Borsadan aldıkları banka hisseleri nedeniyle mağdur duruma düşen yatırımcı sayısı 36 bin. Bankalar Kanunu iki yılda üçüncü kez değiştirilmesine karşılık bu konu yine dikkate alınmadı. Kanun Taslağını hazırlayanlar banka sahiplerini veya devleti düşündüler ama sermaye piyasasını ve mülkiyet hakkını hiç dikkate almadılar.
Bunun üzerine SPK'dan rahatsızlık işaretleri geldi. "Banka hisselerine küçük yatırımcıların yatırım yapmaları engellenecek, sadece kurumsal yatırımcılar yatırım yapabilecek" haberi gerçi yalanlandı. Ama iş böyle giderse eninde sonunda yasaklama gelecek. Borsaya yeni banka da giremeyecek.
Çünkü banka hisseleri ile diğer hisseler arasında temel bir fark var. O da bilanço hazırlama.
Bilanço da yatırım stratejisinin temeli.
Oysa bankalar bilanço açıklama yönünden özel hukuk hükümlerine, yani Bankalar Kanunu'na tabi, Sermaye Piyasası'na değil.
* Bilançoyla aldatma- Şimdiye kadar da herhangi bir banka normal olarak zarar açıklamış değil. Bir güven müessesesi olması nedeniyle bu durumun sürdürülmesi açısından makyajlı bilanço açıklama sektörde yaygın. Bu yanlış bilançolar nedeniyle de SPK bankaları denetleme ve ceza verme yetkisine sahip değil.
Denetleyici otorite de, bir gün zora giren bankaya el koyuyor ve diyor ki "Bu banka batık, hisselerini bedelsiz olarak devralıyorum." Bu durumda sermaye piyasası yatırımcısı oluşan zarardan habersiz, aldatılmış oluyor. Bankalara el koyan BDDK, hissedarlar arasında ayrım yapamayacağını belirtiyor. Bazı hukukçular da batmış bir şirket için hissedarına ödeme yapılmasının hukuka aykırı olacağı görüşünde.
* Hissedara düşen- Bu durum karşısında hissedara kendisini aldatanlardan hesap sormak düşüyor.
Bunun için de etkili bir yol var.
Borçlar Kanunu 41. Madde diyor ki; "Gerek kasten gerek ihmal veya teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kemseye zarar ika eden şahıs tazmine mecburdur."
Yani mevzuata aykırı davranarak bir kişiye zarar verenler o zararı ilgili şahsa ödemekle sorumlu. Elbette talep edilmesi halinde.
Konu yeni kurulan Yatırımcıları Koruma Derneği'nin kendini isbatlamasına iyi bir fırsat olabilir.
Sermaye piyasası, yatırımcısının hakkını koruyamasa bile, genel hukuk korumuş. İhtiyaç duyulan madde Borçlar Kanunu'na konulmuş.
* Sonuç- "Hakikat insana aittir, yanılgı ise zamana" Goethe