|
Kanlı canlı TV tartışması
Telekom'un özelleştirmesini engellemekle suçlanan Öksüz, canlı yayına telefonla katıldı ve patladı. Öksüz günah keçisi haline getirilmesine ne kadar sinirlendiğini ve içerlediğini programa katılan konuklara gösterdi...
Öksüz ile yazar Gökçe muhabbetinde kulakları şu sözler tırmaladı; Hakaret etme... Etmiyorum.. Özürüne ihtiyacım yok... Tahsilin bir işe yaramadığını size bakınca anlıyorum... Üslubumu bozmayın... Bozun ne olacak ki...
Önceki gece NTV'de Kerem Alkin'in hazırlayıp sunduğu "Çıkış Yolu" adlı programı izleyenler, "Kanlı canlı" bir tartışmaya tanık oldular. Tartışmanın tarafları ise Yapı ve Kredi Bankası Yönetim Kurulu üyesi olan yazar Deniz Gökçe ile Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz idi.
Stüdyoda Deniz Gökçe ile cep telefon dağıtım şirketi olan Genpa'nın ortağı Zeynep Abidin Erdem, Türk Telekom konusunda dünya örneklerini de irdeleyerek tartışıyorlardı. Türk Telekom konusunda Öksüz'ün engelleyici bir tavrının olduğu yolundaki eleştiriler üzerine Öksüz, canlı yayına bağlanarak bazı konulara açıklık getirdi. Öksüz, gayet yumuşak bir ses tonu ile derdini anlattı ve "iyi akşamlar" diyerek yayından çıktı. Ancak Gökçe'nin eleştirilerine sinirlenmiş olacak ki, yayına ikinci kez bağlandı ve sonra televizyoncuların sevdiği şey oldu; Reyting artıran ve izleyicileri yerine çivileyen karşılıklı bir atışma başladı.
SONUÇ BEKLİYORUM
Öksüz: (İkinci kez bağlandı) Sayın Deniz Gökçe Bey, benim için '2000 yılı Kasım'ına kadar ne yaptı?' dedi. Öksüz, özelleştirme yapmaktan sorumlu bakan değil. Özelleştirme İdaremiz var. O kurum bir fiyat belirler, satış usul ve şartlarını belirler. Ulaştırma Bakanı'nın görüşüne başvurur. Ulaştırma Bakanı'nın itirazı varsa onları bir daha gözden geçirir. Ondan sonra bunu Bakanlar Kurulu'na gönderir.
Gökçe: Sayın Bakan bana bürokrasi anlatıyorsunuz, ben sizden sonuç bekliyorum.
Öksüz: Sayın Deniz Bey, dinlerseniz...
Gökçe: Siyasileri yıllardır dinliyoruz, sonucu görelim.
Öksüz: Efendim ben konuşmadım, mecbur kaldığım cevapları verdim. Hiç hücum hakkı da kullanmadım sizin gibi. Lütfen tartışmayı bozmayalım.
Gökçe: Sayın Bakan, yarım saat konuştunuz, dinledik sizi.
Öksüz: Bir dakika, işin adabını bozmayalım lütfen, dinleyin beni. Dinlemeyi öğrenin, ondan sonra konuşun lütfen.
Alkin: Sayın Bakanım, maddeler halinde toparlayabilirsek, lütfen...
Öksüz: 2000 yılının başında kanunu ben çıkarttırdım öyle mi Deniz Bey..
Gökçe: Telekom özelleşti mi?
Öksüz: Efendim özelleştirmeyi yapacak olan bakan ben değilim, onu iyi öğrenin.
Gökçe: Sayın Bakan, Bakan olmak hakaret hakkı vermiyor.
Öksüz: Hakaret etmiyorum. Bilmediğiniz...
Gökçe: Ben biliyorum bu konuları, siz öğrenmeden evvel de biliyordum. Lütfen vatandaşa saygılı olun.
Öksüz: Deniz Bey, lütfen araya girmeyin ve benim uslubumu da bozmayın lütfen.
Gökçe: Bozun, ne olacak ki..
Öksüz: Ben sizin uslubunuzla konuşmak istemiyorum, kendi uslubumla konuşmak istiyorum. Ama dinleyin lütfen. 2000 Kasım'ına kadar bu işi yapması gereken Özelleştirme İdaresi'nin benden geçen bir teklifi olacaktı. Benden geçmedi. Ulaştırma Bakanlığı'nı yok farzetti ve iptal edildi. İhaleye çıkıldı, yasa ihaleyi de, çıkılmış ihale şartnamesini de bozdu. Bunun ikisinde de ben yokum. Siz bunları nerden icat ediyorsunuz...
'2 yıllık bakanım herşeyin hesabını bana soruyorsunuz'
Alkin: Sayın Bakanım, maddelerle hemen toparlayalım lütfen Sayın Bakanım..
