kapat
20.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )

Fonlar savaşı

Geçen gün Kıdem Tazminatı Fonu Yasa Tasarısıyla ilgili olarak yazdıklarım, aslında Türkiye'de yeni başlamakta olan bir savaşın ilk işaretini veriyordu.

Bu savaşa Fonlar Savaşı da diyebiliriz.

Biliyorsunuz, bugün birçok gelişmiş ülkede sigorta ve sosyal güvenlik fonları reel sektörün ihtiyaç duyduğu uzun vadeli fonların en önemlilerinden birini oluşturuyor. Ve bu fonların Türkiye'de de (eğer doğru kurulur ve iyi işletilirse) 10-15 yıllık bir vadede ekonominin en temel sorunu olan kaynak sorununa ciddi anlamda cevap olabileceği görülüyor.

İşte zaten kavga da bu noktada patlıyor.

Böyle önemli bir kaynağın "bekçisi" kim olacak? Suyun başını kim tutacak?

Şu anda mali olarak sıfırı tüketmiş olan devlet, büyük bir iştahla gözlerini yeni kurulmaya çalışılan fonlara dikmiş, bu kaynağı da nasıl "devletleştirebilirim" hesabı içinde. Toplum ise bu konuyu sadece çalışanların hakları açısından tartışıyor.

Neyse ki ülkemizde bu kadar dar görüşlü olmayan, fonların Türk ekonomisi için taşıdığı hayati önemin farkında olan insanlar da var.

Gerek özel sektörde, gerekse Hazine Müsteşarlığı'nda bu işle ilgili bazı kişiler, bu meselelere kafa yoruyor ve öneriler geliştiriyorlar. Bu konuda geçenlerde bana gelen bir mektubu (kendi görüşlerim saklı kalmak kaydıyla) özetleyerek aşağıya alıyorum.

"... Sizin dediğiniz gibi Kıdem Tazminatı Fonunun devlet tarafından değil özel sektör tarafından yönetilmesi taraftarıyız. Ayrıca bu konuya çözüm olabileceğini düşündüğümüz bir de teklifimiz var. Kıdem Tazminatı Fonunun, Özel Emeklilik Şirketlerince kurulacak fonlar tarafından yönetilmesini teklif ediyoruz. Bize göre altı ay sonra yürürlüğe girecek olan Özel Emeklilik Kanunu bu işe birçok açıdan çok çok uygundur.

1. Özel Emeklilik Fonları (ÖEF) uzun süreli fonlar olacaktır. Amacı çalışanların, daha doğrusu fonda hesabı bulunanların geleceğini güvence altına almaktır. Dolayısıyla genel anlamda kıdem tazminatının amacına da uymaktadır.

2. Çalışan zorda kaldığında hesabındaki paranın bir kısmını veya tamamını çekebilecektir. Önceden parasını çeken ile emekliliğini bekleyen arasında vergisel farklılıklar düşünülmektedir (vergi ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir).

3. Herkesin fona yapacağı ödemeler ayrı olarak takip edilecek, isteyen istediği zaman fondaki parasının miktarını öğrenebilecektir.

4. Fondan fona geçiş imkânı olduğundan, yani şirketi beğenmediğin taktirde değiştirme imkânı olduğundan, müşterisini kaçırmamak için bütün fonlar en iyi getiriyi sağlamaya çalışacaklardır. Rekabet ortamı, çalışanların parasının en iyi şekilde değerlenmesini sağlayacaktır.

5. Çalışan kendi primini öderken, işveren de isterse katkıda bulunabilecektir (gönüllü işveren katkısı). İşveren katkısının belli bir orana veya miktara kadar gider olarak yazılması dolayısıyla işveren tarafından vergi matrahından indirilebilmesi düşünülmektedir (henüz vergi çalışması tamamlanmadı).

6. Özellikle işveren katkısı kıdem tazminatı primine çok uymaktadır. İşverenin ödediği özel emeklilik primi (mesela çalışanın maaşının %'ü) kıdem tazminatı olarak düşünülürse, bir de buna çalışanın kendisinin ödemek isteyeceği miktarı ilave ederseniz, çalışan, gerçek anlamda, emekliliği veya kötü günleri için, rekabet ortamında çalışan, özel sektörce yönetilen ama devletçe denetlenen fonlarda para biriktirmiş olacaktır. Emeklilikte alacağı maaş ise SSK veya Emekli Sandığı'nın verebileceği miktarın çok çok üzerinde olacaktır.

7. Kıdem Tazminatının özel emeklilik fonlarına dahil edilmesi aynı zamanda bu fonların çok daha kısa sürede dünya ölçülerinde büyüklüklere çıkaracak, en azından ülkemiz özel emeklilik olayı açısından gelişmiş ülkeler seviyesine daha çabuk ulaşacak ve çalışan, gerçek anlamda emekli maaşı alacaktır.

Sonuç olarak söylemek gerekirse, yazınızda "işverenler biraraya gelip bu fonu kuramaz mı" dediğiniz olay, tüm altyapısı ile birlikte, rekabet ortamına açık, özel sektörce idare edilen, devletçe denetlenen, ödenen primlerin karşılığının alınacağı, herkesin kendi hesabındaki para miktarını görebileceği ve durumunu ona göre ayarlayabileceği, emeklilikte rahat ettirecek, yazınızda bahsettiğiniz problemlerin hiçbirini oluşturmayacak şekilde zaten oluşmuş durumdadır."

Bu öneriyi yayınlamaktaki amacım, serbest piyasa ekonomisine geçiş tartışmalarının karşılıklı slogan yarıştırma savaşı olmaktan çıkıp somut projeler üzerinde verimli tartışmalar haline gelebilmesi...

Ve sonuçta çok bağıranın değil, makul öneriler getirenin galip gelebilmesi...

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır