|
|
 |
| |
|
Kara kanarya artık yok
F.Bahçe'nin unutulmaz hocası Didi'yi, kaptan Ziya Şengül anlatıyor: Galatasaray derbileri öncesinde "En kolay kazanacağınız maç" derdi
Brezilya'nın unutulmaz futbolcularından Waldir Pereira Didi, 28 Nisan'dan beri Peter Ernesto Hastanesi'nde verdiği yaşam savaşını kaybetti. Yoğun bakımda bulunan Didi'nin solunum yetmezliğinden öldüğü açıklandı.
Teknik direktörlük yaptığı yıllarda Fenerbahçe'ye iki lig şampiyonluğu kazandıran Didi'yi, aynı yıllarda takımın kaptanı olan yazarımız Ziya Şengül SABAH okurları için anlattı:
FRİKİĞİ O ÖĞRETTİ
Dİdİ, insan olarak büyük bir beyefendi ve inanılmaz bir futbol ustasıydı. Sahada yapılması gerekenleri çok iyi anlatırdı. Maçlardan önce sanki elinde cetvelle proje çizerdi. Maçı kaç-kaç alacağımızı bize söyleyecek kadar büyük bir futbol zekasına sahipti. Dönemin Başkanı Faruk Ilgaz'ın Didi'yi Türkiye'ye getirebileceğine kimse inanmamıştı. Çünkü gerçekten de inanılır gibi değildi.
Dünyanın en iyi orta saha oyuncularından biriydi. Futbol otoriteleri kendisinin frikik atışlarında 1 numara olduğunu söylerler. Bu özelliğinden Fenerbahçe'nin de yararlanmasını sağladı. Takım arkadaşlarımızdan Osman ve Cemil'i idmanlardan sonra 2 saat şut çalıştırırdı. Bu sayede bu iki arkadaşımız Türkiye'de özellikle frikik konusunda zirveye çıktılar. Şu anda çok moda olan dar alanda kısa paslaşmaları 1954, 1958 ve 1962 Dünya Kupaları'nda en iyi uygulayan bizim maestro Didi'ydi.
DERBİ ÖNCESİ MOTİVASYON
Dİdİ, Fenerbahçe'ye geldiği sezon Galatasaray üst üste üçüncü şampiyonluğunu kazandı. Hocamız, ezeli rakibimizin o dönemdeki şampiyonluk efsanesine de son vermeyi başardı. Bize Galatasaray derbileri öncesinde, "Sizin en kolay kazanacağınız maç bu" derdi. Didi'nin bu felsefesi sayesinde Fenerbahçe, Galatasaray karşısında sonraki yıllarda da öne geçmiştir.
İkili ilişkilerimize gelince; doğrusu pek anlaşamazdık. Ben takım kaptanıydım, o benim hocamdı. Canı sıkıldıkça beni kadrodışı bırakırdı. Hatta kamuoyu, "Didi ne zaman Ziya'yı kadrodışı bırakacak" diye merak ederdi. Üstelik ben o dönemin üst düzey futbolcularından biriydim.
Didi biraz vurdumduymazdı. İdman saatlerini bile unuturdu. Dereağzı'ndan Caddebostan'daki evine gider, "Maestro, idman 10.30'da. Şimdi saat 11.00" derdim. O da hemen Brezilya'nın renklerini taşıyan eşofmanlarını giyer, acele çıkardık.
Evet çok iyi anlaşamazdık belki ama yine de Didi-Ziya-Fuat (Saner) olarak bir üçlü olmuştuk.
Kendisine zaman zaman Pele'yi sorardım; "Onu Pele yapan sensin" derdim. O da bana "Ben Pele'nin tiyosuydum (Portekizce, dayısı). Ona her şeyi öğrettim. Bir tek frikik kullanmasını öğretmedim. O da bana kalsın diye" yanıtını verirdi.
Didi'nin, büyük başarılar elde ettiği Fenerbahçe'ye vedası üzücü oldu. Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Benfica'ya 7-0 yenildiğimiz maçtan sonra başkan Emin Cankurtaran, canı gibi sevdiği hocamızın görevine son verip, yerine Abdullah Gegiç'i getirmişti. Yani futbol acımasız yüzünü Didi'ye de göstermişti.
Maestro, şimdi damgasını vurduğu bu dünyadan göçtü. Bütün dünya futbolunun ve Fenerbahçe camiasının başı sağolsun.
Maracana'daki ilk golü o attı
72 yaŞInda ölen Didi, Fluminense, Botafogo, Real Madrid ve Sao Paolo takımlarında oynamış, 1954, 1958 ve 1962 Dünya Kupaları'nda Brezilya Milli Takımı forması giymişti. Bunların son ikisinde Dünya Şampiyonu olan takımın yıldızlarından biriydi. 1950 yılında açılan ve bugün bile "Futbol mabedi" olarak gösterilen Brezilya'daki Maracana Stadı'nda ilk golü kaydeden isimdi.
3 YILDA 7 KUPA
1972-75 yılları arasında Fenerbahçe'yi çalıştıran ve 1973-74, 1974-75 sezonlarında sarı-lacivertli ekibi üstüste iki sezon şampiyon yapan Didi, Fenerbahçe'deki üç seneye 2 lig şampiyonluğu dışında 2 TSYD Kupası, 1 Federasyon Kupası, 1 Cumhurbaşkanlığı ve 1 Başbakanlık Kupası da sığdırdı.
Didi, 1970 Dünya Kupası'nda teknik direktörlüğünü üstlendiği Peru'yu çeyrek finale kadar çıkartmayı başarmıştı.
Didi babamızdı
Onu anlatmaya kelimeler yetmez. Dünya futbolu için çok büyük bir kayıp. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbol yıldızlarından biriydi. Ayrıca çok iyi bir teknik direktör ve çok iyi bir ağabeydi. Fenerbahçe'de görev yaptığı 3 yıllık sürede bu camiaya çok büyük değerler kattı.
O dönem Fenerbahçe'de oynayan bütün futbolcular, insani değerlerin bir çoğunu Didi'den öğrendi. Çok değerli bir insandı. Hepimize babalık yaptı.
Fenerbahçe'deki teknik direktörlük döneminde de pek az kişiye nasip olacak başarılar elde etti. İlk geldiği sene ligde ikinci olmuştuk. Sonraki iki sezonda ise hem şampiyonluğu hem de bütün kupaları kazandık. Fenerbahçe, Didi'yle birlikte tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı.
Ağabeyim gibiydi
İsveç'e 1958 Dünya Kupası'na gittiğimizde sadece 17 yaşındaydım. Didi benim ağabeyim gibiydi. Futbol onun için portakal soymak kadar kolaydı. Ayağının dışıyla yaptığı vuruşlar ve düşen yaprak biçimindeki şutları mükemmeldi. Dünya futbolu çok önemli bir ismini, bir futbol kaşifini kaybetti.
ZİYA ŞENGÜL
|
|
 |
|