|
İstediğiniz çizgiye geldik
Abdul Halim Haddam, "Öcalan'ın söylemlerinden yalnız Türkiye'de değil, Suriye'de de sorun yaratacağını anladık. Türkiye'nin yanında olduk" dedi
Beşar Esad'ın yardımcısı ve Suriye'nin ikinci adamı Abdul Halim Haddam gelişen ve kabuk değiştiren Suriye-Türkiye ilişkilerinin geçmişini ve bugününü SABAH'a değerlendirdi.
* İhracat yapmak isteyen Türkler, bankacılık reformlarının yapılmamasından şikayetçi. Türk ihracatçılar ne zaman Suriye pazarına girebilecek?
Bankacılık yasasını çıkarttık. Merkez Bankası yasası da çıkmak üzere. Suriye Lirası'nın serbest bırakılması yasası da yakında çıkacak. Böylece yabancı paraların Suriye'ye serbestçe giriş çıkışı sağlanacak. Özel sektörün banka kurması ve yabancı bankaların Suriye'de şube açması gibi ekonomik adımların atıldığını da söyleyebilirim. Türkiye sınırının uzun olmasından dolayı avantajımız var. Mal, hızlı şekilde ve düşük taşıma ücretiyle taşınabilir. Bu yüzden Türkiye'nin Suriye ile ekonomik ve ticari avantajı çok büyük.
ÇOK AZ SU ALIYORUZ
* Burada yapılacak yatırımlara, devlet garantisi verilmesi mümkün olabilecek mi?
Bu yönde bir çalışmamız var ama daha tartışma aşamasında. Bu garantilerin bütün yatırımlar değil de toplumun ve ülkenin gelişmesine ve kalkınmasına ciddi katkısı olacak büyük yatırımlara getirilmesi tartışılıyor.
* Su meselesi iki ülke arasında ciddi sorunlara neden olmuştu. Şu anda bu konuda sorun var mı?
1987'de Türkiye ve Suriye arasında imzalanan antlaşmanın belirlediği su miktarının çok altında su alıyoruz. Bu rakamı söylemek bile istemiyorum. Bunu problem yapmadık ama, Türkiye'nin bugün GAP çerçevesi içinde uyguladığı su politikası hem uluslararası hukuka hem de uluslararası antlaşmalara aykırıdır. Çünkü Suriye'de ve Irak'ta çok büyük toprak alanları Fırat sularından besleniyor. Dolayısıyla Türkiye'nin Suriye ve Irak'a bırakması gereken su bırakılmazsa bu toprak alanlarında yaşayanların yaşamı tehlikeye girecek. Herkesin su hissesi net şekilde belirlenmeli, Suriye-Irak ve Türkiye bir anlaşma yapmalı. Biz de Suriye'ye gelecek suyu biliriz ve bu çerçevede planlarımızı ve yatırımlarımızı yaparız.
SORUNUNUZ SORUNUMUZ
* Ortadoğu'nun geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Durum şu anda çok gergin. Bunun da nedeni İsrail'in altına imza attığı antlaşmaları reddetmesi ve barışı kabul etmemesi. İsrail'in bu politikalarını sürdürmesi durumunda bütün bölgedeki güvenlik ve istikrarın tehlikeye düşeceğini söyleyebilirim.
* Suriye Abdullah Öcalan ile ilgili geçmişteki tutumunu değiştirdi mi?
Öcalan, Türkiye'nin söylediği gibi 15 yıl Suriye'de kalmadı. Gidip geliyordu. Bu gidiş gelişlerin bir kısmını biz bile bilmiyorduk, farklı pasaportlar kullanıyordu. Öcalan ve PKK, Suriyeli Kürtler'i de örgütlemeye çalışıyordu. Söylemlerinden yalnız Türkiye'de değil, Suriye'de hatta Irak ve İran'da da problem yaratabileceğini anladık. Türkiye'ye zarar gelmesini istemediğimizi söyledik. Türkiye'deki PKK olayından çıkar sağlayanlar bunu anlamak istemediler.
* Su sorunu baskı oldu mu PKK'yı desteklemenizde?
Hiçbir şekilde Türkiye'nin su kartını bize karşı kullanması, bizim de tepki olarak başka kartlar öne sürmemiz sözkonusu olmadı. Türkiye'de yaşanacak her olumsuzluk gerek Suriye gerekse diğer Arap ülkelerine olumsuz yansıyacaktır.
1998'de yaşanan son Türkiye-Suriye gerginliğinde biz Türkiye'nin zararını isteseydik ipleri daha da gerebilirdik. Ama bundan kim karlı kim zararlı çıkar bilinmezdi. Türkiye'nin istediği çizgiye geldik. Öcalan'ın bir daha Suriye'ye girmemesi kararını aldık.
BURAK KARA
|