kapat
26.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
HAŞMET BABAOĞLU(hbabaoglu@sabah.com.tr )

Hepimiz ideoloğuz!

Bazen Teşvikiye'den Nişantaşı'na doğru yürürken...

Kimi kez geceyarıları İstanbul'un ücra köşelerine amaçsızca yaptığım yolculuklarda...

Bazen İstiklâl Caddesi'nin orta yerinde...

Şu sorular gelip yapışıyor beynime: Neden havadan sudan söz etmenin hafifliği "uçurmuyor" bizi? Neden hava kadar hafif, su kadar berrak olamıyoruz?

Neden aşktan söz etmek aşktan beter bir "suç tadı" bırakıyor damaklarımızda? Neden "inanmıyoruuuum!" diye bağırmak çok anlamlı geliyor da, sakin ve yalın biçimde "bilmiyorum!" demek yüzümüzü ferahlatmıyor, içimizi rahatlatmıyor?..

Çünkü hepimizin içtenliği "tam otomatik"; arzularımız ise "No frost!"

Çünkü zekâlarımız espriye, duygularımız sel olup akmaya ayarlanmış sadece...

Çünkü hepimiz ideolog olmuş çıkmışız.

Bütün delikleri, bütün gedikleri gündelik ve bağnaz inançlarla, kesin önyargılarla tıkanmış; bütün kapıları iri yarı korumalarla tutulmuş bir dünyada yaşar gibiyiz.

(Kuzey Koreliler bizden daha şanslılar. Çünkü ideoloji onlara "rejimin başı"ndan zerkediliyor. Kendi kendilerineyken rejim ne bilir, neye inandıklarını! Bizim durumumuz kötü; çünkü biz soğanın başından bile kesin "doğrular", mutlak yargılar çıkartıyoruz!)

Garip bir güvenlik duygusuyla kaçaklara, sızıntılara, kaçışlara, kopuşlara karşı önlem almaya çalışıyoruz.

Aman vatandaşlar kaçmasın..

Aman çocuklar kopmasın...

Aman sevgililer "yanlış anlamasın..."

Aman zararlı fikirler sızmasın...

Aman komşular duymasın...

Aman KAFAM KARIŞMASIN!..

***
Hepimiz ideoloğuz.

Çünkü boşluktan tiksiniyoruz...

Açık uçlardan, bakkal hesabını andırmayan bütün hesaplar, karmaşık gözüken bütün sorulardan korkuyoruz...

Eleştirmeye bayılıyoruz, ama eleştirilmek öldürülmek gibi bir şey...

Fikrimizin alınmasından doğalı yok bize göre; ama fikir alışverişi israf anlanına geliyor.

Hiç kendimizi aldatmayalım: İktidarı, muhalifi; devletlisi devletsizi; dindarı dinsizi; yukarıdaki aşağıdaki; içerdeki, dışardaki... Hepimiz aynıyız: Hepimiz birinci sınıf ideologlarız...

Çünkü açıklanmamış şeyler kalmasına dayanamıyoruz; bilmek için çaba göstermeye katlanamıyoruz; hayatın "boşlukları" asabımızı bozuyor...

Sağın solun tariflerinde ayrılıyoruz ama, bu yanıltmasın bizi; çünkü "iyilerin mutlak sağda, kötülerin mutlak solda" olduğu bir dünya düzeninde hemfikiriz.

Taş kesilmişiz!

Çünkü tam kıpırdamaya başlarken korkumuz başını kaldırıyor saklandığı delikten: "Aman bir aksilik çıkmasın da!"

Ee, o zaman da olmuyor; özgürlüklerimizi değil, "haddimizi" bildiriyorlar sabah akşam...

***
Önce canlanmalıyız.

Hayatımız medyadaki naylon "canlılık"tan daha canlı olmalı¥ Kıpır kıpır olmalı!

Önce sloganların sarhoşluğuna son vermeli; ayık kafayla sorular sormalı, yanıt bulamadığımızda bunun ilelebet sürmeyeceğini bilmeli, pencereleri dünyaya sonuna kadar açmalıyız...

Komik olacak ama, içimden seslenmek geliyor.

Haydi bakalım!

Dylan 60'ında
Geçen Perşembe Bob Dylan 60 yaşına girmiş, hiç aklımın ucundan bile geçirmezdim onun bu yaşa geleceğini... Hâlâ "canavar" gibi rocker, hâlâ özgün, hâlâ "yeni!"

Yeni yetmelik dönemimde en çok sesinin berbatlığından, detone filan olmaktan korkmadan içinden geldiği gibi şarkı söylemesini severdim. Sonra yavaş yavaş şarkılarına, şarkı sözlerine vuruldum. Ve "gitmeden önce bir fincan daha kahve istedim" sevdiklerimden..

BBC'nin "Dünyanın en büyük şarkı sözü yazarı" anketine baktım. Dylan %2 ile önde. Hakkı!.. Ama öteki "adamım" Jim Morrison %.5 oyla 7. sırada...

FISILTI
Göğsümü göğsüne bastır sevgili... Bu küfrümü iman diye kucakla!

MEVLANA

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır