Tanrý razý olsun Hürriyet gazetesi yöneticilerinden! Kalkýp "Ben olsam" diye bir kampanya baþlattýlar ve yine takkemiz düþtü kelimiz göründü...
Dediler ki; "ülkeyi düze çýkaracak somut fikirlerim var" diye düþünüyorsanýz bu kampanyaya katýlýn; 20 kelimede önerinizi anlatýn...
Ve bir kez daha ortaya çýktý ki, yakýnmalarýmýz var da, fikirlerimiz yok!
Ortaya çýktý ki, "sallandýracaksýn ikisini, bak bir daha yaparlar mý"dan gide gide bir arpa boyu yol almýþýz...
Ortaya çýktý ki, siyasetçileri eleþtirenlere "senin önerin nedir?" diye sorulduðunda siyasetçilerin kýrk yýldýr tekrarladýðý sloganlardan baþkasý aklýna gelmiyor.
Dahasý...
"Somut öneri" denilen þey konusunda halkýmýz somut hiçbir fikre sahip deðil!
Hatta çok sýkýþýnca "þiirsel geyiðe" vuruyoruz lafý: Nasýl mý? Ankara'dan bir hanýmefendi'nin önerisi þöyle: "Hep beraber umuda yolculuk için bütün ulaþým araçlarýna rezervasyon yaptýrýrdým."
Birisi bütün ciddiyetiyle kamuoyunun önüne atýyor önerisini! "Türkiye'nin kurtuluþu eðitimdir!" Bravo!.. Gelmiþ geçmiþ bütün seçilmiþler, bütün atanmýþlar ayný kanaatlerini defalarca seslendirmediler mi, güzel kardeþim! Fakat iþ hep "Nasýl eðitim? Ne yolla eðitim? Hangi eðitim?" sorularýna verilen yanýtlarda týkanmadý mý?..
Hürriyet'in kampanya ilanýnda da Melih Cevdet Anday'ýn müthiþ þiiri var: "Sen þimdi ýssýz bir telgrafhane gibi/Durmadan sesler alacak/Sesler vereceksin/Uyuyamýyacaksýn/Düzelmeden memleketin hali/Gözüne uyku girmez ki..."
Uyuyamýyan bir vatandaþ dayanamayýp arýyor gazeteyi ve yazdýrýyor önerisini: "Baþbakan çýplak, diye baðýrýrdým!" Hay Allah!..
Bir baþkasýnýn çözümü de þu: "Ýnsanlarýn zihniyetini deðiþtirirdim!"
En somut öneri görüntüsü verenlerden biri þu: "Vurguncularý asgari ücretle çalýþtýrýrdým!"
(Ne olur bu somut fikrin "ülkeyi düze çýkarýp" çýkarmayacaðýný, tartýþýp asabýmýzý bozmayalým.)