  
3 sihirli sözcük!
TÜRKİYE'nin sorunları sizleri korkutmasın... Ne doların 1.3 milyon liraya tımanması, ne özelleştirmenin yerinde sayması, ne esnafın kepenk kapatması ve ne de milyonlarca işsize yeni milyonların katılması...
Şunu bilin ki; bunların temelinde zorluklar, çözümsüzlükler bulunmuyor... Sadece ilgisizlik, adamsendecilik, vurdumduymazlık ve en önemlisi halktan kopukluk yatıyor...
Sokağa inin göreceksiniz; kimse sizlerden at, yat, kat istemiyor... Sadece üç sihirli sözcüğün garantisini bekliyor:
İş, aş, huzur...
*
Doktor gibi nabız tutun... Bedenin sağlıklı olup olmadığını anlamak için halkın gözlerinin içine bakın... Ondan sonra tercihinizi yapın:
Ağlayan gözler mi, gülen yüzler mi?
Aşsız sofralar mı, tok insanlar mı?
Ürkek bakışlar mı, dik başlar mı?
*
Halkın çektiklerini anlamak için; kendinizi emekli yerine koyun, 100 milyon liranın yarısını kiraya ayırıp, kalanı ile geçinmeye çalışın... "Çocuğum, eşim bugün iş bulabilecek mi?" diye kapılarda beklemeye alışın... Etle vedalaşın, tarhanayla tanışın... Çareyi değil, çaresizliği tanıyın...
Başarmak için dünü yok sayın, bugünden başlayın... Büyük reformları, büyük hedefleri bir kenara kaldırın... Reçetenize sadece 3 ilaç yazın:
İş, aş, huzur
Uyarıyorum, UYUMAYIN!..
İETT Genel Müdürü'ne
* TAKSİM Meydanı'nda hareket saatini bekleyen İETT otobüsleri motorlarını çalıştırır durumda tuttukları için duraklarda bekleyenler, gelip geçenler egzoz gazlarından zehirleniyor...
Emniyet Müdürü'ne
* KADIKÖY Halitağa Caddesi'ndeki Sümerbank'ın yan sokağını mesken tutan tinerciler, sabah ve akşam saatlerinde gelip-geçenleri tehdit ediyor... Çevre sakinleri korku içinde...
Belediye Başkanı'na
* EYÜP Ayvansaray'daki parkın içinde bulunan basketbol potaları kırılmıştı... Sağlam bir tek pota vardı, onu da söküp götürmüşler... Dilerim Eyüp Belediye Başkanı Ahmet Genç ilgilenir...
Elektrik Müdürü'ne
* ZEYTİNBURNU Nuripaşa Mahallesi Zübeyde Hanım Caddesi'nde aydınlatma lambaları uzun süredir yanmıyor... Bu da oto hırsızlarına imkan sağlıyor...
Tüketicinin sesi
* TUZLA'dan Uğur Durutürk, Has İnşaat'la bir daire için anlaşıp, 500 milyon lira kaporo veriyor... Ancak belediyeden bu binanın iskanı olmadığını öğrenince kaporosunun iadesini istiyor... Ama bugüne kadar parasını alamıyor...
* İSTANBUL'dan Emir Salman, aracını Universal Sigorta'ya kasko sigortası yaptırıyor... Bir süre sonra aracına hırsız giriyor ve eksper raporuna göre 460 milyon liralık zarar veriyor... Ama hasarı bugüne kadar ödenmiyor...
* GEBZE'den Alaattin Zırhlı, başkanı halen cezaevinde bulunan belediyenin toplu konut kampanyasına katılıyor... 1997'de temeli atılan konutların 18 ayda teslim edileceği söyleniyor... Tabii ki bu söz tutulmuyor..
* ANTALYA'dan Erdal Koyuncu, Zeytinoğlu Grubu'na bağlı Eskron Elektronik'ten bir bilgisayar alıyor... Taksitlerini halen ödemekte olduğu bilgisayar arızalanıyor... Garanti kapsamında olduğu halde bu tamiri yapacak servis bulamıyor...
İNSANLAR, OLAYLAR
Vali Erol Çakır
CÜPPELİ Ahmet'in Beykoz'daki külliyesi sonunda okul oluyor... İstanbul Valisi Erol Çakır, üniversitelerin kabul etmediği bu külliyeyi ilköğretim okulu ve lise haline getiriyor... Kısacası; irtica yuvası olmak üzere planlanan bu külliye kültür yuvası halini alıyor.. Ve önümüzdeki öğretim yılına yetiştirilmesi için çaba sarfediliyor... İstanbul Valisi Erol Çakır'ı yalnız 10 milyon İstanbullu'nun değil, bu ülkede yaşayan 65 milyonun önünde alkışlıyor ve kutluyorum...
Gazeteci(!) Tartan
MECLİS kulislerinin yasak bölge ilan edilmesini, gazetecilerin girmemesi için neredeyse dikenli tellerle çevrilmesini savunan bir tek milletvekili çıktı; ne yazık ki o da gazeteci kökenli Hakan Tartan... Parlamenterlerin büyük kısmı bu yasağı çağdışı bulduğunu açıkladı, DSP'li Tartan ise olayın doğruluğunu savunmaya çalışırken bence saçmaladı:
"Tiyatroların kulislerine girilebilinir mi?"
Tiyatro kulislerine tabii ki girilmez... Çünkü orası oyunu izlemeye gelen birkaç kişi dışında kimseyi pek de ilgilendirmez...
Ama Meclis için aynı şeyi söylemek, hele yasama organını tiyatroyla özdeşleştirmek bence çok büyük bir gaf... Kaldı ki; Tartan gibi gazeteci olan Uluç Gürkan, bu anlamsız yasağa tepki açısından "Bundan sonra milletvekili kimliğimi bırakıp, basın kartımı taşıyacağım" derken, Tartan'ın kalkıp bu yasağı savunması ve bununla kalmayıp bir zamanlar mensubu olduğu meslektaşlarını dedikodu yazmakla suçlaması en azından aslını inkarla gazetecilere hakaret etmek değil mi?
En büyük üzüntüm; İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ile Basın Konseyi'nin gazetecilere yönelik bu hakarete karşı susması...
Karayolları Genel Müdürü
Dinçer Yiğit
KARAYOLLARI Genel Müdürü Dinçer Yiğit, kendisini kurumun imkanlarını çıkarı için kullanmakla suçlayanları iddialarını ispata davet etmiş ve "Eğer bu iddialarını ispat edemezlerse toplumsal sahtekar ve ahlaksızdırlar" demişti...
Yiğit'in bu açıklamasının üzerinden yaklaşık bir hafta geçti, ama kendi tabiri ile toplumsal sahtekar ve ahlaksızlardan tek satırlık bir açıklama gelmedi...
Dün telefonla arayan Yiğit, "Anlaşılan; benim gibi dürüst bir bürokratı karalamaya kalkanların hiç değilse biraz olsun onurları ve yürekleri vardır zannettim ama yanılmışım" dedi... Toplumsal sahtekar ve ahlaksızlara duyurulur...
DOĞRU SÖZ
"Leh kralına da yardım gönderile! Para almaya alışan buyruk almaya da alışır.." Sultan 4. Murat
IMF yardımına bel bağlayanların dikkatine...
|