kapat
11.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

IMF ve para tamamsa eksik ne?

Bankalar Kanunu tamam, Telekom Yasası da uzun uğraşlardan sonra Meclis'e sevkedildi. Dış dünyanın Türkiye'ye yardım için önkoşul olarak ileri sürdüğü iki önemli krıter yerine getirildi. Dolayısıyla Türkiye'nin IMF ile anlaşmasının önünde herhangi bir engel kalmadı. Bu durumda 15 Mayıs'ta 16 milyar dolara varacak yardımın IMF İcra Kurulu'da onaylanması beklenir. Anlaşma ve dış yardım tamam.

Bu durumda piyasaları tutucak yeni bir gelişme var mı? Ya da beklenti bittiğine göre artık borsada yükseliş tersine döner mi?

* 94'deki deneyim- Benzer eğilimler 1994 krizinde de yaşandı. Devalüasyonun ardından istikrar önlemleri alındı ve IMF ile anlaşmaya gidildi. Bunun tarihi 15 Nisan 1994. Borsa IMF anlaşmasını Mart sonundan itibaren satın almaya başlamış. İki haftada yüzde 58 prim yapmış. İMKB Endeksi 14.214'den 22.591'e yükselmiş. Anlaşmanın olduğu tarihten itibaren de beklenti gerçekleşti diye borsa düşmeye başlamış. Bundan iki hafta sonra 2 Mayıs'ta borsa 14.192 puana inmiş, IMF anlaşmasıyla aldığı puanları geri vermiş. Borsanın IMF anlaşmasını satın aldığı 22.500 düzeyini yeniden yakalaması ancak üç ay sonra mümkün olabilmiş.

* 2001'de durum- Bu krizde de borsa IMF anlaşmasını, daha açıkçası dış yardımın geleceğini satın aldı. Dış yardımın netleşmeye başladığı tarih olan 10 Nisan'dan itibaren İMKB 9.142'den yüzde 46 artışla 4 Mayıs'ta 13.328 puana çıktı. Bu hafta başından itibarende borsa bocalamaya başladı.

Şimdilik 15 Mayıs hala önemli bir tarih olarak duruyor. Kamu kesimi toplu sözleşmesinin kaderi bu tarihte belirlenecek. IMF anlaşması bu tarihte onaylanacak. Ancak bu onayın piyasaya etkisi çok kısa süreli olabilir. Bunun dışında piyasayı yukarı sürükleyecek yeni güçlü bir beklenti yok. Tıpkı 1994'deki gibi, IMF anlaşmasını izleyen önümüzdeki dönemde toplumu heyecanlandıracak ve borsayı sürükleyecek en iyi beklenti ekonominin yeniden canlanması ve U dönüşüne girmesi olabilir. Bunun için de, inşallah yaz ayları boyunca beklemek durumunda kalmayız.

* Sonuç- "Safranı kaynaktsan olur mu şeker, cinsine yandığım cinsine çeker" Türk Atasözü

Telekomdaki kayıkçı kavgası
Yani telefon lisanslarını Ulaştırma Bakanlığı mı verecek, yoksa Telekomünikasyon Kurulu mu? Her ikisi de devletin kurumu. Üstelik Telekomünikasyon Kurulu şimdiki bakan zamanında oluşturuldu. Ona rağmen lisans verme yetkisinin Kurula devrine haftalarca süren bir direniş gösterildi. Piyasaları kilitleyen, ülkenin gündemini işgal eden bu olayın asıl nedeninin lisans verme olduğu ortaya çıktı.

Telekomünikasyon Kurulu telekom sektörünü düzenleyen ve denetleyen siyasetten nisbeten bağımsız bir kurul. Onun için de siyasetçi elindeki bir yetkiyi daha bağımsız bir devlet kurumuna terketmek istemiyor.

Lisans deyince hemen akla üçüncü nesil görüntülü cep telefonları geliyor. Bu lisans öyle bir lisans ki, dünyada ihale rekorları kırıyor, Almanya ve İngiltere'de 50 milyar dolarlık bedellere ulaşabiliyor. Türkiye'de de üçüncü nesil cep telefonları lisansı iyi para edecek. Çünkü son cep telofonu lisansı 2.5 milyar dolar. Dünyadaki trend Türkiye'ye de devam edecek olursa, görüntülü cep telefonlarının değeri görüntüsüzlerin 4-5 katına ulaşabilir. İşte 2-3 sene sonra gündeme gelecek görüntülü lisans olayı için bugünden kavga verilmesinin nedeni bu. Para büyük olunca kavga da büyük oluyor.

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır