|
|
 |
| |
|
Evliliği sarsan 6 cümle
Evlilikte sorunlar ekonomik ve sosyo-kültürel konuma göre değişiyor. Üst gelir grubunu kişilik çatışması, alt grubu ise ekonomik problemler zorluyor. Sarfedilen bir cümle kriz yaratabiliyor..
Birbirinin severek de evlenseler pek çok çift, kısa bir süre sonra bir anda mutsuz olabiliyor. Hatta çiftlerin birbirine sarf ettiği öyle sözler var ki tartışmayı bir anda tetikliyor. Psikolog Dr. Kerem Doksat, farklı gelir gruplarından gelen evli çiftlerin, sorunlarını çözmek için başvurduğu uzmanlardan. Dr. Doksat, çiftlerin genellikle 'kadının talebiyle' kendisine başvurduğunu söylüyor. İşte Dr. Doksat'a göre evliliği 'sarsan' cümleler...
1- Üzerimde otorite kurma!
Maddi olarak birbirine bağımlı olmayan çiftler arasında ilk sürtüşme, otorite kavgalarıyla başlıyor. Farklı kişilik yapısına sahip olanlar evlendikten birkaç yıl sonra 'kişilik uyuşmazlığı' yaşayabiliyorlar. Ardından paylaşım azalıyor. .Başarılı kadın ve erkek arasında cinselliğin de anlamını yitirmesinden sonra çiftler evliliği bitirme noktasına gelebiliyor.
2- Bu akşam yemeğe çıkacağım.
Üst gelir grubundaki eşler arasında ikinci sırada gelen anlaşmazlık kıskançlık. Hem kadın hem de erkeğin işi gereği çıktığı akşam yemeği 2 tarafı da rahatsız eder. Her ne kadar birbirlerine güvenseler de, eşinin "başkasıyla yemeğe çıkacağı" fikri, kültür seviyesi yüksek çiftleri çıldırtıyor. Çiftlerin bu durumda kendisini eşinin yerine koyması öneriliyor.
3- Çayım nerede kaldı?
Karısının da çalıştığını önemsemeyen erkeğin hizmet beklemesi, kadında "Ben senin uşağın mıyım?' tavrını yaratıyor. Tekrarında ise ilişkiyi yıpranıyor, mutsuzluk başlıyor, kaçınılmaz son boşanmada ilk adım atılmış oluyor.
4- Para getirmedim diye mi suratını asıyorsun?
Özellikle ekonomik krizin ardından yaşanan olumsuzluklardan biri de çiftlerden birinin işsiz kalması. Özellikle erkeğin işten çıkarılması ve birkaç ay işsiz kalması durumunda işin rengi değişiyor. Kadın, farkında olmadan üstünlük taslıyor, erkek alınganlık gösteriyor... Sürekli bir tartışma ortamı başlıyor...
5- Anneme her şeyi anlattım
Özellikle alt sınıfın yaşadığı karı-koca problemlerinin temelinde kadın ya da erkeğin yaşadığı sorunları anne, teyze gibi kendisine yakın bildiği çevresindeki kadınlara anlatması geliyor. Anlatılan her soruna karşı kafa karıştıran öneriler gelmesi evli çiftin birbirine karşı 'bilenmesine' ve evliliğin çıkmaza girmesine neden oluyor.
6- Söze gerek yok uyuşamıyoruz!
Gelir grubuna ve sosyo-kültürel yapıya bakmaksızın çiftlerin yaşadığı önemli bir problem de cinsel uyuşmazlık. Özellikle evlilikten önce cinsel deneyimi yaşamayan kadından, erkeğin fazla şey beklememesi gerekiyor.
EVLİLİĞİNİZİ KURTARMAK İÇİN
* İster iş ister ev kadını olun eşinizi asık suratla karşılamayın. Asık surat muhtemel bir tartışmayı tetikler.
* Eğer eve önce gelen erkekse, sıcak bir 'hoşgeldin' kadını da mutlu eder.
* Ev ya da çocuklarla ilgili herhangi bir problemi eşiniz eve girer girmez söylemeyin. Yemekten sonra 'eşref' saatini bekleyin.
* Erkekler, özellikle el, ağız ve ayak bakımının kadın için önemli olduğunu unutmamalı.
* Çiftler, sorunlarını karşılıklı konuşmalı, paylaşmalı.
* Çiftler birbirlerine kızmanın ve tartışmanın kolay yol olduğunu, bunun mutluluk getirmeyeceğini unutmamalı.
* Karı-koca sinemaya gitmek, dostlarla biraraya gelmenin yollarını aramak veya haftasonu pikniğe gitmek ilişkiyi yumuşatır, sorunların daha rahat halledilmesini sağlar.
Alper URUŞ
|
|
 |
|