Şampiyonluk işi averaja kaldı ya, şimdi ağzı olan konuşuyor. Herkes yıllar önceki A.Gücü-G.Saray maçını birbirine hatırlatıyor. Hani, Ankara'da oynanan ve 8-0 Galatasaray'ın üstünlüğüyle biten maç var ya. İşte o ünlü maç.
Önce bir hatırlatma yapmakta yarar var; Ankaragücü, Türkiye'nin en köklü kulüplerinden birisidir. Daima, dürüst ve örnek bir takım olmuştur. Hatır, gönül, adı ne olursa olsun hiç bir zaman şikeye bulaşmamıştır, bulaşmak isteyenleri de en ağır biçimde cezalandırmıştır. Ancak unutmayalım ki, dürüst camialarda bile zaman zaman çürük yumurtalar olmuştur.
Ve gelelim o ünlü maçın birinci perdesine.. Şaibeli mi, değil mi? Bu sorunun yanıtını en iyi, o dönem A.Gücü'nün kalesini koruyan Zalad verebilir. Hani, G.Saray'dan dört ilginç gol yiyen Zalad var ya işte o. Hatırlarsanız, kaleci Zalad'ı "Bu adam kör, topları göremiyor" diyerek kovan, ama asıl gerekçeyi hiçbir zaman açıklamayan Beşiktaş, 1993 de G.Saray ile şampiyonluk mücadelesi yapıyordu. Eğer Zalad, kalesinde devleşseydi, Beşiktaş'ın önü açılacaktı. Ama o kedi olmayı tercih etti. Hem de zengin evin kedisi.
Ünlü maçın ikinci perdesi de bir hayli ilginç. O tarihte Ankaragücü'nde oynayan bir çok futbolcu ile hala görüşüyoruz. Ne zaman, " Zalad'ın sorumluluğu ne kadar?" diye sorsam hep aynı yanıtı alıyorum, "Zalad'ı bırak, takımın üç ünlüsüne bak". Kimdir acaba bu üç ünlü ?