Yıl 1961 idi. Kitabın adını "Avare Kuşlar"* koydu. Kitap Güvercin'le 35 yıl sonra ikinci, üçüncü kez ulaşılacak zirvelerin çiçek tohumlarını taşıyordu.
Delikanlılık çağının cevherini yeniden kaleminin ucunda hissederek; uzak iklimlerin, o gün yaşasa, tam 100 yaşında olacak şairine tercüman olmaya koyuldu:
* Ey yol, kâh şuraya kâh buraya seyahat ede ede artık senden bana bıkkınlık gelmişti. Fakat şimdi beni nereye götürürsen götür, kendimi sana aşkla veriyorum.
*Sakin ol gönül, toz kaldırma. Bırak dünya sana gelen yolu bulsun.
*Eğer güneşi gözden kaçırdım diye gözyaşı dökersen, yıldızları da kaçırırsın.
* Ebedi yolcu! Benim şarkılarımda sen, kendi ayak izlerini taşıyorsun.
* Baştan aşağı mantık olan bir akıl, her tarafı yüz olan bir bıçak gibidir. Kullananın elini kanatır.
*Serçe, tavus kuşunun kuyruğundaki yükü görerek onun haline üzülür.
* Sonsuz'un şarkısında "zamandan hiç korkma" denir.
* Haksızlık yenemez, fakat doğruluk yenebilir.
*Büyük adam da, dünyaya bir çocuk olarak gelir; öldüğü zaman büyük çocukluğunu dünyaya bırakır.
* Ateşböceği yıldızlara seslendi: "Bilgin dedi ki, sizin ışıklarınız da günün birinde sönecekmiş." Yıldızlar hiç cevap vermedi.
* Dünya, ruhumu acılarla öptü ve karşılık olarak benden şarkı istedi.
* Düşünce, kendi kelimeleriyle beslenir ve boy atar.
*Bizim arzumuzdur ki, hayatın koyu buğusuna ve sisine gökkuşağının renklerini ödünç verir.
*Tanrım, senden başka her şeyi olanlar, senden başka hiçbir şeyi olmayanlara gülerler.
*Manası yanlış okunmuş veya yanlışa ayarlı kafayla sezilmiş gerçek, gerçek olmaktan çıkar.
* Ben, bu küçük dünyamda yaşıyorum. Onun en ufak zerresini kaybetmekten korkuyorum. Beni kendi dünyana çıkart ki herşeyimi rahatça kullanabilmenin saadetine ereyim.
*Yanlış, iktidarı artmakla hiçbir zaman doğru hale gelmez.
*Tam yaşayayım ki, Rabbim, ölüm bana tam uysun.
* Arkama yapışarak, ölümü güçleştiren şu; sanki yaşanmamış mazimden beni kurtar.
* Zirveye tırmandım ve şöhretin tatsız ve çıplak yüksekliğinde bir barınacak yer bulamadım. Yol gösterenim sen, henüz aydınlık sona ermeden, beni hayat hasadının "altın akıl" haline geldiği sessizlik vadisine götür.
*(Tanrım) Son sözüm bu olsun ki, senin aşkına inanıyorum.
* (Hilmi Yayınevi, İst., 1961 Fiyatı: 200 kuruş. S: 5, 7, 17, 28, 48)