Öksüz: Lütfen, GSM ihalesini ben yaptım, dünya rekoru kırdım, dünya rekoru...
Gökçe: Teşekkür ettim, size programın başında teşekkür eden benim.
Öksüz: Lütfen sözümü kesmeyin.
Gökçe: Teşekkür ettim size.
Öksüz: Efendim, benim sizin teşekkürünüze ihtiyacım yok. Çünkü ilk defa biraz evvel 30 yılın birikimidir bu buhran dediniz, teşekkür ediyorum ben de size. Bir doğru söylediniz nihayet...
Bakın, 10 yıldır ben bakan değilim, 2 yıllık bakanım. THY'yi 10 yıldır ben mi özelleştirmedim. 2 yıllık bakanım ben, 8 yıldır Telekom'u ben mi özelleştirmedim. Ben mi önüne girdim. Yasa girdi yasa... Eğer hukuk yoksa iktisat bir işe yaramaz. Bak ben iktisat doktoruyum. İşletme bölümü mezunuyum, yöneticiyim... İyi kötü mürekkep yaladım, ama her ne hikmetse bu tahsilin hiçbir hayırı yokmuş okumanın. Bazı arkadaşlara anlatamadım...
Gökçe: Sayın Bakan, bu hiç iyi bir yaklaşım değil.
Öksüz: Bir dinleyin Deniz Bey, dinleyin.
Gökçe: Sizin yaptığınız doktorayı ben 12 sene Amerika'da öğretim üyeliği yaparak uluslararası olarak yaptım. Hiç bu şekilde girmeyin. Bakın vatandaşa konuyu anlatın. Referandum yapın, vatandaş bilsin, vatandaş önemlidir.
Öksüz: Tahsilin bir işe yaramadığını size bakarak öğreniyorum ben.
Gökçe: Sağolun, Allah razı olsun sizden.
Öksüz: Efendim özür diliyorum, ama bunu söylemesem anlaşılmayacaktı. Şimdi iyi anlaşıldı zannediyorum. Enis Öksüz bu işin önünde duvar olmadı, olmayacak. Yarın inşallah özelleştirme, hiçbir ilgisi olmayan konularda anlaşacağız, hepiniz rahat edeceksiniz, duam budur...
Enis Öksüz'ü kızdıran yazı
Enis Öksüz'ün, Deniz Gökçe'ye kızgınlığının arka planında Gökçe'nin Akşam Gazetesi'nde yazdığı yazılar yer alıyor. Nitekim Öksüz TV tartışmasında Gökçe'ye "Siz Guyana'ya gidip gelen gazetecileri döneklikle suçladınız. Yazınızı göndereyim. Onun için bugüne kadar işe yarar bir şey söylemediniz, hiç kusura bakmayın" dedi. Tartışma yaratan bir üsluba sahip Gökçe, söz konusu yazıda Öksüz'ün ikna yeteneğine! değinmişti. Önce olayı hatırlatalım: 2000 yılı Aralık'ında Öksüz beraberinde pek çok gazeteci ile 2 Türksat Uydusu'nun uzaya fırlatma töreni için Fransız Guyanası'na gitti. Gazeteciler gezi sırasında Öksüz ile yine gündemde olan Telekom meselesini bol bol tartışma imkanı buldular. Dönüşte ise aynı gazetecilerin Öksüz'e dönük aynı yazılarında belirgin bir yumuşama oldu. Hatta Milliyet Gazetesi yazarı Meral Tamer "Öksüz'ü eleştirmekle hatalı davranmışım. Pek çok konuda haklı olduğunu gördüm" dedi.
Bu yaklaşım ise Gökçe için eleştiri konusu oldu ve Öksüz'ü kızdıran şu cümleleri yazdı:
"Enis Bey parti başkanınla onbeş dakika konuşmuş ve ikna olmuş. Daha evvel konuşsa idi ya! Değerli basın mensuplarımız da bir Guyana seyahatine gittiler, hemen Enis Bey'e hak verdiler. Guyana seyahati olmadan ikna olamamışlar. Ne kadar kolay Türkiye'de fikir değiştirmek! Hükümetimiz bir dakikada tüm önceki yıl yapmadıklarını, onbeş gün içinde yapmaya ne de güzel karar verdi, fikir değiştirdi. Fikir değiştirmek kolay da bunu 10 milyar dolar tahribat olmadan yapsa idik ya bre gafiller! Sen çok yaşa Enis Hocam da, çok pahalı adamsın yahu! (24-12-2000)
"Enis Bey aileden öksüz ama millet de Öksüz'ün Telekom özelleştirmesinde ayak sürümesi ve direnmesi ile 'yetim', hatta bazılarımız 'şehit' oldu. Guyana'ya seyahate götürülenler farklı düşünebilir de bizim fikrimiz bu." (02-01-2001)
|