  
Bush'un "fırçası"
Hukuk devletinde, toplumsal yaşamın her alanında hukukun egemenliği geçerlidir. Hukuk devletinde kurallar, ilkeler herkes için vardır.
Kurallar, ilkeler bazıları için var bazıları için yoksa, bazen var bazen yoksa, hukuk devleti yok demektir. "Biraz hukuk devleti"ni artık dünya kabul etmiyor.
Ankara'daki gürültü patırtının arasına tekrar bir telefon dinleme skandalı karıştı. Bir süre önce yüzlerce vatandaşın; bazı parti, dernek ve sendikaların telefonlarının dinlendiği ortaya çıkmıştı. Son olarak ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a yakınlığıyla bilinen bir milletvekilinin, Cavit Kavak'ın telefonunun da dinlendiği açıklandı.
Bu olayın yankılarına, çeşitli resmi kişilerin tepkilerine bakıldığı zaman anlaşılıyor ki, telefon dinleme olayı "vaka-i adiye"den olmuştur, herkesin telefonu dinlenebilir, kimse de buna şaşırmamaktadır.
Bu ilk olay değildir. Daha önce de gazetecilerin, siyasilerin telefonlarının dinlendiği ortaya çıkmış, "telekulak" skandalları konuşulmuştu. Her olaydan sonra bir süre konuşulur, tartışılır, bazı davalar açılır, sonra mesele bir sonraki skandala kadar unutulur.
O kadar çok olay olunca da en başta kamuoyu kanıksamaya, sonra herkes alışmaya başlar.
'Biraz hukuk devleti'
Yasal olarak telefon dinlenmesi mümkündür. Savcılık, ilgili güvenlik biriminin isteği üzerine mahkemeye başvurur, yargıç olumlu karar verirse söz konusu şahsın telefonu "suç önlenmesi" amacıyla dinlemeye alınabilir.
Yasa vardır, ama bellidir ki bazı yetkililer, yasanın gereklerini yerine getirmeden telefon dinlemesi yapmaktadır.
"Biraz hukuk devleti" olunamaz. Ya hukuk devletisiniz ya da değilsiniz. Eğer hukuk devletiyseniz, telefon dinlemekle ilgili yasalar uygulanır, değilseniz uygulanmaz.
Hukuk devletinde yasalar karşısında herkes eşittir. Çeçen davasını dünyaya duyurmak amacıyla gemi kaçıran teröristlere, "davalarının anlamı" dolayısıyla "farklı muamele" yapmak hukuk devletinde suçtur. Aynı kişiler hapisten çıkar çıkmaz yeni bir terör eylemine giriştiklerinde, hukuk devleti ilkelerini çiğnemenin boyutu da ortaya çıkmıştır.
Utandıran bir 'fırça'
Çeçen davasını dünyaya duyurmak için otel basıp insanları rehin alan teröristlere bir kez daha "ayrıcalık" yapılacağının kuşkusu belirmiştir. Çeçen davası uğruna teröre başvuranlara "farklı" muamele yapıldığı zaman, PKK'lı teröristlere imkân sağladığı için suçladığınız ülkelerle aynı duruma düşmüş olursunuz. Bu durumun adı da "hukuk devleti olmamak"tır.
ABD Başkanı Bush'un, Başbakan Ecevit'e yazdığı mektupta Çeçen davası destekçilerinin otel baskınına değinerek "bu suçu işleyenlerin adalet önüne çıkartılmalarını bekliyoruz" demesi gerçekten utanç verici bir "fırça"dır. Diyor ki: "Siz yine hukuk devletinin gereklerini yerine getirmemek için bazı çabalar içinde gibisiniz. Sakın bunu yapmayın, hukukun gereğini yapın..."
Hukuk devleti olmak, toplumsal yaşamın her alanında hukukun tam üstünlüğünü sağlamak çok kolay değil. Ama bunu gerçekleştirdiğimiz zaman ne kadar rahat edeceğimiz de belli.
Utancımız, gerçek bir hukuk devleti olamamanın utancıdır.
|