  
Devlet 2 milyar dolar kaybetmeye hazır mı?
Kimilerine belki az gelebilir ama Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde elektrik dağıtım ve santral işletme hakkı projelerini kazanan şirketlerin bu iş için harcadıkları paranın yaklaşık olarak 40 milyon dolar olduğu belirtiliyor. Doğrusu küçümsenecek bir rakam değil ama ihaleleri kazandıklarına göre 'değer' diye düşünüyorsunuz. Oysa durumun hiç de öyle olmadığı, Devlet Bakanı Kemal Derviş'e verdikleri raporlardan, çeşitli toplantılarda yaptıkları konuşmalardan ortaya çıkıyor. Çünkü beş yıldır ihalelere katılıp kazanan ve anlaşmalarını tamamlayıp özel hukuka uyarlanmış yatırımlar yapmak için de teknik ve ticari masraf ve emek sarfeden yatırımcılar, yakında haklarını kaybedecek. Öğreniyoruz ki, Ankara'da beş aydır devir hakları için imza attıracak bir tane dahi bürokrat bulunamıyor.
TÜSİAD eski başkanı olan ve yabancı şirketlerle ortak yatırımları bulunan Erkut Yücaoğlu ile konuyla ilgili sohbet ediyoruz. Yücaoğlu'na göre, elektrik ve enerji piyasasına geçiş yatırımlarının tümü iptal tehlikesiyle karşı karşıya. Çünkü yeni Elektrik Piyasası Kanunu'na göre 30 Haziran'da bütün projelerin tamamlanması öngörülüyor. Ancak şirketlerin işlemlerini bu tarihe yetiştirmeleri mümkün dahi değil. Aslında yatırımcılar vecibelerini Aralık ayında tamamlamış. Ancak beş aydır projelerle ilgili anlaşmaları tamamlaması gereken TEAŞ ve bu projelerle ilgili garantileri kesinleştirmesi gereken Hazine'den hiçbir işlem çıkmıyor.
Bunun çeşitli sebepleri olmalı diye düşünüyoruz. Yücaoğlu, Ankara'nın kısmen ekonomik krizi, kısmen de Beyaz Enerji Operasyonu'nu bahane ettiğini ve işlem yapmadığını öne sürüyor. İşletme devir hakkı sahibi olan yatırımcı şirketler Bakanlar Kurulu'nun kararnamesiyle resmen görevlendirilmiş olmalarına rağmen yatırımlarını ve işletme devir haklarını kullanamalarına bir türlü anlam veremiyor.
Yabancılar terkedecek
Peki bu durumda Türkiye ne kaybedecek diye merak ediyoruz. Erkut Yücaoğlu da kaybedilecekleri şöyle sıralıyor:
"Beş yıldır bu projeler için para ve emek harcayan yatırımcılar, şimdiye kadar yaptıklarını kaybedecek. Bütün bu projelere ciddiyetle girmiş olan yabancı sermaye Türkiye'den ayrılacak. Bu projeler sayesinde Türkiye'ye getirilmesi düşünülen proje kredilerinin hepsi devre dışı kalacak.
Bu projeler sayesinde devlete ödenmesi öngörülen işletme hakkı bedeli olan yaklaşık 2 milyar dolar da devlet kasasına giremeyecek."
Doğrusu Türkiye'nin hiç olmadığı kadar yabancı sermayeye ve özelleştirmeden gelecek olan gelire ihtiyacı olduğu bir dönemdeyken, TEAŞ'ın ve Hazine'nin 2 milyar doların gelmesini bir şekilde engellemesi bizi şaşırtıyor. Türkiye'nin parasal kayba uğrayacağı ortada. Bürokrasinin kilitlenmesinin hiç kimseye faydası olmayacak.
Kimi kızdı gitti
Bürokrasideki kilitlenmelere, çeşitli uygulamalara dayanamayan kimi yabancı yatırımcının Türkiye'yi çoktan terkettiği biliniyor. Total ve Electricite de France (EFD) bunlardan ikisi. Halen Türkiye'deki konsorsiyumlarda bulunan yabancı yatırımcılar arasında, Amerika'dan NRG, General Electric ve Howard Energy, İngiltere'den National Power ve Fransa'dan Snet yer alıyor.
Dava hazırlığı başladı
Türkiye'de yaklaşık 12 santral projesi ve 20'ye yakın da dağıtım projesi bulunuyor. Erkut Yücaoğlu, yabancı yatırımcının daha çok santral projelerinde yer aldığını ve santral projeleri için Türkiye'ye gelmesi planlanan kredileri hatırlatıyor. Şimdi 30 Haziran'a kadar bu projelerin bitirilmesi imkanı kalmadı. Yatırımcılar bu durumda ne yapacak diye merak ediyoruz. Yücaoğlu da bütün yatırımcı firma ve konsorsiyumların, Türkiye Cumhuriyeti Enerji Bakanlığı, TEAŞ ve ilgili kurumlar çerçevesinde dava açacaklarını söylüyor. Yani bir hukuk düğümünün içine girilecek. Kazanılmış haklarını kaybeden yatırımcı sırf devlet tarafı iş yapmadığı için projelerinden olacak. Üstelik harcanmış milyonlarca dolar da var. İşte bu nedenle dava açılarak hak aranacak. Çünkü devletin en üst katlarına kadar ulaşılarak sorunlar anlatılmış ancak yatırımcıları ve yatırımcılara kredi verecek dünya finans kurumlarını rahatlatacak ve kazandıkları hakları muhafaza edecek bir açıklama henüz yapılmamış. Belli ki, devlet yeni enerji kanunuyla tam özelleştirmeye geçmek istiyor. Dünya Bankası'nın yeni enerji kanunu modelini örnek almak istiyor. Ama ortada kazanılmış olan haklar var. İşte bu yüzden durum karışık. Yatırımcılar iddia ediyor ki, devlet hem para hem de zaman kaybedecek. İlerde bu santrallar tekrar özelleştirilmek istenirse ve tekrar davet edilirlerse bugün istedikleri Hazine garantilerini Türkiye'den yine isteyecekler.
|