kapat
11.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Kör düğüm..

Ekonomiyi canlandırmak uğruna yasaları delmek, ahlâk değerlerini yozlaştırmak sonucunu doğurur ki ilerde daha büyük belâlar açar..

Bu uyarıyı yıllar önce rahmetli Özal "Anayasa'yı bir kez delmekle bir şey olmaz" dediği zaman yapmıştım. O da beni çağ dışı fikirler savunmakla suçlamıştı.

Yolsuzluk soruşturmalarının yarattığı "cadı avı terörü" ülkeyi kilitlemiş durumdadır.

Evet, yolsuzluğun boyutları korkunçtur.

Meselâ İstanbul Esenyurt belediyesindeki imar yolsuzluğu soruşturması çerçevesinde ele geçirilen bir bant nedeniyle 14 belediye meclisi üyesi göz altına alındı.

Bantta, toplantıya başkanlık eden üye, imar tadilâtı isteyen bir jean fabrikasının önerisine tercüman oluyor:

"Plan tadilâtını kabul ederseniz önce 50 bin dolar veririm. Ruhsatı aldıktan sonra 50 bin dolar daha öderim.."

Bantta başka bir üyenin itirazı duyuluyor:

"Başkanım o para biraz az değil mi?."

Ölçüsüzlük kilitler
Rüşvetin Türkiye'de yarı resmi bir vergi halini aldığı ortada.. Siyasetçinin trenine "Benim memurum işini bilir" teşviki ile bürokrasinin de bindiğine, Enerji Bakanlığı'ndaki yolsuzluk yanında daha yığınla örnek var.

Bu rezaletlerin üstüne yürümek tabii ki yargının görevidir. Ama yaklaşım, tüm siyasetçileri ve bürokratları aklandıkları güne kadar hırsız saymak olmamalıdır.

Ne yazık ki böyle bir hava doğdu.

Bu durum da şimdi bir yandan ekonominin canlanmasını geciktirirken bir yandan da reformları tehdit ediyor.

Hiç bir bürokrat imza atmıyor. Çünkü görevini yapmayan memura ceza verilmiyor.

Jandarmanın bir gece kendisini evinden alacağı korkusuna yenik düşmüş memurları kurtarmak lâzım.

İşte.. Yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirilen enerji projelerinin işletme hakkı devir sözleşmeleri, Danıştay denetiminden geçtiği halde aylardır Hazine'den çıkmıyor.

Niye?. Çünkü Hazine'deki sorumlu kişi "İmza atayım mı?" diye sorduğu DGM savcısından cevap bekliyor..

Kaş yapayım derken
Başbakan dün "Gerekli yerde görev yapmaktan kaçınmak, yasadışı işlem yapmak kadar sakıncalıdır" dedi.

Söz doğru da tehdidi def etmiyor. Hukuk devletinin güvencelerini hem birey, hem devlet yararına işletecek garanti ne? Yok!

ANAP milletvekili ve eski bakan Cavit Kavak'ın da telefonlarının aylarca bir mahkeme kararı olmadan dinlendiği ortaya çıktı.

Sade vatandaşa bile reva görülmeyecek bir tecavüzün, dokunulmazlığı çiğnenerek bir parlamentere yönelmesi, yolsuzluk kadar vahim suçların işlendiğini kanıtlıyor.

Milletvekili ve bakan dokunulmazlıklarının daraltılması, yolsuzluklarla mücadelede hayati önem taşıyor. Ama bu örnek dururken, şimdi dokunulmazlık zırhını feda etmeye meclis üyeleri nasıl razı edileceklerdir?

Hem ekonomiyi düze çıkarmak, hem geleceğimizi yolsuzlukların çamurundan kurtarmak zorundayız.

Bu da cesur bir iktidar ve kişilik haklarına saygı konusunda bütün vatandaşlara güven veren bir yargı gerektiriyor.

Bu kör düğüm başka türlü çözülmez!

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır