kapat
27.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
A. SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )

Yeni döneme geçiş sancıları

Yeni programı değerlendiren ilk yazıda, Türkiye'yi büyük bir değişimin beklediğini belirtmiştik. Üç alanı özellikle vurguladık. Birincisi yapısal reformlar, ikincisi bütçe disiplini, üçüncüsü ise para politikası idi.

Her üçü de, başta siyasi kadrolar ve kamu yönetimi, toplumun tüm kesimlerini etkiliyordu. Davranışlarda köklü değişimler gerekiyordu. Ekonomiyi krize götüren eski adet ve yöntemlerin yeni dönemde sürdürülebilmesi mümkün değildi.

Dolayısı ile uygulamaya geçince, sorunların çıkması kaçınılmazdı. Dış yardım heyecanı ile soyut ifadelere evet denmişti. Ama program somut uygulamalara inince, verilen sözlerin sonuçları daha net ortaya çıkacaktı.

Hep böyle olur. Size gelen bir teklife ilke düzeyinde evet demek kolaydır. Ama bir süre sonra evetinizin fiiliyatta ne anlama geldiğini görmeye başlarsınız. "Yahu nereden çıktı bu şimdi?" diye isyan edersiniz.

Ama bir işe yaramaz. Kendinizi bağladığınız, okun yaydan çıktığı yavaş yavaş kafanıza dank eder. Aradaki süre çok sıkıntılı geçer. Yeni düzenin gereklerine uyum sağlamak zaman alır.

Türkiye için de öyle olacak. Niyet Mektubu onaylanalı henüz on gün oldu. İçerdiği değişimin sancıları derhal başladı.

Bütçe disiplini
Programın temel direklerinden biri kamu harcamalarının disiplin altına alınmasıdır. Bu zor olayın iki boyutunu ayırdetmekte yarar var. Bir: bütçede faiz dışı harcamalar kısılacaktı. Bunu geçen programda da yapmıştık.

İkincisi bir devrime tekabül ediyordu. Hükümetin bütçe dışında harcama yapması olanaksız hale getirildi. Halbuki 2000 yılında bile bütçe dışı harcamalar "görev zararı" şeklinde sürdürülmüştü.

İlk gerginlik kamu kesimi ücret pazarlığında yaşandı. Eskiden olsa hükümet sendikanın istediği zammı verirdi. KİT'lerin zararları artardı. Bütçeye yansıtılmadan geçiştirilirdi. Sonra bedeli kriz şeklinde ödenirdi.

Bu yöntem kullanılamadı. Hükümet işçi taleplerine karşı direnmek zorunda kaldı. Sonunda biraz taviz verdi. Fakat, böylece bundan sonra gelebilecek başka talepler için elindeki kaynak azaldı.

Aynı sorun buğday destek fiyatları için yaşanıyor. Eskiden çiftçinin istediği bir yolu bulunup karşılanırdı. Örneğin ek harcama TMO'nun ya da kamu bankalarının bilançolarında saklanırdı. Rakamlar büyüyüp kriz halinde vergi mükellefine geri dönerdi.

Şimdi bu yapılamıyor. Çiftçiye ek kaynak için mutlaka bir başka yerden kesinti yapmak gerekiyor. MHP için orta Anadolu kırsal seçmen çok önemli. DSP, memuru ve işçiyi ezdirmek istemiyor. Kaynak nereden gelecek?

Hükümetin bütçe dışı harcama olanaklarının kaldırılması ekonominin en basit gerçeklerinden birini nihayet ortaya çıkartıyor. Herkese kaynak dağıtmak mümkün değildir. Birinden almadan başkasına veremezsiniz. Gerginliklerin kısa dönemde ve kolayca çözülebileceği kanısında değiliz. Biri bitince yenisi çıkacaktır. Hem hükümetin hem de seçmenin bu yeni duruma alışması kolay olmayacaktır.

Para politikası
Benzer bir olay kur ve faiz için yaşanıyor. Türkiye son yedi yılını yüksek reel faiz ödeyip kuru istikrarlı tutarak geçirdi. Özellikle bankacılık kesimi bu politikadan çok yararlandı. Dövizle borçlanıp TL ile borç verdi. Ama yüksek faizler sonunda ekonomiyi çökertti. Bankaları da mahvetti.

Dalgalı kur rejimi bu süreci ters yüz ediyor. Artık kur riski var. Ülkeye "sıcak para" getirerek gene yüksek kâr elde etmek mümkün. Ama kur riskini almak gerekiyor. Pekala büyük zararlar da yazılabilir.

İzliyorsunuz. Tekrar kurda istikrar talepleri seslendiriliyor. Gene "yüksek faiz-yönetilen kur" modeline geri dönülmesi arzu ediliyor. Hatta Merkez Bankası'nın bile buna göz kırptığı anlamına gelebilecek işaretler geliyor.

Bizce eski para politikasına geri dönüş ihtimali yoktur. Ama bir süre böyle çalkantılı gideceği anlaşılmaktadır. Bunlar geçiş dönemi sancılarıdır. Gidilecek yer ise bellidir. TL faizleri düşecek, kur özgürce dalgalanacaktır.

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır