Cuma gecesi Yalçın Doğan'ın sunduğu "Aynı Gemide" adlı programı izlerken, yapısal değişimi gerçekleştirmeye çalışanların işlerinin ne kadar zor olduğnu bir kez daha gördüm.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ve Türk-İş Başkanı Bayram Meral de konuklar arasındaydı.
Söz alan herkes, uzun uzun "aynı gemide" olmanın anlamı üzerinde duruyordu. Herkes nasıl da iyi niyetliydi. Karşılıklı güzel şeyler söyleniyor, jestler yapılıyor, uzlaşma temennilerinden geçilmiyordu.
Sonra söz dönüp dolaşıp kamu kesimindeki sözleşmelere geldi. Yaşar Okuyan, ücret zammı konusundaki anlaşmazlık noktalarının aşılmaz olmadığını, haftanın ilk yarısında bir anlaşma sağlanabileceğini söyledi. Bayram Meral de aynı doğrultuda konuştu, "bizim de dileğimiz bu" gibilerden sözler söyledi. Ama bu arada çok önemli bir şey daha söyledi. "Sayın Bakan, bizim en büyük sıkıntımız başka" dedi. En büyük sıkıntılarını ve bu sıkıntı için bulduğu çözümü aynen şöyle anlattı:
"Biliyorsunuz, özelleştirilen kuruluşlardaki istihdam fazlası memur için bir sorun yok. Çünkü onlar, olduğu gibi devlete devroluyor. Ama işçiler için böyle bir imkân yok. Bu özelleştirmeler yapılırsa on binlerce işçi işini kaybedecek, bizim asıl sıkıntımız bu. Biz diyoruz ki, Özelleştirme Yasası'na küçük bir ilâve ile bu sorun çözülebilir. İşini kaybeden işçilerin de memurlar gibi, devlete aktarılması sağlanırsa, sorun çözülmüş olur."
İki dakika önce "aynı gemide" olmak üzerine parlak laflar eden birnin, iki dakika sonra, "çözüm" diye, geminin altına bir delik daha açmayı önermesi karşısında şaşkınlıktan ne diyeceğimi şaşırdım.
Bayram Meral'in bulduğu "çözüm" zaten bir işsiz deposu olan devleti daha da şişkin bir depo haline getirmek, nasıl kısarız dediğimiz kamu harcamalarını daha da şişirmek demekti. Herşey eski tas eski hamam sürecek, biz de özelleştirme yaptık diye kendimizi kandıracaktık.
Ben, başta Bakan Okuyan olmak üzere, "aynı gemide" bulunan herkesin Bayram Meral'in bu isteğine derhal tepki vermesini, "Siz ne diyorsunuz, sizin önerdiğiniz şey programa tam bir ihanettir, özelleştirmeden beklenen faydayı yok etmektir" demesini beklerken, hiç kimse hiç birşey demedi.