  
Türk Telekom: Bu iş gene olmayacak
Türk Telekom özelleştirilmesi konusunda varılan merhale bir uzlaşma değil, değişik bir çıkmazdır.
Uluslararası Para Fonu'ndan alınacak yeni kredininin olmazsa olmaz koşullarından biri olan Türk Telekom'un özelleştirilmesi yapılamayacak. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi ve askerlerin endişelerini gidermek için son birkaç gün içerisinde uzlaşma metnine konulan maddeler satışı imkânsız hale getirecek.
Telekom'a, oyunun aktörleri bir uzlaşma metninde anlaşsa da anlaşmasa da, geçtiğimiz kasım ayında olduğu gibi, alıcı çıkmayacak.
Askerin bilgi notu önemli
Bunun muhtelif nedenleri var: özelleştirilecek hissenin azınlık hissesi olması; sert kısıtlamalar getirecek olan "altın hisse" uygulaması; global telekom çevrelerinde Türkiye'nin kötü bir repütasyon kazanmış olması; ülkenin itici bir yatırım çevresine sahip olması.
MHP satışa doktrinel ve siyasi nedenlerle karşı çıkıyor. Aşırı milliyetçidir. Telekom gibi büyük istihdam ve para harcama yeteneğine sahip bir kuruluşu elinden bırakmak, siyaseten işine gelmez.
Genelkurmay ise Telekom'u ise "hayati milli güvenlik sorunu" olarak görüyor. Çünkü, yaygın olarak bilinmemekle beraber, Telekom yarı askeri bir kuruluştur. Genelkurmay'ın bu konudaki tereddütlerini içeren "çok detaylı bir not"u geçtiğimiz hafta Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt eli ile başbakanlıkta, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'a verildi.
Bu görüşmelerde ne konuşulduğunu bilen sivil bir kaynağın verdiği bilgiye göre Genelkurmay Başkanlığı, hükümete, "askeri telekomünikasyon sistemlerinin büyük bir bölümünün Türk Telekom çatısı altında olmasından dolayı kurumun özelleştirilmesinin sakıncalı olduğunu" söyledi. Özelleştirmenin bu sakıncalar giderildikten sonra yapılmasının uygun olacağını anlattı.
Asker ve sivilin kullandığı hat aynı
Kaynak, "İki sistemi (askeri ve sivil) birbirinden ayırmak için bir milyar dolarlık bir yatırıma ve iki senelik bir zamana ihtiyaç var. Hatta bu para ve zaman da yetmeyebilir. Bu olmadan Telekom'un özelleştirilmesi kolay değil," diye konuştu.
"Askerler Telekom'un özelleştirilmesini hayati bir milli güvenlik sorunu olarak görüyorlar. Askeri ve sivil telekom sistemleri iç içedir. Örneğin, 10.000 kilometrelik bir Telekom hattı askerler tarafından kullanılıyor, buna karşılık 50.000 kilometrelik askeri bir hat da aynı zamanda sivil amaçlarla kullanılıyor."
Bu endişeleri giderecek bir protokol yapılırsa askerler özelleştirmeye karşı rezervlerini kaldırırlar mı?
"Askerler, madem ki memleket Telekom'unu satacak duruma düşürüldü, o zaman satılsın; biz önünde durmayız, diyorlar. Ama önce güvenlik endişelerinin giderilmesini istiyorlar. Bu endişeler giderilecek olursa o zaman Telekom'u kim alır? Bu soru gündeme gelir."
Derviş, IMF gitmeden biliyordu
Neden bu sakıncaların ortaya atılması için IMF ile anlaşmaya varılması beklendi?
"Askerler yetkililere bunları özelleştirme lafı ilk ortaya atıldığında söylediler. Bütün bunlar, iki senden bu yana tekrar tekrar söyleniyordu. IMF'e söz verenler (Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'i kastediyor) söz vermeden önce biliyordu."
Telekomünikasyon endüstrisi kaynaklarından aldığımız bilgiye göre asker-sivil ulaştırma hizmetlerinin iç içe girmesine kısmen geçmişteki bazı uygulamalar neden oldu. NATO tarafından, Türk ordusuna, telekomünikasyon yeteneğini güçlendirmek için verilen bazı fonlar Telekom'a kullandırıldı. Sistem o kadar iç içe girdi ki neyin askeri, neyin sivil olduğunu ayırdetmek zor hale geldi.
Konuyu iyi bilen birisi bu durumu "büyük bir handikap" olarak niteledi: "Askeri telekom sistemlerinin birçoğu Türk Telekom binalarındaki teknik ekipmanlardan beslenmektedir. Veya Türk Telekom sistemleri ve askeri sistemler ya aynı binada veya aynı arazidedir. Bu ancak askeri TAFICS (ordu haberleşme sistemi) projesi ile kurtarılabilecektir."
Aslında işlem çok basit
Diğer bir telekomünikasyon endüstrisi kaynağı ise iç içeliğin kolayca sona erdirilebileceğini söylüyor.
"Bu iş o kadar kolay ki. Sattığın şirkete 'altı ay içerinde bu sistemi terkedeceksin,' diyeceksin, alternatif hat vereceksin, bak o zaman nasıl oluyormuş. Başka ülkeler sorunu bu şekilde aştılar. Başka ülkelerde de aynı sorunlar vardı. Hallettiler. Neden burada iki yıldır bekliyorlar, bu, sorun idiyse? Bu bir teknik sorun değildir. Milli güvenlik sorunu da değildir. Mantalite sorunudur. Bazıları Telekom'un satılmasını istiyor, bazıları istemiyor. Bu dünya görüşü ile ilgili birşey."
Bu aşamada ortaya çıkan en önemli soru IMF'in konu ile ilgili takınacağı tavırdır. Türkiye'ye ayrılan yeni kredinin serbest bırakılabilmesi için Telekom yasasının Meclis'ten geçmesi şart. Ancak Telekom özelleştirilmesi için pratikte elverişli bir çerçeve getirmeyen bu yasayı IMF tatminkâr bulacak mı? Bu bilinmiyor.
Düzeltme: Dünkü yazımda "Üstyapı" şirketi yazacağıma yanlışlıkla "Taşyapı" yazdım. Düzeltir, özür dilerim.
|