|
|
 |
| |
|
|
Hüsran olmaz
Ligin ilk Kocaeli maçındaki yazımı hatırlıyorum; "Kefilim" dedim ve kefaletimi bugüne kadar sürdürdüm. Bu son Samsun deplasmanı bu saatten sonra F.Bahçe'ye hüsran olmaz. Koskoca Fener takımı bütün ülke insanını ayağa kaldırmış, ligler bitmeden tüm Fenerliler kendilerini şampiyon ilan etmiş, elbette aksini düşünmek yanlış olur.
Tabii futbolun kitabı yok. Ne zaman ne olacağı, sonuçlar önceden kestirilemez ama biz bu sene Mustafa Hoca'ya mı, Fenerli futbolculara mı, öyle güvendik ki ligler bitmeden şampiyon ilan ediverdik. Tersi olmaz diye düşünüyoruz. Hâlâ da öyle. Ola ki tersi çıkarsa, "Batsın bu dünya" derim.
Serhat'a güveniyorum
F.Bahçe'nin bu maçtan galibiyetle ayrılması şart değil. Samsun'dan şampiyon olarak dönmek için beraberlik bile yeterli. Ben bu maçta genç Serhat'a çok güveniyorum. Çünkü, F.Bahçe Mustafa Denizli'nin yıllardır kafasındaki hücum futbolunu bu maçta uygulamayacak. Mantık olarak galibiyetten ziyade kaybetmemeyi düşünecek. F.Bahçe'de dar alan oyuncusu çok yok. Revivo, Serhat var. Andersson'un da oynamadığını düşünürsek bir de Rapajç var. Serhat ceza sahası içinde, dar alandaki bireysel yeteneğini iyi kullanan bir oyuncu. Son Bursa maçında çok pozisyon buldu, şanssız ve beceriksiz olduğuna bakmayın. Bursa maçındaki pozisyonların yarısını bulursa, zannederim Samsun'da ayakları gol sesi verir.
F.Bahçe'nin orta sahası Lazetiç dinamosuyla iyi iş görmeye başladı. Bu oyuncuyu sezon sonuna doğru - ne yalan söyleyeyim - tutmaya başladım. Hele Bursa maçındaki Lazetiç'e tek kelimeyle "Bravo" dedim.
Fener'in Samsun'dan şampiyon dönmekten başka şansı yok diyorsak da, sakın ola ki hiçbir Fenerbahçeli futbolcu Samsunspor'u hafife almasın. Samsun'un taş gibi bir takım olduğunu, sahasında öyle kolay lokma olmadığını da kesinlikle kafalarından çıkarmasınlar.
|
|
 |
|