde Hazine kurmayları, işçi temsilcilerine dönerek, "Bizde en üst düzey maaş, ikramiye dahil 950 milyon lira. Günde 12 saat, haftada 6 gün çalışan bir işçinin ücret tavanı bizimle aynı olsun!" önerisinde bulunuyor. Bu öneriye işçilerin yaklaşımı ise "Sefalette değil, refahta buluşalım" oluyor.

Bir başka görüşmede, bürokratlar Derviş'e dönerek, "Sayın Bakanım keşke grev olsa. Sadece Taşkömürü Kurumu ve Demir Yolları'nda 100 trilyon tasarruf yaparız, pancar paralarını öderiz" diyor.

Derken iş, son tur görüşmelerde kilitleniyor. Derviş, hükümet ortaklarına direniyor ve şunları söylüyor:

"Bunu IMF'ye anlatamayız. Programı tavizsiz uygulayalım. Bu son şansımız. Başka alternatifimiz yok."

PAKETİ KİM DELSİN?
Yine sendika temsilcilerinden dinlediğimiz bir başka sözün ise "İstikrar paketinin delinmemesine özen gösteriyoruz. Ancak paket delinecekse buradan delinsin" yönünde olduğu ifade ediliyor.

Bürokratlar, kök ücrete zam yapılmasına karşı çıkınca, işçi temsilcileri ayağa kalkıyor ve "6 ay sonra programınızı görürüz" diyor. Bürokratlar ise "6 ay sonra bu program da çökerse bugün umduğunuz paraları da alamazsınız. Biz ne alıyoruz ki? İşçi ile memur arasında 2.6 kat gelir farkı oluştu?" diyerek tepki gösteriyor. Bu çıkışa, "Bize değil, amirine diklensene. Millet sokakta" yanıtı veriliyor.

İşte bu atmosferde, faturası itibarıyle beklenenden yüksek bir miktarda bağlansa da işçiler, iyimser tahminle bu yılsonunda yüzde 57.6 olarak gerçekleşmesi beklenen enflasyona karşın yüzde 32.2 zamla yetiniyor.

Hemen belirtelim 2000 yılında ortalama 562 milyon lira alan kamu işçisinin eline, yıl bitiminde ortalama 687 milyon lira, 2002'de 832 milyon lira geçecek.

Demirel: Beceriksizlik yüzünden krize girdik
Ekonomi ve siyasette hayli hareketli günler yaşanıyor. Bir yıl önce Çanka Köşkü'nden Güniz Sokağa çekilen, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, acaba ne düşünüyor? Demirel, geçtiğimiz hafta TOBB üyesi bir grup işadamı ile biraraya geldi ve bakın neler dedi:

"Türkiye, yokluktan değil, tam anlamıyla beceriksizlik yüzünden bugünkü kriz ortamına girdi. Bu ülke, varlık içinde krize sokuldu. Küçülmeyi, enflasyonun artacağını söyleyen bir programla güçlü ekonomiye geçiş vaadedilemez. Ben de sizler gibi şimdilik gelişmeleri izliyorum. Ne yapacaklarını bir görelim bakalım."

Bunları biliyormusunuz

Ankara sokaklarını boğalar basacak!
* TOBB Başkanı Fuat Miras'ın, Devlet Bakanı Kemal Derviş'le temas trafiğinde yaşadığı sorunlar üzerine işadamlarının, "Fuat Bey, Derviş'le görüşmek için tenis dersleri alacak" diye espri yaptıklarını,

*İTO Başkanı Mehmet Yıldırım'ın sivri dilinin başına dert açtığını, 10 milletvekilinin, Yıldırım'dan istediği tazminat tutarının 65 milyar liraya ulaştığını,

*ATO Başkanı Sinan Aygün'ün, besiciliğin öldüğünden şikayet eden üreticilere tepkilerini göstermelerini öğütlediğini, yakında Ankara sokaklarına 150-200 boğa salınmasının sürpriz olmayacağını,

* Kamu bankalarındaki ilk operasyonun Vakıfbank'ta başladığını, 9.600 olan personel sayısının 8.400'e indirildiğini, 30 şubenin kapatıldığını,

*Bu sıralar çok moda olan özerk kurulların ilk örneklerinden kabul edilen eğitimle ilgili bir kurulun başındaki yöneticinin, tasarruf tedbirlerine rağmen makam arabası ile 5 yıldızlı otellerin havuzuna gittiğini.

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır