kapat
20.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

Piyasalarda dolara fren dopingi

Hafta içinde piyasalar tarafından satın alınmayan iki gelişme oldu. Biri Merkez Bankası'nın dolar kuru tahminiydi, diğeri de bankaların ne zamandır istediği bonoların dövizli kağıtlarla değiştirileceğinin açıklanmasıydı. Gerçi bu konuda istek vardı, ancak Hazine soğuk baktığı için gerçekleşemiyordu.

*Merkez'in kur tahmini- Serbest dalgalanmaya bırakıldığı için Merkez Bankası'nın bir kur hedefi açıklaması beklenmiyordu. Ancak programın bir satırında cari işlemler dengesi dolar cinsinden verilince Merkez Bankası'nın döviz kuru tahmini bir gün sonra çarşamba günü ortaya çıktı. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş bunun bazı hesaplamalar için yapılmış bir tahmin olduğunu, bir hedef olmadığını açıkladı. Ama piyasalar bunu bir hedefmiş gibi algıladı.

Hafta içinde 1.150-1.100 aralığında seyreden dolar için yıllık ortalama 1.094 liralık bir kur tahmini yapılmış. Bu da dolar kurunun 2001 için yüzde 70 artışı demek. Bir başka açıdan yılsonuna kadar doların çok az artacağı anlamına geliyor. 2002 için tahmin edilen kur artışı yüzde 21, 2003 için yüzde 16. Gelecek yıllardaki kur artışı hedeflenen enflasyonla paralel. Hesapta olmayan bu kur tahmini, faizi hızla aşağı çekti.

*Döviz kağıdı sevinci- Çarşamba günü ikinci bir sürpriz daha geldi. Bakan Kemal Derviş, 5 katrilyonluk bononun döviz kağıtlarıyla değiştirilmesine imkan tanınacağını açıkladı. Dövizdeki açık pozisyonlarını kapatmak için şubat krizinden beri bunu isteyen bankalar, doğrudan döviz ödemeden 5 milyar dolarlık açık pozisyonlarını kapatma imkanı bulacak. Böyle bir karar kısa vadede kur üzerindeki baskıyı azaltıcı özellik taşıyor. Bir yönüyle de, konjonktüre güvenerek, ek olarak 5 milyar dolarlık daha pozisyon açmayı beraberinde getiriyor. Buna kur tahmini de eklendiğinde, sanki bankalara yeni bir açık pozisyon fırsatı verilmiş gibi oluyor. Bunu kullanıp kullanmayacakları, kullanırlarsa nasıl gizleyecekleri veya ilgili kamu otoritesininin ne diyeceği ise ayrı bir konu.

IMF anlaşması sonrası ortaya çıkan bu iki önemli ve olumlu gelişmeyi bankalar kâr etme baskısıyla satın aldı. IMF anlaşmasının yapıldığı salı günü bono faizleri 1.5 puan kadar düşerken çarşamba günü 8 puan birden indi. Perşembe gunü 5 puan daha düşen faizler cuma günü 6 puan geriledi ve 90'dan yüzde 70'e indi.

* Kontrol Merkez'de- Tabii bütün bu gelişmelerin göbeğinde de Merkez Bankası var. Kamu bankalarının fon ihtiyacını karşılıyor. Kamuya açılan kredi miktarı 7 katrilyon. Açık piyasa işlemleri 6 katrilyon. Fondaki bankaların elindeki düşük faizli kağıtları geri alıyor. Bu nedenle menkul değerler cüzdanı 16 katrilyona yükseldi. Gecelik faizleri düşürüyor. İnterbank oranlarını 10 puan indirerek yüzde 67'e çekti. Bankaların kendi aralarında pek işlem olmadığı için bütün piyasa, Merkez'in kontrolüne geçti. Zaten 13 banka kamunun elinde.

Bu gelişmelerle fonlama faizinin yüzde 67 olmasına karşılık bileşik faizi yüzde 70 olan bononun getirisi yüzde 53'e indi. Yani negatif fonlama geri geldi. Bankalar fonlamadan zarar yazmaya başlasa bile, kısa süreli trading kârını bırakmak istemiyorlar.

Bir de, faizler daha da inecek diye kimse satmak istemeyince, oranlar 2000 başında olduğu gibi paldır küldür düştü.

Bu sırada az da olsa yabancı işlemleri görülmeye başladı. Buna bağlı olarak dövizden faize geçişler oldu.

Gelişmeler elbette kuru etkiledi. Dolar değer kaybetti.

*Borsada durum- Niyet Mektubu iyi. Dış yardım tamam. Dolar düşüyor, dövizde oyun alanı kalmadı. Faizler hızla aşağı iniyor. Düşüşün kaymağı 2-3 günde yendi. 70'in altı yılsonu enflasyonuyla da pek uyumlu değil. 57 olarak hedeflenen enflasyonun orada çıkmasını kimse beklemiyor. Yaklaşık 10 puan üzerine koyuyor. Dolayısıyla 70'in altında bir faizde pek kâr marjı kalmıyor.

İşte böyle bir ortam, beklentisi bitmiş olan borsayı canlandırdı. İMKB Endeksi ilk yarıda gerilemesine karşılık son iki gündeki toparlanmayla haftayı yüzde 8.14 yukarıda bitirdi.

Bu havada borsa biraz daha yukarıyı deneyebilir. Şirket kârları düştüğü veya zarara döndüğü için tek tek hisse bazında belki pahalı ancak borsa, endeks olarak ucuz. Yani alışılmadık düzeylerde olduğu için ucuz olarak algılanıyor. Bir kaç haftayı içeren kısa vadede riskler oldukça az. Bu ortam spekülatörlere fırsat yaratabilir.

*Endeksin ortası nerede?- Almak isteyenlere de satmak isteyenlere de söylenebilecek bir şey yok. Çünkü 18 Ocak 2000'deki tepe noktası 20.677 yanlıştı. Sürdürülemedi. 22 Şubat'ta seans içinde 6.797'deki dip düzeyi de yanlıştı ki, endeks orada kalmadı. Bu durumda geriye tepe ile dip noktasının ortalamasını almak kalıyor. O da 13 binli rakamlara denk geliyor. Eh endeks de bunun kapısında zaten.

* Sonuç- "Büyük yükleri kaldırmak için onların ortasını bulmak gerekir" Goethe

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır