  
Yüksek dalga vergisi
"Böyle bir verginin adını ilk kez duyuyorum" diyen varsa, yakında ödeyince öğrenecek. Eğer birkaç gün içinde yetkililer olaya müdahale etmezlerse, 15 Mayıs 2001 tarihinde "yüksek dalga vergisi" ödenecek.
Vergi hem yükselip gerileyen dalgalar, hem de yükselen dalgalar için sözkonusu. Hatta durgun dalgalardan da alınıyor. İsterseniz, sizi fazla merakta bırakmadan bunları tek tek açıklayalım.
Firmanın 1 milyon ABD doları , vadeli alacağı var:
* 19 Şubat 2001'de 1 dolar 685 bin TL, alacağın tutarı ise 685 milyar TL
* 31 Mart 2001'de 1 dolar 1 milyon 20 bin TL, alacağın tutarı ise 1 trilyon 20 milyar TL
* 31 Mart 2001 itibariyle, döviz kurunun dalgalanması sonucu ortaya çıkan 335 milyar TL kur farkı,3 aylık geçici vergiye esas kazanç olarak beyan edilecek. Bu kur farkının ge-çici vergisi ise 83 milyar TL olarak , kuzu kuzu ödenecek. Örneğimizdeki 1 milyon dolar 10 milyon dolar olsaydı, 3 trilyon 350 milyar TL'nin, kur farkı vergisi ödenecekti.
* 15 Mayıs 2001'de ve sonrasındaki tarihlerde, dolar düşerse ne olacak?
Bu durumda, dolar kurundaki gerileme hiç gözönüne alınamayacak ve beyan tarihindeki değer değil, 31 Mart'taki yüksek değer esas alınarak geçici vergi hesaplanacak. Başka örnek verelim; 31 Mart 2001'de, 1 dolar serbest piyasada 1 milyon 230 bin TL idi Merkez Bankasının belirlediği değer de bunun aynısı olsaydı, 31 Mart'taki değer esas alınıp, 15 Mayıstaki kur gözönüne alınmadan, kur farkı kazancı hesaplanacaktı. Bu da olayın başka bir yönü.
Bir başka dalga
Döviz kurundaki ani patlama sonucunda döviz cinsinden borcu olanlar ya da kira ödeyenler de paniğe kapıldılar. Bu aşamada, bazı alacaklılar anlayışlı davranarak, borçlu firma ya da kiracı ile birlikte özel bir kur belirlediler. Doların kurunu 800-850 bin liradan sabitleyerek, alacaklarını ya da kiralarını tahsil etme yoluna gittiler.
İşte bu noktada başka bir sorun var. 31 Mart kuru olan 1 milyon 20 bin TL üzerinden alacağını değerlemek zorunda kalan, ancak daha sonra, örneğin Nisan ya da Mayıs ayında alacağını düşük kura sabitleyerek tahsil eden firma 31 Mart tarihi itibariyle yüksek kur üzerinden geçici vergi ö-demek zorunda kalacak. Bu da, yükselen dalganın ilginç vergisi. Şu anda, hükümet dahi kur poli-tikasını belirleyebilmiş değil. Böyle bir durumda dalgalanmaya bırakılan ve 31 Mart 2001'de dalgalanmakta olan ve sonradan da gerileyen kurları dikkate alarak geçici vergi almaya kalkış-mak, başka bir anlatımla; "Kazı bağırtarak yolmak" son derece hatalı. Bu işe bir an önce çö-züm bulmak gerekiyor.
Olay yukarıdakilerle bitmiyor. Hiç hareketsiz duran paranın da, vergisi var. Örneğin 1 Şubat 2001 de,şirketin kasasında ya da bankada 10 milyon doları vardı. Bugün 11 Mayıs 2001. 10 milyon dolar aynen duruyor.
İşte bu duran paranın da vergisi var. 1 Şubatta 1 dolar; 680 bin liraydı 10 milyon dolar da; 6 trilyon 800 milyar TL ediyordu. 31 Mart'ta 1 dolar; 1 milyon 20 bin TL. Bu durumda, 10 milyon dolarınızın değeri oldu 10 trilyon 200 milyar TL. 15 Mayıs'ta aradaki kur farkı, yani 3 trilyon 400 milyar TL kazanç olarak beyan edilip, 850 milyar TL geçici vergisi ödenecek. Nasıl iyi mi?
"Yüksek dalga vergisi" yani dalgalanmaya bırakılan dövizin kur artışının vergisi, acilen kaldırılmalıdır. Aksi halde bu dalga, ekonomik faaliyetleri ve yatırımları iyice geriletir....
|