Üç arkadaş..
Bu koalisyon, Türkiye'yi en azından sık sık hükümet bunalımlarına sürüklenmenin çalkantılarından kurtardı.
Kuruluşu, uzlaşma kültürünün bizim coğrafyada da yaşayabileceğini gösterdi.
Yapısal reformlarda ve yolsuzluklarla mücadelede imkânsız sanılan uzlaşmalar sağladı.
Üst üste gelen iki ekonomik kriz bile onları süpürüp götüremediğine göre ülke, hükümet boşluğundan doğan bir bunalıma kolay kolay düşmeyecek demektir.
Siyasetin hem yapısal olarak hem de aktörleriyle toptan değişmesi gerektiğine dayanan toplumsal özlemler, Kemal Derviş'le bir "kurtarıcı-kurucu" umudu buldu.
Yapılan her yeni kamuoyu araştırmasında Derviş'in puanı, bir önceki araştırmadan daha yüksek çıkıyor.
A&B Araştırma Şirketi'nin Nisan sonu itibariyle ulaştığı bulgular, bir parti kurduğu takdirde Derviş'e oy verecek olanların yüzde 51.7 oranına yükseldiğini gösteriyor.
"Kemal Derviş'e güveniyor musunuz?" sorusuna "Evet" cevabı verenlerin oranı yüzde 58.9 düzeyine dayanıyor.
Koalisyona garanti..
Bir koalisyon hükümeti, tüm ortaklarını tehdit eden bir unsuru göz göre göre barındırmaya rıza göstermekte birleşebilir mi?
Düz mantık bu soruya "hayır" diyor. "Hükümet gidici" diyenler de bundan etkileniyor.
Çünkü tehlike, en azından birini kaçma refleksine itecektir, değil mi?
Safariye çıkan üç arkadaş, karşılarına aslan çıkınca kaçmaya başlamışlar. Biri hemen koşu ayakkabılarını çıkarıp giymiş. Öbürleri:
- Aslan bizden daha hızlı koşar, ne işe yarayacak bu yaptığın?
- Doğru ama şimdi ben sizlerden daha hızlı koşabileceğim!.
Üçlü koalisyonun hiç bir ortağı için artık böyle bir olanak kalmamıştır.
IMF'ye giden ek niyet mektubundaki taahhütlere hükümet ortağı üç parti liderinin verdikleri garanti mektubu, siyasi istikrarın da garanti belgesi niteliğini taşıyor.
Ekonomik programa zarar veren bir oyun bozanlık sadece halk tarafından cezalandırılmayacak, müsebbibi olan lideri ve partiyi uluslararası siyaset ve finans dünyasında da "afaroz"a mahkum edecektir.
Bu hesap yapılacak..
Derviş'i Türkiye'ye getiren hükümet iyi bir iş yaptı. Ama kendi kaderini de belirledi.
Derviş, toplumda biriken özlemlerin savunucusu ve motoru konumundadır şimdi.
Reformlara muhalefetin örtülü eylemi olarak Kemal Derviş'e yönelecek her kötüleme, onu daha çok büyütecek, toplum onu daha fazla sahiplenecektir.
Devlet rantını paylaşmak üstüne kurulu siyaset ve partiler yapısı, artık devam edemez. Değişim isteyen toplum, Telekom yasası yüzünden Derviş'e yöneltilmiş iftiraları önemsememiştir.
Hükümet ortağı partiler ve liderleri herhalde şunu görmüşlerdir:
Derviş'le birlikte elde edilecek başarının kendi hisselerine düşecek payı, onu yemek sayesinde sağlayacakları çıkardan kat kat fazla olacaktır.
Tarih önünde de, yapılacak ilk seçimin sandık sonuçlarında da..