|
|
 |
| |
|
Ambargoyu kaldıran 'dostluk'
Ecevitler, Fahrunnisa Zeyd'in seramik sergisi resepsiyonuna katılarak, kurallarını bir 'dostla' kırdılar. Çünkü onları bu resepsiyona götüren güç, serginin sahibi ve onların okul arkadaşı Şirin Devrim'di....
Yıl 1944... Robert Koleji... Aynı arkadaş grubunda olan Rahşan Aral, Bülent Ecevit ve Şirin Devrim son sınıfta okuyorlar. Rahşan ile Şirin aynı zamanda sınıf arkadaşı. Şirin'in annesi, o sırada Iraklı bir prensle evli olan seramik ve resim sanatçısı Fahrunnisa Zeyd. Şirin, Rahşan ve Bülent'i annesiyle tanıştırır. Resim yapmaya okul yıllarında başlayan Rahşan ile şiir ve edebiyata düşkün olan Bülent, Farhunnisa Hanım'la zaman zaman sohbet etme fırsatı bulur. Bu sohbetlerle üç gencin arkadaşlığı daha da derinleşir.
ARADAN GEÇEN 30 YIL
Okuldaki güzel, neşeli günlerin ardından Rahşan ve Bülent evlenir. Bülent Ecevit siyasete atılır; kısa sürede yıldızı parlar ve CHP Genel Başkanlığı'na kadar yükselip, defalarca Başbakanlık yapar. Rahşan Ecevit ise Köylü Dernekleri Genel Başkanlığı, CHP Tanıtım Bürosu yöneticiliği gibi görevler üstlenerek, eşinin her zaman yanında olur. Bu arada Amerika'ya giderek tiyatro eğitimi alan Şirin Devrim, başarılı bir tiyatrocu olur. Ve yaşamını Amerika'da sürdürür... Aradan geçen yıllar içinde Ecevit çifti, Şirin Devrim'le bir iki kez karşılaşma fırsatı bulur. Ancak son 30 yıldır hiç görüşme imkanı bulamayan arkdaşların hasreti de büyür. Ta ki önceki akşam, Ankara Merkez Bankası Sanat Galerisi'ndeki resepsiyona kadar...
YAŞASIN ECEVİT...
Siyaset arenasında diğer siyasilerden farklı bir profil çizen, resepsiyonlara ve düğünlere katılmayan Bülent ve Rahşan Ecevit'in bu ambargosunu kaldıran güç de bu 'dostluk' oldu.
90 yaşında yaşamını yitiren Fahrunnisa Zeyd'in seramik sergisi resepsiyonuna katılan Ecevitler, sergide evsahipliği yapan Şirin Devrim'le 'resmiyeti bir kenara bırakıp' uzun uzun hasret giderdi.
Rahşan ve Bülent Ecevit'i defalarca öpen, Şirin Devrim bazen İngilizce bazen Türkçe, "Sizinle yeniden karşılaşmak ne kadar güzel" dedi ve Bülent Ecevit'e hemen bir hatırlatma yaptı: "Annemle ilgili ilk resim eleştirisini 1944 yılında sen yazmıştın..."
Devrim, Ecevitler'i uğurlarken araçlarının kapısına kadar götürdü ve sıkıca sarılarak öptü. Dostlarını yıllar sonra gören Devrim, var gücünle bağırdı: "Yaşasın Bülent Ecevit. Bin yaşa, bin yaşa..."
Mehmet ÇETİNGÜLEÇ
|
|
 |
|