Bu sözü geçenlerde Cemil Çiçek'ten duydum. "Türkiye'de sadece kayıt dışı ekonomi değil, kayıt dışı siyaset, kayıt dışı din de var" dedi.
"Kayıt dışı din" derken ne kastettiğini pek iyi anlayamadım. Söz verdi, bir müsait zamanda anlatacak.
Ama bu "kayıt dışı siyaset" deyimi çok hoşuma gitti.
Benzetme her bakımdan "cuk" oturuyor.
Kayıt dışı siyaset de, tıpkı kayıt dışı ekonomi gibi büyüdükçe büyüyor ve kayıt içi siyaseti öyle bir kuşatıyor ki, neredeyse tümüyle işlevsiz hale getiriyor.
Her ikisi de, kurumları erozyona uğratıp hukuku işlemez hale getiriyorlar. Her ikisi de, bazı çevreler tarafından "pragmatik" açıdan değerlendirilip "faydalı" bulunuyor. Oysa o "fayda"nın acısı her zaman fazlasıyla çıkıyor.
Kayıtlı ekonominin olduğu gibi, kayıtlı siyasetin kimi unsurlarının aynı zamanda kayıt dışı siyaset içinde de etkin rol oynadıklarını görüyoruz. Daha doğrusu görmüyoruz da, kuvvetle tahmin ediyoruz. Böyle durumlarda, (bu iki alanın kesişim kümesinde yer alan) bazı siyasetçilerin bazı tutumlarını yorumlayabilmek için, sadece kayıt içi siyasetin koşullarını bilmek yetmiyor. Kayıt dışında olup bitenler hakkında da spekülasyon yapmak zorunlu hale geliyor.
Durmuş saat bile günde iki defa doğruyu gösterir derler ya; kayıt dışı siyaset de zaman zaman doğru siyaseti savunabiliyor.
İşte böyle zamanlarda birçok insanın kafası iyice karışıyor. O anda izlenen siyasetin doğruluğuna kapılıp "kayıt dışı" oluşunu görmezden gelme eğilimleri ciddi biçimde güçleniyor.
Aslında yaptığı-ettiği, hangi tarihte neyi savunduğu kayda kuyda alınamadığından hesap da sorulamıyor kayıt dışı siyasetten.
En acısı da, ülke kayıt dışı siyasetin aktörleri tarafından yönetildiği halde, fatura, (tıpkı ekonomide olduğu gibi) hep kayıt içi siyasete çıkarılıyor. İşler kötüye gittikçe kamuoyu nezdinde itibar kaybeden, hırpalanan ve deyim yerindeyse artık "şamar oğlanı"na dönen göz önündeki siyasetçiler oluyor.
Kimbilir, belki de onlar, gerçek durumu, yani iktidar alanlarının gittikçe daralmakta olduğunu açık yüreklilikle ortaya koymamakla böyle bir haksızlığı hakediyor.