kapat
20.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )

Delgi zımbasının zimmeti...

Ne zaman delgi zımbası görsem, hep aynı şey gözümde canlanır. Liseyi bitirip ODTÜ'yü kazanmış ancak, o yılların ekonomik koşulları, hem çalışıp hem de okuyabileceğim bir fakülteye gitmemi zorunlu kıldığı için, kaydımı yaptıramamıştım. Aylar süren bir iş arayışından sonra, Maliye'nin memuriyet sınavını kazanıp, "vergi memuru adayı" olarak, Kırıkkale Vergi Dairesi'ne tayin edilmiştim.

İşe başladığımın ikinci günü, getirip bir delgi zımbası verdiler ve teslim aldığıma dair bir de imza attırdılar. 18 yaşındaki, acemi bir memur adayı olarak sormuştum;

- Niye, imza attığımı öğrenebilir miyim acaba?

- Bak, bu delgi zımbasını sana zimmetledik, onun için imzanı alıyoruz.

- Zimmetlemek ne demek?

- Bu zımba kaybolursa, sana hesabı sorulacak ve daha sonra yenisi aldırılacak...

Zimmeti öğrenmiştim. Akşamları gitmeden önce delgi zımbasını masamın üst çekmecesine kilitliyor, sabah gelince çıkartıyordum. Gün içinde, masamdan uzaklaşıp döndüğümde gözlerim delgi zımbasını arıyordu. Eğer birisi masamdan almışsa, gidip buluyor ve tekrar masamın üstüne koyuyordum. Çünkü, delgi zımbası zimmetli olduğundan benim için çok önemliydi...

Yıllar sonra, Maliye'den ayrılıp üniversiteye geçtim. Baktım, delgi zımbasını andıran olaylar devam ediyor. Örneğin;

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olan profesör arkadaşıma bir gün zimmet çıkarmışlardı. Olay şuydu; Fakülte'ye "bir damacana su" alınmış, parası da döner sermayeden ödenmişti. Yasalara göre bu suçtu ve soruşturmayı gerektiriyordu. Soruşturma sonucu, sucuyu görse belki tanımayacak olan Dekan suçlu bulunmuş ve bir damacana suyun parası kendisine "zimmet" çıkartılmıştı...

Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı olan bir başka profesör arkadaşım hakkında da soruşturma açılıp, savunma istenmiş. Sonuçta 20 milyon lira zimmet çıkartılmış. Zimmete konu suçu da çok ilginç; kendisinden önceki dekanın ölümü nedeniyle, kibrit kutusu büyüklüğünde bir "ölüm ilanı" verip, parasını da Fakülte döner sermayesinden ödettirmiş!.. Suçu buymuş...

Basından okudunuz, bir tepsi baklava çalana 9 yıl hapis, 1 kilo kıyma çalana 20 yıl hapis, gofret çalana da 4 yıl hapis, liste uzayıp gidiyor...

Demek ki, bir ülkenin yasaları virgülüne kadar uygulandığında, delgi zımbasının da bir damacana suyun da hesabı sorulabiliyor. Bir tepsi baklava ya da bir kilo kıyma çalana 9-10 yıl hapis cezası verilebiliyor. Peki, bu yasalar, ülkeyi yüz trilyonlarca, katrilyonlarca lira zarara uğratanlara, bunların işbirlikçisi olan ya da bildiği halde gözyuman bazı bürokratlara ve siyasetçilere neden uygulanmıyor ve bunlardan niçin hesap sorulmuyor? Kamuoyu, bu kişilere de hesap sorulmasını ve görevden alınmalarını bekliyor. Kaza oldukça, hep yeni arabalar vermek değil, bazen de şoförleri, yani başarısız bazı bürokratları ve bakanları değiştirmek gerekiyor. Bu arada, ülkede, insanların 10 bin lira daha ucuz ekmek almak için kuyruğa girdiği, işsizliğin çığ gibi büyüdüğü bir dönemde, bir sayın eski milletvekilimizin 2,5 milyar liralık "mutluluk çubuğu" taktırma giderinin, Meclisin bütçesinden karşılanması da, pek şık olmuyor...

100 doları kim aldı?
Asansörde üç kişi varmış;

Kusursuz erkek, kusursuz kadın ve Noel Baba...

Birdenbire yere düşmüş bir 100 dolar görmüşler.

Bilin bakalım, parayı kim almış?
Yanıt : Tabii ki kusursuz kadın. Diğer ikisinin gerçekte var olmadığını herkes biliyor...

Kayıtdışı ekonomiye köstek mi destek mi?

DünyanIn birçok ülkesinde, son bir yılda vergi oranları ve sigorta primi oranları aşağı çekildi. Uzmanlara göre, yüksek oranlar kayıtdışılığı teşvik ediyor.

Biz de ise tam tersi. Vazgeçtik oranların aşağı çekilmesinden, olduğu yerde dursa yine razıyız.

Son birbuçuk yılda SSK primine esas kazancın tavanı yüzde 467 artmış. Tabanı da yaklaşık yüzde 100 artmış. Geçtiğimiz hafta da, KDV oranları artırıldı.

- SSK kesintisi yüzde 300-500 artarsa, buna ilave olarak SSK müfettişlerinin denetim yetkisi de yasa ile kaldırılırsa, kayıtdışı istihdam artar mı, azalır mı?

- KDV oranları yükseltildikçe, fatura ve fiş pazarlığı artar mı azalır mı? Böyle olunca da kayıtdışı işlemler çoğalır mı, azalır mı?

Ne dersiniz sanki kayıtdışı işlemler destekleniyor gibi...

Haksız olduğun zaman yapacağın savunmaya güvenme.

Sokrates

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır