kapat
08.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

İki yılda üç kanun değişikliği

IMF yardımı için en önemli kriterlerden biri olan Bankalar Kanunu daha 1.5 yıl önce değiştirilmişti. Ondan 6 ay önce de ilk değişiklik yapılmıştı.

İki yıla bile varmayan bir sürede aynı kanunda üç değişikliğin nedeni ne acaba? Kanun değiştirerek sorunları çözüyor muyuz, yoksa büyütüyor muyuz? Her değişiklikten sonra bankacılık sorununun giderek büyümesine bakılırsa yanıt olumsuz.

İnşallah bu değişiklikten sonra sorun küçülmeye başlar. Çözüm yoluna girer.

Ancak kamuoyuna yansıdığı kadarıyla yeni kanun değişikliği sektörün sorununa çözümden çok yerli özel bankaları cezalandırmayı hedefliyor. Taslak, geçmişte bankaların içini boşaltanları cezalandırmak üzere bir tepki kanunu olarak hazırlandığı izlenimini veriyor.

Çünkü, bu kanun değişikliğine yol açan değişiklik zaten taslaktan çıkarılmış. Bir bankanın fona devredilmeden rehabilite edilmesi maddesini Dünya Bankası ve IMF istememiş.

* Bankalar arasında ayrım- Taslakta Fona devredilen bankaların alacakları amme alacağı sayılıyor. Bir fabrikaya birden çok banka kredi açıyor. Bankalardan biri Fona geçince alacağı amme alacağı sayılacak. Bu durum diğer alacakları açığa düşürür. Taslak, Fon bankaları ve Fon dışı bankalar diye bir ayrım getiriyor.

* Yabancı olmaya teşvik- Fona devredilen bankaların alacakları amme alacağı sayılmasına rağmen tahsil edilemezse, sahiplerinin mal varlıklarına el konulacak. Yani grup şirketlerine gidilecek. Bu şirketler arasında yerli-yabancı ortaklıklar, halka açık şirketler olması hiç önemsenmiyor. Bankacıların buna fazla bir itirazı yok, istedikleri ise el konulma işleminin mahkeme kararı ile olması.

Bir de, yabancı bir banka hortumlanırsa mal varlıklarına nasıl gidilecek? Amerika'da, İngiltere'de banka sahibinin diğer şirketlerine nasıl el konulacak? Uygulaması mümkün değil. Yeni taslak yerli-yabancı banka ayrımı da yapıyor. En azından yerli sermayeyi yabancı sermaye şeklinde banka kurmaya teşvik eden bir durum sözkonusu.

Bir de Fon'daki bankaların hepsi içinin boşaltılması nedeniyle batmadı ki. Sistem riskinden ve ekonomik ortamdan dolayı batanlar da var. Fon'un bünyesine alınanlar arasında da bir ayrım yapılıyor.

* Tepki kanunu- Haziran 1999'da Bankalar Kanunu'nu değiştiren siyasi otorite bundan altı ay sonra 1999 Aralık ayında yeni bir değişikliğe gitti. İlk değişiklikte sektörün denetimi siyasi etki alanından çıkartıldı. İkinci değişiklikte 5 bankaya el konuldu, "zayıflar ayıklandı" denildi. Ancak son krizde görüldü ki, bu iki değişiklik sektörün asıl sorunu olan kamu bankalarına bir çözüm getirmemiş. Şimdi bütün sektör sorunlu.

Yeni Taslak'ta değişiklik sadece hortumlanan kamu bankalarıyla ilgili. Sektörün sorununa bir çözüm değil sadece ayrım getiriyor. Şimdiye kadar kanunları değiştirenler ya sorunu görmemiş ya da görmek istememiş ve yaptıklarıyla sektörü daha sorunlu hale getirmişler.

İhşallah çok kısa zamanda yeni bir kanun değişikliğine ihtiyaç duyulmaz.

* Sonuç- "Problem, yönetimdir" Roger Milliken

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır