
Sorumsuzlar
Maalesef Galatasaray, Türkiye liglerindeki kısır ve zevksiz rekabetin içinde sıra takımı oldu. Ne ilke kaldı, ne güç, ne de ruh.
Dün akşam sarı-kırmızılıların yapması gerekenleri A.Gücü'nden izledik. Başkent ekibi, G.Saray'ın üstüne giderek öncelikle pas yapmasını engelledi ve rakibini kendi sahasına hapsetti. Kazandıkları topları sabırla pas yaptılar ve G.Saray'ı yorup oyundan düşürdüler. Teknik direktör (!) Lucescu ise kenarda oturmuş oyunu seyretmekten başka bir şey yapmıyor. Bu şartlar altında G.Saray, hücumda da doldur-boşalt yapınca gol atmak hayal oldu.
Sarı-kırmızılılarda futbolcular güçsüz. Herkes olduğu yerde pas istiyor. Bu da rakibin işini çok kolaylaştırıyor. Dün oyunun büyük bölümüne A.Gücü hakimdi.
G.Saraylı futbolcular Serkan'la Arif'in oynaması için Jardel'i dışladılar. Çok faydalı olabilecek bir futbolcunun böyle uzaklaştırılması G.Saray'a ihanettir. Bunun örneklerini de bu sezon bol miktarda gördük. Sadece G.Saray'da oynadıkları için değer kazanan bazı futbolcuların egoistçe davranmaları kulübü bu hale getirdi. Herkesin "Yıldız' dediği Emre ve Okan'ın uzun zamandır takımlarına faydaları yok. Sahada yerden kalkmıyorlar. O kadar acizler ki, G.Saray'a sadece zarar veriyorlar. Diğerlerinin de pek farkı yok.
Gelecek karanlık
Bütün bunların yanında G.Saray'ın asıl probleminin, Lucescu'nun sahadaki oyun sistemini çözemeyip, bu çocuklara güvenmemesi olduğundan artık eminim. G.Saray bu kadar kötü olmasına rağmen, şampiyonluğu kendi elleriyle F.Bahçe'ye ikram etti. Demek ki, 4 sene üst üste şampiyon olmak futbolcuları rehavete sokmuş. Bu taraftarlar için de geçerli. Takımları yenikken tribünleri yıkmaları lazım ama oturdukları yerde maç seyrediyorlar.
Demek ki, bir kan değişimi gerekiyor. Bu futbolcularla önümüzdeki sene şampiyonluğa oynamak bile çok zor. Zaten en az 4-5 tanesi gidiyor. Bunların yerine futbolcu alacak para var mı, o da yok.
Neresinden bakarsanız bakın, Galatasaray'ın geleceği karanlık.