|
Cıngıllıoğlu eski bankasına talip
Bankacılık Yasa Tasarısı'na eklenen son düzenleme ile bankacılık yapma hakkına tekrar kavuşma ihtimali doğan Halit Cıngıllıoğlu, Demirbank'la ilgilendiğini açıkladı
Bankacılık Yasa Tasarısı'nda "kriz gibi olağanüstü koşullar nedeniyle bankaları batanlara yeniden banka sahibi olma esnekliği getirilmesi" Cıngıllıoğlu'na umut verdi. Dün CNN Türk'te Mehmet Ali Birand'ın "Manşet" programına katılan Halit Cıngıllıoğlu, resmen eski bankası ile ilgilendiğini açıkladı ve "Ben de Demirbank ile ilgileniyorum. Hatam varsa affola" dedi. Cıngıllıoğlu Holding'e ait Demirbank, Kasım Krizi'nde Ulusal Bank ise Şubat Kriz'inde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmişti.
Demirbank'ın Fon'a geçiş nedenini halen anlamadığını anlatan Cıngıllıoğlu, " Bizim suçumuz ekonomik programa ve öngörülen bütçeye uymaktır. Demirbank programın, bütçenin gerçekleşmesinde hükümete büyük katkıda bulundu" dedi.
6.5 MİLYAR $ BONO
Demirbank'ın piyasa yapıcısı bankalardan biri olduğunu anlatan ve programa destek için yüklü bono portföyü bulundurduğunu kaydeden Cıngıllıoğlu ana başlıkları ile şunları söyledi:
* Sadece Demirbank'ın elinde 5.3 milyar dolarlık bono vardı. Diğer bankalarımızla birlikte toplam 6.5 milyar dolarlık devlet kağıdı alarak programa destek verdik.
* Sonra "yükümlülüklerinizi yerine getiremiyorsunuz" diye gelip Demirbank'a el koydular. El konulduğu gün aslında mudilerimize ödeme yapamama gibi bir durumumuz yoktu. "Borcunu ödeyemez" varsayımı ile gelip bankaya el konuldu.
* Ben 27 yıldır bankacılık yapıyorum. İsterdim ki beni çağırsınlar bir konuşsunlar. Oysa bankama el konulduğunu, sabah bankanın garajına girerken eşimin telefonundan öğrendim.
* Merkez Bankası'nın asli görevlerinden biri piyasalara borç vermesidir. İstese açık piyasa işlemleri ile Hazine bonosu karşılığında borç verebilirdi, ancak maalesef Merkez Bankası "Tahvil karşılığında borç vermiyorum" dedi ve bu da el koyma gerekçesi olarak kabul edildi.
* Eğer devlet kağıdı almak riskse yeni yasaya bunu da koyalım herkes bilsin. Merkez Bankası kasımda likiditeyi kısmasaydı Kasım Krizi, ardından da Şubat Krizi yaşanmayacaktı. Şimdi Demirbank da bu piyasada olacaktı.
HATAM VARSA AFFOLA
* Demirbank'a el konulmadan önce çok büyük bir yabancı banka ile evlilik aşamasına gelinmişti. Halen bu bankanın Demirbank'a ilgisi sürüyor. Biz de ilgileniyoruz. Eğer 14'üncü maddenin üçüncü fıkrası netlik kazanırsa bu sektörde bankacı olarak yer almak istiyorum.
* Bürokratlar IMF'ye Kasım Krizi'nin ardından yazdıkları mektupta da olayı yanlış anlattılar. Demirbank'a yanlış elbise giydirmeye kalktılar. Demirbank yüklü miktarda Hazine bonosu satıyor' dediler. Oysa biz o sırada "faizler yükselmesin" diye bono alıyorduk.
* Demirbank'a el koyma hiçbir maddeye sığmadı. Ben bankacı olarak yetiştim ve bundan başka birşey bilmem. Kısmet olursa bu işi yapmaya devam etmek istiyorum, ben olmazsam çocuklarım bu yoldan yürüyecekler. Bir hatam varsa affola.
Umut veren düzenleme
Meclis'e gelen 4389 sayılı Bankalar Yasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı'na eklenen bir cümle, Cıngıllıoğlu için umut oldu. Tasarıda 4'üncü maddede yer alan bu düzenlemede, "Sermayenin doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 ve daha fazlasına veya bu oranın altında olsa dahi yönetim veya denetim kurullarına üye belirleme imtiyazı veren hisse senetlerine sahip olan ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıması şarttır. Kurucularda aranan nitelikleri kaybeden ortaklar ile Kurul'un iznini almadan pay edinen ortaklar temmettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamaz" deniyor ve Cıngıllıoğlu'na ışık yakan şu cümle ile devam ediliyor:
"Bu hüküm münhasıran hakkında 14'üncü maddenin 1 ve 2 numaralı fıkrası hükümleri uygulanan bir bankadan pay sahibi olmaları nedeniyle kurucularda aranan nitelikleri kaybeden ortaklar hakkında uygulanamaz".
|